Doktorsitesi.com

Hiperaktivite ve Dürtüsellik-2

Uzm. Dr. Ahmet Şenses
Uzm. Dr. Ahmet Şenses
14 Şubat 2016200 görüntülenme
Randevu Al
Hiperaktivite ve Dürtüsellik-2
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun Okul Hayatına Etkileri

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), özellikle ilkokul döneminde akademik ve sosyal kuralların artmasıyla birlikte belirgin hale gelir. Çocuğun uyması gereken kural sayısı ve tamamlaması gereken görev miktarı arttıkça, hiperaktif bir çocuğun bu sürece uyum sağlaması zorlaşır. Kendini frenlemekte güçlük çeken bu çocuklar, sınıfta dikkat dağıtıcı davranışlar sergileyebilir ve akademik sorumluluklarını yerine getirmekte zorlanabilirler.

İlkokul Döneminde Karşılaşılan Temel Sorunlar

İlkokul süreci, DEHB tanısı için en sık başvuruların yapıldığı dönemdir. Bu dönemde çocuklarda gözlemlenen tipik davranışlar şunlardır:

  • Dürtüsellik: Çok konuşma, başkalarının sözünü kesme ve sınıfta izinsiz gezinme.
  • Akademik Dağınıklık: Notları düzenli tutamama, yazım bozuklukları ve boyama gibi ince motor becerilerde zorlanma.
  • Etiketlenme: Öğretmenleri tarafından genellikle "zeki ama yaramaz" olarak nitelendirilirler ve bazen yapmadıkları hatalar için bile suçlanabilirler.
  • Ödev Süreçleri: Eve gelince ders başına oturmakta direnç gösterirler; baş ağrısı veya yorgunluk gibi bahanelerle süreci ertelerler.

Ortaokul ve Lise Yıllarında DEHB Belirtileri

Eğitim hayatının ilerleyen aşamalarında fiziksel hareketlilik azalsa da sorunlar farklı formlarda devam eder. Ortaokul ve lise döneminde ders dinlememe, dersin akışını bozma ve sorumluluktan kaçma eğilimi ön plandadır. Bu dönemdeki gençler, kurallara uymayan arkadaş gruplarına daha yakın hissedebilirler. Aile içi çatışmalar ve riskli davranışlarda artış gözlemlenirken; düşük başarı ve çevre baskısı nedeniyle depresyon ve kaygı bozukluğu riski yükselir.

DEHB ve İleri Yaş Riskleri

Araştırmalar, DEHB'nin sadece okul yıllarıyla sınırlı kalmadığını ve yetişkinlikte de çeşitli riskler taşıdığını göstermektedir. Bu riskler arasında şunlar yer alır:

Risk AlanıOlası Sonuçlar
BağımlılıkSigara, alkol ve madde kullanım riskinde artış
KariyerSık iş değiştirme ve beklenen eğitim düzeyine ulaşamama
Sosyal YaşamTrafik kazaları ve suça karışma oranlarında artış

Hiperaktivite Belirtisi Olmadan DEHB Tanısı Alınabilir mi?

Sanılanın aksine, tanı konulması için hiperaktivite belirtilerinin olması şart değildir. Günümüzde DEHB, beynin dikkat, hafıza ve duygu gibi yönetimsel işlevlerini kontrol eden bir nörogelişimsel bozukluk olarak tanımlanmaktadır. İsimlendirmedeki "hiperaktivite" ibaresi, hastalığın ilk tanımlandığı dönemlerden kalan bir alışkanlıktır.

Hiperaktivite Kalıcı mıdır?

Hiperaktivite belirtileri genellikle yaş ilerledikçe azalma eğilimi gösterir. Ergenlik dönemine gelindiğinde, aşırı hareketlilik yerini içsel bir huzursuzluk, sabırsızlık ve boş vakit geçirememe haline bırakabilir. Bu durum, fiziksel enerjinin yerini psikolojik bir gerginliğe bıraktığını gösterir.

Hiperaktivitenin Nedenleri ve Beyin Fonksiyonları

DEHB'nin temelinde, beynin ön bölgesi olan frontal bölgedeki yönetici fonksiyonların etkilenmesi yatar. Bu bölge, uygun zamanda durmayı ve kendini frenlemeyi sağlar. Hiperaktif bireylerin beyinlerinin çok çalıştığı düşünülse de aslında davranış düzenleyici sistemlerin baskılama (inhibisyon) görevini yeterince yapamadığı kanıtlanmıştır.

Ek olarak, bu bireylerde ödül sistemi farklı çalışır. Uzun vadeli büyük ödüller (akademik başarı gibi) yerine, hemen haz veren kısa vadeli ödüllere (oyun, televizyon, bilgisayar) yönelme eğilimi gösterirler. Bu durum, sorumlulukların ertelenmesinin temel biyolojik nedenidir.

Etiketler

Çocuk psikoloğuDikkat eksikliği hiperaktivite tedavisiÇocuk psikiyatrisiAydınPedagog

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Ahmet Şenses

Uzm. Dr. Ahmet Şenses

Uzm. Dr. Ahmet ŞENSES, 1981 yılında Samsun'da doğmuştur. 1991 yılında 25 Mayıs Havza İlkokulu'nda, 1994 yılında 25 Mayıs Ortaokulu'nda ve 1997 yılında İzmir Çimentaş Lisesi'nde lisans öncesi eğitimini tamamlamıştır. 2007 yılında ise Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimini tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.