Doktorsitesi.com

Hızla Yayılan İshal Tehlikesine Karşı Önleminizi Alın

Uzm. Dr. Özlem Kaplan
Uzm. Dr. Özlem Kaplan
8 Mayıs 2017180 görüntülenme
Randevu Al
Hızla Yayılan İshal Tehlikesine Karşı Önleminizi Alın
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

İshal Nedir? Belirtileri ve Nedenleri

Tıbbi literatürde ishal, günde üç veya daha fazla sayıda yumuşak ve sulu dışkılama durumu olarak tanımlanmaktadır. Bu sağlık sorununu yaşayan bireyler, sürekli bir sıkışıklık hissi nedeniyle günlük yaşamlarında ciddi kısıtlamalarla karşı karşıya kalmaktadır. İshalin ortaya çıkış nedenleri coğrafi ve sosyoekonomik koşullara göre farklılık gösterebilmektedir.

Gelişmiş ülkelerde genellikle viral kaynaklı ishaller daha sık görülürken; altyapı yetersizliği, temiz su sorunu ve kişisel hijyen eksikliği olan bölgelerde bakteriyel nedenler ön plandadır. Özellikle hava sıcaklıklarındaki ani değişimlerin yaşandığı dönemlerde mikrobik ishallerle daha sık karşılaşılmaktadır. İshalin temel oluşum nedenleri şu şekilde sıralanabilir:

  • Uygun koşullarda saklanmayan yiyeceklerde üreyen mikroplar,
  • Enfekte suların içilmesi veya bu sularla yıkanmış sebze/meyvelerin tüketilmesi,
  • İshali olan kişilerin el hijyenine dikkat etmemesi sonucu mikropların çevreye yayılması,
  • Bazı antibiyotiklerin kullanımı,
  • Bağırsağın emilim kusurları ve bazı hormonal hastalıklar,
  • Psikolojik faktörler ve stres.

Aşırı Sıvı Kaybı ve Hayati Risk Faktörleri

İshal, vücutta hızla sıvı kaybına (dehidrasyon) yol açtığı için tedavi edilmediği takdirde hayati risk oluşturabilen ciddi bir durumdur. Özellikle belirli risk gruplarında hastalık çok daha ağır seyredebilmektedir. Bu gruplar şunlardır:

  • Bebekler ve çocuklar,
  • Yaşlı bireyler,
  • Hamileler,
  • Bağışıklık sistemi zayıf olan kişiler.

Bu bireylerde sıvı ve elektrolit kayıplarının hızla yerine konulması hayati önem taşır. Tedavi sürecine karar verilmeden önce hastanın öyküsü alınmalı, fiziksel muayene ve kapsamlı tetkikler yapılmalıdır.

İshal Tedavisinde Sıvı Takviyesi ve Evde Çözüm Önerileri

Genel durumu iyi olan, bulantı, kusma ve ateşi bulunmayan hastalar için evde hazırlanabilecek özel bir karışım sıvı kaybını önlemeye yardımcı olur. Bu karışımın içeriği aşağıda belirtilmiştir:

MalzemeMiktar
Kaynatılmış ve Soğutulmuş Su1 Litre
Şeker1 Çorba Kaşığı
Sofra Tuzu1 Tatlı Kaşığı
Karbonat1 Çay Kaşığı

Hazırlanan bu karışım, içilebildiği kadar sık aralıklarla tüketilmelidir. Ancak durumun daha ağır olduğu vakalarda profesyonel tıbbi müdahale şarttır.

Ne Zaman Hastaneye Başvurulmalı?

Eğer hasta ağızdan beslenemiyorsa, yüksek ateşi varsa ve ishal 24 saatten uzun sürdüyse mutlaka hastane şartlarında müdahale edilmelidir. Bu durumda damar yolu ile sıvı ve elektrolit takviyesi yapılmalı, dışkı incelemesi sonucuna göre uygun tedavi protokolü belirlenmelidir.

İshal Döneminde Beslenme Nasıl Olmalıdır?

İshal sürecinde doğru beslenme, iyileşme hızını doğrudan etkiler. Bu dönemde yağlı ve lifli gıdalardan kesinlikle kaçınılmalıdır. Tedaviye yardımcı olan ve potasyum kaybını önleyen temel besinler şunlardır:

  1. Patates ve Muz: Potasyum dengesini korumak için en kritik gıdalardır.
  2. Sıvı Gıdalar: Çorba tüketimi desteklenmelidir.
  3. Haşlama ve Püreler: Mideyi yormayacak haşlanmış gıdalar tercih edilmelidir.
  4. Tahıllar: Makarna ve pirinç tüketimi enerji ve toparlanma sağlar.

İshale Karşı Alınabilecek Önlemler

Hastalıktan korunmak için kişisel hijyen ve gıda güvenliği kurallarına titizlikle uyulmalıdır. İshali önlemek için şu kurallara dikkat edilmelidir:

  • El hijyenine önem verilmeli, eller her fırsatta yıkanmalıdır.
  • Kaynağı bilinmeyen, açıkta satılan veya denetimsiz içme suları tüketilmemelidir.
  • Sebze ve meyveler güvenli sularla iyice yıkanmalıdır.
  • Yiyeceklerin taze olmasına dikkat edilmeli, paketli ürünlerin son kullanma tarihleri mutlaka kontrol edilmelidir.
  • Açıkta satılan veya dağıtılan yiyeceklerden uzak durulmalıdır.

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Özlem Kaplan

Uzm. Dr. Özlem Kaplan

Uzm.Dr Özlem KAPLAN, 1978 yılında İstanbul'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2003 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 2005-2011 yılları arasında İstanbul Eğitim ve Araştırma Hastanesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı'nda yapmış ve İç Hastalıkları Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.