Doktorsitesi.com

GRİP AŞISI HAKKINDA HERŞEY

Dr. Öğr. Üyesi Gülseren Sağcan
Dr. Öğr. Üyesi Gülseren Sağcan
18 Ocak 2017318 görüntülenme
Randevu Al
GRİP AŞISI HAKKINDA HERŞEY
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Grip Nedir? Belirtileri ve Genel Özellikleri

Grip, İnfluenza A, B ve C virüslerinin neden olduğu; yüksek ateş, yaygın kas ağrıları ve halsizlik gibi şikayetlerle kendini gösteren bulaşıcı bir solunum yolu hastalığıdır. Hastalık, virüsü taşıyan bireylerin solunum yolu salgılarıyla veya bu salgıların temas ettiği eşyalar aracılığıyla hızla yayılım gösterir. Özellikle okul, yurt, kışla ve huzurevi gibi kalabalık toplu yaşam alanları, hastalığın yayılması için en elverişli ortamlardır.

Grip Nasıl Bulaşır?

Grip, temel olarak bir damlacık yolu enfeksiyonudur ve virüs vücuda solunum yoluyla giriş yapar. Hasta kişilerin öksürmesi veya hapşırması sonucu virüsler havaya saçılır; bu damlacıkların solunması veya virüs bulaşmış yüzeylere temas edilmesiyle hastalık bulaşır. Kalabalık ve yeterince havalandırılmayan kapalı alanlarda, havada asılı kalan veya eşyalara bulaşan salgılar en önemli risk faktörüdür.

Gripten Korunmak İçin Alınabilecek Kişisel Önlemler

Hastalığın yayılmasını önlemek ve bireysel sağlığı korumak adına aşağıdaki önlemlerin alınması kritik önem taşır:

  • Hasta kişilerle yakın temastan kaçınılmalıdır.
  • Grip benzeri bir hastalık belirtisi görüldüğünde evde istirahat edilmelidir.
  • Hastalık süresince bulaşma riskini azaltmak için diğer insanlarla temas sınırlandırılmalıdır.
  • Aksırma ve öksürme sırasında ağız ve burun kağıt mendille kapatılmalı, mendil hemen çöpe atılmalıdır.
  • Eller, sabun ve su ile sık sık yıkanmalıdır.
  • Kirli ellerle ağız, burun ve gözlere temas etmekten kaçınılmalıdır.
  • Sık kullanılan yüzeyler düzenli olarak temizlenmelidir.

Gripten Korunma Yolları ve Bağışıklık

Gripten korunmak için düzenli uyku, dengeli beslenme, alkol ve sigaradan uzak durmak gibi sağlıklı yaşam alışkanlıkları edinilmelidir. Virüsün bulaştığı eşyalarla temas riskine karşı sık el yıkama alışkanlığı hem korunmada hem de bulaşmanın önlenmesinde temel unsurdur. Grip, ciddi salgınlara ve ölümlere yol açabilen bir hastalık olduğu için özellikle risk grubundaki kişilerin aşılanması hayati önem taşır.

Grip Aşısı Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Grip aşısı, virüsün antijen adı verilen parçacıklarını içererek bağışıklık sistemini uyarır. Bu sayede vücut, gerçek virüsle karşılaşmadan önce mikrobu tanır ve onu etkisiz hale getirecek antikorları üretir. Ancak aşının koruyuculuğu hemen başlamaz; yeterli bağışıklık cevabının oluşması için aşıdan sonra 10-15 günlük bir süre geçmesi gerekir.

Grip Aşısı Olması Gereken Risk Grupları

Her ne kadar sağlıklı bireyler için aşı zorunlu olmasa da, aşağıdaki risk gruplarının her yıl aşılanması önerilir:

  • 65 yaş üstü bireyler.
  • KOAH veya astım gibi kronik akciğer hastalığı olanlar.
  • Diyabet, kalp ve böbrek hastalığı gibi kronik rahatsızlığı bulunanlar.
  • Hastane ve huzurevi çalışanları.
  • Kış veya bahar aylarında doğum yapacak gebeler.
  • Sık seyahat eden ve yoğun insan teması olan kişiler.

Aşının Koruyuculuğu ve Zamanlaması

Grip aşısı, diğer pek çok aşı gibi %100 koruyucu değildir ve virüsün yapısı sürekli değiştiği için her yıl yenilenmesi gerekir. Dünya Sağlık Örgütü, bir önceki yılın verilerine dayanarak o yıl etkili olabilecek virüs tiplerini tahmin eder ve aşı içeriğini buna göre belirler. En yüksek verim için aşının eylül, ekim veya en geç kasım aylarında yapılması tavsiye edilir. Eğer kişide ateşli bir hastalık varsa, aşılama iyileşme sonrasına ertelenmelidir.

Etiketler

İnfluenzaGripGrip aşisi

Yazar Hakkında

Dr. Öğr. Üyesi Gülseren Sağcan

Dr. Öğr. Üyesi Gülseren Sağcan

Yrd.Doç.Dr.Gülseren SAĞCAN, Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başlamış olduğu lisans eğitimin başarı ile tamamlayarak Tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, İstanbul Üniversitesi'nde tamamlayıp Göğüs Hastalıkları uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.