Hem Obezite Hemde SOSYAL FOBİ Mİ?

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Obezitenin Sosyal ve Psikolojik Boyutları
Obezite, bireyi yalnızca fizyolojik açıdan etkileyen bir hastalık değil, aynı zamanda pek çok yandaş hastalığı beraberinde getiren kompleks bir durumdur. Bu rahatsızlık; bireylerin sosyal hayatlarını, iş yaşamlarını, aile ilişkilerini ve partnerleriyle olan bağlarını doğrudan etkilemektedir. Obezite ile mücadele eden bireyler, sosyal hayat düzenlemelerinde genellikle dış dünyaya kapalı bir tutum sergilemektedir.
Obezite Hastalarında Görülen Bilişsel Çarpıtmalar
Obezite problemi yaşayan bireylerde, çevrelerinden ve kendilerinden uzaklaşmalarına neden olan çeşitli bilişsel çarpıtmalar gözlemlenmektedir. Bu düşünce kalıpları, hastaların sosyal hayatta var olmalarını engelleyerek onları farkında olmadan sosyofobik bir hale getirmektedir. Sıkça karşılaşılan bilişsel çarpıtmalar şunlardır:
- Dışlanma Korkusu: "Biri bana bakıyor", "Kimse beni beğenmiyor", "İnsanlar sadece dış güzelliğe önem verir."
- Yetersizlik Hissi: "Ben değersizim", "Hayatım boyunca hak ettiğim yerde olamayacağım çünkü çirkinim."
- Kaçınma Davranışı: "Uçağa binemem çünkü koridorlar dar", "Toplu taşıma kullanamam çünkü çok kalabalık."
- Özsaygı Kaybı: "Aynalardan ve yansımamdan nefret ediyorum."
- Sosyal Yargılanma Kaygısı: "Toplu masalarda yemek yiyemem; insanlar yemek yerken halime bakıp hala yediğimi düşünüyor."
- Geçmişe ve Aileye Yönelik Suçlamalar: "Annem ve babam yüzünden bu haldeyim", "Ailem asla kilo veremeyeceğimi söylüyor."
Sosyal Fobi ve Sosyal Anksiyete Nedir?
Sosyal anksiyete bozukluğu, bireyin sosyal ortamlarda başkaları tarafından incelendiği, eleştirildiği veya kendisine bakıldığı düşüncesiyle aşırı kaygı duyması durumudur. Bu kişiler, yoğun kaygı nedeniyle sosyal ortamlardan kaçınır veya bulunmak zorunda kaldıklarında dikkat çekmeyecekleri köşeleri tercih ederek iletişime katılmazlar. Sosyal bir ortamda bulunma fikri dahi bu bireylerde şiddetli bir anksiyete tetikleyebilir.
Sosyal Fobinin Belirtileri ve Seyri
Sosyal fobide kaygının yol açtığı pek çok belirti görülmekle birlikte, en sık karşılaşılan fiziksel tepkiler yüz kızarması ve titreme olarak öne çıkar. Sürecin temelinde başkaları tarafından eleştirilme korkusu yatar. Bu durumun diğer özellikleri şunlardır:
- Başlangıç Dönemi: Genellikle ergenlik yıllarında, belirgin bir neden yokken kalabalık ortamlarda başlar.
- Kısıtlanmış Sosyal Yaşam: Kaygı duyulan ortamlardan kaçınma refleksi, zamanla sosyal yaşamı büyük ölçüde kısıtlar.
- Eşlik Eden Durumlar: Kaygıyı hafifletmek amacıyla alkol kullanımı görülebilir; ayrıca depresyon bu kişilerde sık rastlanan bir diğer psikiyatrik tablodur.
Sosyal Fobinin Nedenleri
Sosyal fobinin ortaya çıkmasında biyolojik ve çevresel faktörler önemli rol oynamaktadır. Yapılan araştırmalar doğrultusunda nedenler şu şekilde kategorize edilebilir:
| Faktör | Açıklama |
|---|---|
| Kalıtımsal Yönler | Sosyal fobik bireylerin akrabalarında bu bozukluğun görülme sıklığı daha yüksektir. |
| Koşullanma | Fobiyi uyandıran ortama benzer bir yerde yaşanan ani ataklar, fobik belirtilerin yerleşmesine neden olabilir. |
| Nörolojik Faaliyetler | Kaygı anında beynin bazı bölgelerinde faaliyet artışı gözlemlenmiş; tedavi sonrası bu seviyelerin normale döndüğü saptanmıştır. |
Sosyal Anksiyete Bozukluğunda Tedavi Yöntemleri
Sosyal fobinin tedavisinde modern tıp ve psikoloji biliminin sunduğu yöntemler başarıyla uygulanmaktadır. Tedavi süreci temel olarak iki ana koldan ilerler:
İlaç Tedavisi ve Psikoterapi
Tedavide ilaç desteği ile birlikte bilişsel ve davranışçı terapi teknikleri kombine edilerek kullanılır. Psikoterapi sürecinde şu noktalara odaklanılır:
- Bilişsel Yapılandırma: Kişinin yersiz yere eleştirildiğine dair geliştirdiği temel düşünce yapısı üzerinde çalışılır.
- Davranışçı Teknikler: Kaygının üzerine gitme çalışmaları yapılır.
- Gevşeme Egzersizleri: Davranışçı tekniklerle birlikte kullanıldığında, fiziksel belirtilerin kontrol altına alınmasında fayda sağlar.
Uzm. Klinik Psikolog - Bariatrik Psikolog
Merve PEHLİVAN


