Doktorsitesi.com

Hafta hafta gebelik: 34. hafta

Op. Dr. Deniz Gökalp
Op. Dr. Deniz Gökalp
27 Ekim 2014352 görüntülenme
Randevu Al
  • 34. haftada bebeğin ağırlığı 2 kilogramı aşarken, merkezi sinir sistemi ve akciğer gelişimi hızla devam ederek dış dünyaya uyum yeteneği artmaktadır.
  • Anne adaylarında yorgunluk ve uyku sorunları tekrar baş gösterebilirken, ani hareketlerden kaçınılması ve vücuttaki kaşıntılı döküntülere karşı dikkatli olunması önerilmektedir.
  • Sezaryen doğum, bebeğin pozisyonu veya tıbbi gereklilikler doğrultusunda planlı ya da acil olarak gerçekleştirilen, iyileşme süreci hastanede 2-3 gün süren bir cerrahi yöntemdir.
Hafta hafta gebelik: 34. hafta
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Hamileliğin 34. Haftasında Bebeğinizin Gelişimi

  1. hafta itibarıyla bebeğinizin ağırlığı yaklaşık 2,150-2,350 kilogram, uzunluğu ise 45,7 santimetre civarındadır. Bebeğiniz artık doğduğunda vücut sıcaklığını dengelemeye yardımcı olacak yağ tabakalarına sahiptir; bu da ona daha toparlak ve yuvarlak hatlar kazandırır. Cildi her zamankinden daha pürüzsüz bir görünümdedir.

Gelişim sürecinde merkezi sinir sistemi olgunlaşırken, akciğerleri de gelişimini sürdürmektedir. Bu dönemde gerçekleşen erken doğumlarda, ek bir sağlık sorunu bulunmadığı sürece 34. ve 37. haftalar arasında doğan bebeklerin sağlık durumları genellikle oldukça iyidir. Prematürlük komplikasyonları bu haftalarda oldukça az görülür. Bebeklerin yeni doğan yoğun bakım ünitesinde kısa süreli kalmaları gerekse de uzun vadede tam zamanında doğan bebekler kadar sağlıklı bir yaşam sürerler.

34. Haftada Annedeki Değişimler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Hamileliğin bu evresinde, ilk üç aylık dönemde hissettiğiniz yorgunluk belirtileri geri dönebilir. Fiziksel zorlanmanın yanı sıra sık idrara çıkma ihtiyacı ve geceleri rahat bir uyku pozisyonu bulamamak bu yorgunluğun temel nedenleridir. Bu süreçte enerjinizi doğum ve sonrası için saklamalı, temponuzu yavaşlatmalısınız.

Dikkat Edilmesi Gereken Önemli Noktalar:

  • Ani Hareketlerden Kaçının: Uzun süre oturduktan veya uzandıktan sonra aniden ayağa kalkmayın. Bacaklarda kan göllenmesi nedeniyle kan basıncınız geçici olarak düşebilir ve bu durum baş dönmesine yol açabilir.
  • Deri Döküntüleri (PUPPP): Karın, kalça veya kol ve bacaklarda kaşıntılı kırmızı döküntüler fark ederseniz, bu durum PUPPP (hamileliğin kaşıntılı ürtiker plakları ve papülleri) olabilir. Zararsız ancak rahatsız edici olan bu durum için doktorunuz sizi bir dermatoloğa yönlendirebilir.
  • Yoğun Vücut Kaşıntısı: Tüm vücudunuzda yoğun bir kaşıntı hissederseniz vakit kaybetmeden doktorunuza danışın; bu durum karaciğer kaynaklı bir soruna işaret edebilir.

Sezaryen Doğum Hakkında Merak Edilenler

Türkiye'de hamile kadınların yaklaşık yüzde 70'i sezaryen yöntemiyle doğum yapmaktadır. Sezaryen bazen önceden planlanırken, bazen de doğum anında gelişen komplikasyonlar nedeniyle tercih edilir.

Sezaryen Doğum Hangi Durumlarda Gerekli Görülür?

Plansız sezaryenler genellikle doğum eylemi sırasında rahim ağzının yeterince açılmaması, bebeğin ilerleyişinin durması veya bebek kalp atışlarındaki düzensizlikler nedeniyle yapılır. Planlı sezaryen ise şu durumlarda önerilebilir:

  • Daha önce geçirilmiş sezaryen öyküsü (belirli şartlarda normal doğum denenebilir).
  • Miyomektomi (rahimden miyom çıkarılması) operasyonu geçirmiş olmak.
  • Çoğul gebelikler (üçüz ve üzeri durumlarda zorunludur).
  • Bebeğin beklenen ağırlığının çok yüksek olması (makrozomi).
  • Bebeğin ters (makad) veya transvers (yatay) pozisyonda olması.
  • Plasenta Previa (plasentanın rahim ağzını kapatması).
  • Bebeğin vajinal doğumu riskli kılacak bir hastalığının bulunması.
  • Annenin HIV pozitif olması.

Sezaryen Ameliyatı Süreci ve Operasyon Sonrası

Sezaryen operasyonu genellikle epidural veya spinal anestezi altında gerçekleştirilir. Anestezi uzmanı bel bölgesinden uygulama yaparak vücudun alt yarısını hissizleştirir. Operasyon sırasında idrar akışını sağlamak için sonda takılabilir. Günümüzde birçok merkezde baba adaylarının da ameliyata katılmasına izin verilmektedir.

Operasyon AşamasıAçıklama
Kesi İşlemiKasık bölgesine yakın, yaklaşık 10-12 cm yatay bir kesi yapılır.
Bebeğin DoğumuRahme yapılan kesi ile bebek çıkarılır ve çocuk doktoruna teslim edilir.
Plasenta ve DikişPlasenta çıkarılır, rahim ve karın katları dikilerek kapatılır.
SüreKapatma işlemi açma işleminden uzun sürer; toplamda 30-50 dakika civarındadır.

Ameliyat sonrası genel anestezi alan anneler derlenme odasında yaklaşık 30 dakika bekletilirken, lokal anestezi alanlar kısa sürede odalarına alınır. Her iki durumda da odaya geçildiğinde emzirme sürecine hemen başlanabilir. Anne ve bebekte bir komplikasyon gelişmediği sürece hastanede kalış süresi genellikle 2-3 gündür.

Etiketler

Gebeliğin 34 haftasıHamileliğin 34 haftası34 haftada bebek gelişimiSezaryen ameliyatından neler beklemeliyim?Sezaryen hangi durumlarda gerekebilir?Sezaryenle doğum yapma olasılığım nedir?

Yazar Hakkında

Op. Dr. Deniz Gökalp

Op. Dr. Deniz Gökalp

1994 yılında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başlayan tıp eğitimi yolculuğu, 2000 yılında tıp doktoru unvanı alarak başarıyla tamamlandı. Ardından, 2004 yılında Ankara Zekai Tahir Burak Kadın Sağlığı Hastanesi'nde gerçekleştirdiği ihtisas eğitimi sonucunda, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı oldu. 2005 yılında, Acıbadem Kadıköy Hastanesi'nin Jinekoloji Ünitesi ve Tüp Bebek Merkezi'nde tam zamanlı olarak Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı unvanıyla göreve başladı. 2006 yılında "Tüp Bebek ve Üremeye Yardımcı Teknikler" eğitimini tamamlayarak, Sağlık Bakanlığı'ndan sertifikasını aldı. 2007 yılında, Acıbadem Hastanesi Tüp Bebek Merkezi'nde, genç kursiyer hekimlerin tüp bebek eğitiminde görev alma fırsatı buldu. Acıbadem Hastanesi'ndeki 6,5 yıllık görev süresi boyunca, hem Türk hem de yabancı uyruklu hastalarına en iyi sağlık hizmetini sunarak, özellikle kısırlık , üremeye yardımcı tedaviler ve natürel doğum konusundaki uzmanlığını pekiştirdi.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.