Doktorsitesi.com

Hıçkırık

Prof. Dr. Selçuk Onart
Prof. Dr. Selçuk Onart
16 Temmuz 20144274 görüntülenme
Randevu Al
  • Hıçkırık, diyafram kasının istemsizce kasılmasıyla oluşan ve genellikle nefes tutma veya su içme gibi yöntemlerle kendiliğinden geçen bir durumdur.
  • Kısa süreli hıçkırıklar normal kabul edilse de, 15 dakikadan uzun süren veya 2 günü aşan inatçı vakalar ciddi hastalıkların habercisi olabilir.
  • Hıçkırığın kökeni cinsiyetlere göre farklılık göstermekte olup, kadınlarda psikolojik nedenler erkeklere oranla çok daha yüksek bir oranda görülmektedir.
Hıçkırık
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Hıçkırık Nedir ve Neden Kaynaklanır?

Genellikle kendi kendine geçen ancak bazen rahatsız edici boyutlara ulaşabilen hıçkırık, hemen hemen herkesin hayatında en az bir kez deneyimlediği bir durumdur. Bilimsel olarak hıçkırık; diyafram adı verilen, karın ve göğüs organlarını birbirinden ayıran geniş kasın istemsizce gerilmesi sonucunda oluşur. Bu kasılma neticesinde gırtlaktan gelen ve iç çekişi andıran ses titreşimi, hıçkırığın temel karakteristiğini oluşturur.

Hıçkırık Nasıl Geçer? En Yaygın Yöntemler

Hıçkırık başladığında, çevremizdeki pek çok kişiden farklı öneriler duymak mümkündür. Bu uygulamalar bazen başarıyla sonuçlanırken, bazen etkisiz kalabilir ancak hıçkırık nihayetinde kendiliğinden sonlanır. Diyaframı ters yönde etkileyerek kasılmayı durdurmayı amaçlayan başlıca yöntemler şunlardır:

  • Nefes tutmak ve bir süre beklemek.
  • Bir bardak suyu, nefes almadan yavaş yavaş ve yudum yudum içmek.
  • Bir torba içerisine soluk alıp vererek karbondioksit solumak.
  • Sert kabuklu bir ekmek parçası yemek.
  • Ani bir korkutma yöntemi ile diyaframın uyarılmasını sağlamak.

Hıçkırık Ne Zaman Tehlikeli Olur?

Kısa süreli hıçkırık atakları genellikle yemek yeme, gastrik distansiyon (midenin gazla şişmesi), alkol tüketimi veya stres ile ilişkilidir. Ancak hıçkırığın süresi ve sıklığı, altta yatan ciddi bir sağlık sorununun habercisi olabilir. Eğer hıçkırık yukarıda belirtilen yöntemlere rağmen 15 dakika içerisinde geçmiyorsa, bir uzmana danışılması önerilir.

İnatçı Hıçkırığın Altında Yatan Ciddi Nedenler

İnatçı hıçkırıklar, basit bir refleks olmanın ötesinde farklı hastalıkların belirtisi olabilir. Özellikle 2 günden fazla süren sürekli hıçkırıklar ve 1 aydan uzun süren inatçı vakalar titizlikle incelenmelidir. Bu durumun olası nedenleri arasında şunlar yer alabilir:

  • Tümörler ve akciğer problemleri.
  • Mide fıtığı ve çeşitli reflü sorunları.
  • Enfeksiyonlar ve hatta kalp krizi riski.
  • Kanser türlerinin ilk belirtileri.

Hıçkırıkta Cinsiyet Faktörü ve Psikolojik Nedenler

Araştırmalar, hıçkırığın nedenlerinin kadınlarda ve erkeklerde farklılık gösterdiğini ortaya koymaktadır. İstatistiksel verilere göre hıçkırığın kökeni cinsiyetlere göre şu şekilde dağılım göstermektedir:

CinsiyetPsikolojik Kökenli Hıçkırık Oranı
Kadınlar%93
Erkekler%7

Teşhis ve Tedavi Süreci

Hıçkırığın neden kaynaklandığını belirlemek için hastanın şikayet hikayesi ve hıçkırığın oluş şekli büyük önem taşır. Devam eden ve geçmeyen vakalarda; akciğer röntgeni ve batın tetkikleri yapılarak teşhis konulmalıdır. Unutulmamalıdır ki, inatçı hıçkırığa sebep olabilecek 100'den fazla farklı neden bulunabilmektedir. Bu nedenle, uzun süreli durumlarda vakit kaybetmeden bir hekime başvurmak hayati önem taşır.

Etiketler

İnatçi hiçkirik tehlikeli olabilirHiçkirik 15 dakikada geçmiyorsaHıçkırığın sebebi nedir?Hıçkırık nasıl geçerNeden hıçkırırızHıçkırığın sebepleri nelerdir

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Selçuk Onart

Prof. Dr. Selçuk Onart

Prof. Dr. Selçuk Onart, 12 Temmuz 1945'de İstanbul'da dünyaya gelmiştir. Lise öğrenimini Kabataş Erkek Lisesi'nde tamamlamasının ardından 1972 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olmuştur. Uzmanlık eğitimini ise 1975 ile 1978 yılları arasında Uludağ Üniversitesi Bursa Tıp Fakültesi KBB anabilim dalında tamamlamıştır.1982 yılında üniversite Doçenti, 1988 yılında Profesör unvanlarını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.