Doktorsitesi.com

GÖZYAŞI YOLLARI CERRAHİSİ NEDİR ?

Op. Dr. Ahmet Umay
Op. Dr. Ahmet Umay
2 Eylül 2020128 görüntülenme
Randevu Al
GÖZYAŞI YOLLARI CERRAHİSİ NEDİR ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gözyaşı Yolları ve Gözyaşının Fonksiyonları

Gözyaşı yolları, alt ve üst göz kapaklarının iç kısmında yer alan iki küçük kanal ile başlar. Bu kanallar gözyaşı kesesini oluşturur ve ince bir kanal aracılığıyla burun boşluğuna açılarak sonlanır. Gözün ön tarafı, sağlıklı bir görüş için sürekli olarak gözyaşı ile yıkanmaktadır.

Gözyaşının temel amacı, gözü yabancı cisimlerden korumak ve göz sağlığı için kritik olan kayganlığı ve berraklığı sağlamaktır. Bu yıkama suyu ve göz önündeki zararlı maddeler, gözyaşı kanalı vasıtasıyla buruna, oradan da boğaza aktarılır. Bu boşaltım yolunda meydana gelen tıkanıklıklar ise gözde sulanma ve çapaklanma şikayetlerine yol açar.

Göz Kuruluğu Belirtileri ve Tedavi Yaklaşımları

Göz kuruluğu, gözyaşı yetersizliğinin şiddetine bağlı olarak değişkenlik gösteren klinik belirtilerle kendini gösterir. Bu belirtiler, zaman zaman ortaya çıkan hafif yanma, sulanma ve kızarıklık gibi şikayetlerden başlayarak, görme ve yaşam kalitesini ciddi derecede bozacak seviyeye kadar ulaşabilir.

Tedavi planlamasında, vakaların şiddetine göre şu yöntemler izlenir:

  • Hafif Vakalar: Eksiği yerine koyma prensibi doğrultusunda suni gözyaşı damlaları kullanılır.
  • Ağır Vakalar: Daha farklı ve ciddi tıkanıklık giderme tedavileri gerektirmektedir.

Gözyaşı Kanalı Tıkanıklığı Türleri

1. Sonradan Gelişen Gözyaşı Kanalı Tıkanıklıkları

Doğuştan olmayan bu tıkanıklık türünün sebebi çoğunlukla tam olarak belirlenememektedir. Tıkanıklığın merkezi genellikle gözyaşı kesesi ile kanalın birleşim yeridir. İstatistiksel olarak kadınlarda daha sık görülen bu durumun temel çözümü cerrahi tedavidir.

2. Doğuştan Gözyaşı Kanalı Tıkanıklıkları

Gözyaşı boşaltım yolları, doğumdan sonra da gelişimini sürdürmeye devam eder. Bazı bebeklerde kanal gelişimi doğum sonrasında tamamlanamazsa, gözde sulanma ve çapaklanma gibi belirtiler ortaya çıkar. Hastanın klinik durumuna göre farklı tedavi protokolleri uygulanmaktadır.

Gözyaşı Kanalı Tıkanıklığı Tedavi Yöntemleri

Gözyaşı kanalı tıkanıklıklarının yol açtığı sulanma ve iltihaplanma sorunlarını gidermek için modern tıpta farklı teknikler uygulanmaktadır.

Tedavi YöntemiUygulama DetaylarıBaşarı Oranı
Sondalama (Probing)1,5 yaşına kadar açılmayan kanallarda, genel anestezi ile 5-10 dakikada uygulanır.%90 (2 yaş sonrası azalır)
Cerrahi Müdahale (DSR)Gözyaşı kesesi ile burun arasında yeni bir yol oluşturulur.%95
Multidiode LaserKansız, izsiz ve bölgesel uyuşturma ile yapılan yeni nesil lazer tedavisi.Yüksek

Gözyaşı Kanal Tıkanıklığı Sondalama Tedavisi (Probing)

Çocuk 1,5 yaşına geldiğinde kanal kendiliğinden açılmamışsa probing (sondalama) işlemi uygulanır. Genel anestezi altında gerçekleştirilen ve yaklaşık 5-10 dakika süren bu işlemde, gözyaşı kanalının üst ucundan bir sonda ile girilerek alt uçtaki tıkanıklık açılır. Bu yöntemin başarı şansı %90 dolaylarındadır; ancak 2 yaşın üzerindeki çocuklarda başarı oranı düşmektedir.

Cerrahi Müdahale (DSR)

Erişkin hastalarda tıkanan kanalı açmak yerine, gözyaşı kesesi ile burun arasında yeni bir yol oluşturulur. Ameliyat, cilt yoluyla veya burun içerisinden gerçekleştirilebilir. Cilt yoluyla yapılan operasyonlarda ciltte rahatsız edici bir iz kalmamakla birlikte, bu yöntemin başarı oranı %95 civarındadır.

Multidiode Laser ile Tedavi

Günümüzde gözyaşı kanalı tıkanıklıklarının açılmasında ileri teknolojik yöntemler kullanılmaktadır. Yeni nesil Multidiode Laser teknolojisi sayesinde, gözyaşı kanalı ameliyatları kısa sürede; kansız, izsiz ve sadece bölgesel uyuşturma ile çözüme kavuşturulabilmektedir.


Op. Dr. Ahmet UMAY
Bristol University, Ophthalmology Section
United Kingdom

Kaynak: Dünya Göz Hastanesi

Yazar Hakkında

Op. Dr. Ahmet Umay

Op. Dr. Ahmet Umay

He was born in Ankara 20.11.1969.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.