Hiperhidrozisde Cerrahi Tedavi
- Terleme, vücut ısısını dengeleyen hayati bir süreçtir; ancak hiperhidrozis olarak adlandırılan aşırı terleme durumu bireylerde ciddi psikososyal sorunlara ve yaşam kalitesi kaybına yol açabilir.
- Aşırı terleme tedavisinde lokal, sistemik ve cerrahi yöntemler kullanılmakta olup, cerrahi müdahaleler terleme bölgesine göre belirli torakal seviyelerde gerçekleştirilmektedir.
- Endoskopik Torakal Sempatektomi (ETS) etkili bir cerrahi yöntem olsa da, operasyon sonrası vücudun diğer bölgelerinde görülebilen kompensatuar hiperhidrozis gibi komplikasyonlar konusunda hastalar bilgilendirilmelidir.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Terleme Fizyolojisi ve Ter Bezlerinin Yapısı
Terleme, vücut ısısını dengeleyen fizyolojik ve hayati bir süreçtir. İnsan vücudunda bulunan ter bezlerinin büyük bir kısmı ekrin türü bezlerden oluşur. Bu bezler, plazmadan daha hipotonik bir sıvı salgılayarak vücudun her yerinde, özellikle de aksiller bölge (koltuk altı), el ayası ve ayak tabanında yoğun olarak bulunur.
Diğer bir tür olan apokrin ter bezleri ise öncelikle koltuk altı ve ürogenital bölgede konumlanır. Ergenlik döneminde aktif hale gelen bu koku bezleri, yapışkan bir sıvı salgılayarak kişiye özel vücut kokusunun oluşmasından sorumludur. Terleme mekanizması temelde termoregülatuar (ısı dengeleyici) ve duygusal terleme olmak üzere iki ana kategoride incelenir.
Hiperhidrozis (Aşırı Terleme) ve Çeşitleri
Tıbbi literatürde aşırı terleme durumu hiperhidrozis olarak adlandırılır. Bu durum, vücudun genelini etkileyen generalize veya belirli bir bölgeyle sınırlı olan lokal formda görülebilir. En sık karşılaşılan tip olan primer lokal hiperhidrozis, genellikle aksiller bölgeyi tutsa da %79 oranında el, ayak ve yüz gibi birden fazla bölgede eş zamanlı görülebilir.
Hiperhidrozis, sempatik ve parasempatik sinir sistemlerinin işlevsel bozukluğu sonucunda ortaya çıkar. Bu durumdaki hastalar, özellikle el sıkışmaktan kaçınma gibi ciddi psikososyal sorunlar yaşayabilirler. Fizyolojik bir mekanizma olmasına rağmen, aşırı seviyeye ulaştığında kişinin yaşam kalitesini önemli ölçüde düşürür.
Hiperhidrozis Tedavi Seçenekleri
Aşırı terleme tedavisinde yaklaşım; lokal, sistemik ve cerrahi yöntemler olarak üçe ayrılır. Genel tıbbi kanaat, hastanın toleransına göre öncelikle cerrahi dışı yöntemlerin denenmesi yönündedir.
| Tedavi Türü | Uygulanan Yöntemler |
|---|---|
| Lokal Tedaviler | Alüminyum klorid (%15-25), İyontoforezis, Glikopirolate, Botulinum toksini, VASER ultrason |
| Sistemik Tedaviler | Antikolinerjikler, Trisiklik antidepresanlar, Beta blokerler, Kalsiyum kanal blokerleri |
| Cerrahi Tedaviler | Torasik sempatektomi, ETS (Endoskopik Torasik Sempatektomi), Aksiller küretaj ve liposuction |
Cerrahi Tedavinin Tarihsel Gelişimi ve Seviyeleri
Üst torakal sempatik zincirin blokajı veya rezeksiyonunun tedavi edici etkisi uzun yıllardır bilinmektedir. İlk operasyon 1920 yılında Dr. Kotzaref tarafından gerçekleştirilmiştir. Zaman içerisinde uygulanan teknikler arasında koagülasyon, kesme veya klipsleme gibi yöntemler kullanılmış; ancak bu teknikler arasında hasta memnuniyeti açısından belirgin bir fark saptanmamıştır.
Cerrahi seviyeler, komplikasyonları önlemek adına yıllar içinde revize edilmiştir. Güncel klinik yaklaşımlara göre terleme bölgesine uygun seviyeler şunlardır:
- Fasiyal (Yüz) Hiperhidroz: T2 seviyesi
- Palmar (El) Hiperhidroz: T2-3 seviyesi
- Aksiller (Koltuk Altı) Hiperhidroz: T3-4 seviyesi
Özellikle T1 seviyesindeki müdahaleler, kalıcı Horner sendromuna yol açabildiği için günümüzde tercih edilmemektedir.
Endoskopik Torakal Sempatektomi (ETS) Tekniği
Endoskopik Torakal Sempatektomi (ETS), genel anestezi altında ve çift lümenli tüp ile tek akciğer ventilasyonu sağlanarak gerçekleştirilen güvenli bir yöntemdir. Cerrahi işlem, koltuk altından açılan bir ile üç adet arasında değişen küçük portlar aracılığıyla yapılır. Kamera yardımıyla görüntüleme sağlanırken, elektromakas veya hook (kanca) kullanılarak sempatik zincir üzerinde işlem yapılır.
Operasyon sırasında nüks riskini azaltmak için ek bir yol olan Kuntz siniri de mutlaka kontrol edilmeli ve gerekirse müdahale edilmelidir. Son yıllarda popülerleşen klips yöntemi, geri dönüşüm imkanı sunduğu gerekçesiyle savunulsa da; klipsin sinirde kalıcı hasar bırakabileceği ve çıkarılması için ikinci bir cerrahi gerektireceği unutulmamalıdır.
Postoperatif Komplikasyonlar ve Kompensatuar Hiperhidrozis
Her cerrahi girişimde olduğu gibi ETS sonrası da bazı komplikasyonlar gelişebilir. Bu komplikasyonlar arasında şunlar yer alır:
- Hafif güçsüzlük ve ağrı
- Pnömotoraks veya Hemotoraks
- Horner sendromu ve göz kapağı düşüklüğü
- Kompensatuar hiperhidrozis (KH)
- Bradikardi veya nadiren kardiyak arrest
Hasta memnuniyetini en çok etkileyen durum Kompensatuar Hiperhidrozis (KH)'tir. Bu durum, operasyon öncesi terleme olmayan sırt, karın, bel ve uyluk gibi bölgelerde yeni başlayan aşırı terlemedir. KH görülme oranı %35-61 arasındadır. Hastaların %70'inde ilk iki yıl içinde bir değişiklik olmazken, %20'sinde düzelme görülebilir. Cerrahi öncesinde hastanın bu riskler hakkında detaylı bilgilendirilmesi ve hasta onamının alınması kritik önem taşır.



