Doktorsitesi.com

Gömülü Diş

Dr. Dt. Ziya Nihat Tanfer
Dr. Dt. Ziya Nihat Tanfer
4 Ocak 20122172 görüntülenme
Randevu Al
Gömülü Diş
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gömülü Diş Nedir ve Neden Oluşur?

Sürme zamanı gelmesine rağmen çeşitli faktörler nedeniyle ağız içerisinde yerini alamayan dişlere gömülü diş adı verilir. Bu durumla en sık, halk arasında yirmi yaş dişleri veya akıl dişleri olarak bilinen üçüncü büyük azı dişlerinde karşılaşılmaktadır. Bir dişin gömülü olarak değerlendirilmesi için kişinin 25 yaşına gelmiş olması ve dişin ağızda yer bulamaması ya da sadece kısmen sürmüş olması gerekir.

30 Yaşında Yirmi Yaş Dişi Çıkar mı?

Yirmi yaş dişlerinin tomurcuk gelişimi genellikle 15-16 yaşlarında başlar. Diş tomurcuğu oluşmuş bir bireyde, 30 yaşına gelindiğinde bu dişler tamamen sürmüş, yarı gömülü veya tamamen gömülü halde bulunabilir. Dolayısıyla, 30 yaşındaki bir hastada da yirmi yaş dişi mevcudiyeti ve buna bağlı şikayetler görülmesi mümkündür.

Dişlerin Gömülü Kalma Nedenleri

Dişlerin normal yollarla sürememesinin temelinde genetik ve gelişimsel faktörler yatmaktadır. Bu durumun başlıca nedenleri şunlardır:

  • Genetik Faktörler: Anne veya babadan miras kalan dar çene yapısı ile geniş diş yapısının uyuşmaması, dişlerin sürecek yer bulamamasına neden olur.
  • Gelişimsel Pozisyon Hataları: Yirmi yaş dişleri başlangıçta çenede yatay olarak gelişir. Zamanla dikey konuma (vertikal) dönmesi beklenen dişin bu hareketi tamamlayamaması, dişin gömülü kalmasıyla sonuçlanır.

Gömülü Dişlerin Neden Olduğu Sağlık Sorunları

Herhangi bir rahatsızlık vermese dahi, gömülü dişlerin kontrol altında tutulması kritiktir. Panoramik röntgen ile yapılan muayenelerde risk tespit edilirse, ileride oluşabilecek ani ağrı ve komplikasyonları önlemek amacıyla koruma amaçlı çekim yapılabilir. Gömülü dişlerin çekilmemesi şu sorunlara yol açabilir:

  • Perikoronitis (Diş Eti Absesi): Kısmen sürmüş dişlerin çevresindeki yumuşak dokuda enfeksiyon oluşması; ağrı, ödem ve ağız kokusuna neden olur.
  • Trismus: Enfeksiyonun ilerlemesi sonucu ağzın tam açılamaması durumu.
  • Komşu Diş Kayıpları: İkinci büyük azı dişinin kemik desteğini zayıflatır ve her iki dişte de çürük oluşumuna zemin hazırlar.
  • Kistik Oluşumlar: Diş çevresindeki kılıfın erimemesi sonucu oluşan kistler, çene kemiğinde aşınmaya ve kırıklara yol açabilir. Nadir durumlarda bu kistler tümörlere dönüşebilir.
  • Kök Rezorpsiyonu: Gömülü dişin komşu diş köküne baskı yaparak onu eritmesi.

Gömülü Diş Ağrısı Nerelerde Hissedilir?

Gömülü dişlerin oluşturduğu basınç ve enfeksiyon, ağrının farklı bölgelere yansımasına neden olabilir. Ağrının hissedildiği bölgeler konuma göre değişkenlik gösterir:

Diş KonumuAğrının Hissedildiği Bölgeler
Alt Çene Gömülü DişlerKulak ve boğaz bölgesi
Üst Çene Gömülü DişlerSinüs bölgesi, göz ve burun çevresi

Operasyon Süreci ve En Uygun Zamanlama

Gömülü diş çekimi için en ideal dönem, iyileşme hızının yüksek olduğu 20-30 yaş arasıdır. 40 yaş üzerindeki hastalarda operasyon süreci ve iyileşme dönemi daha zorlu geçebilmektedir.

Şişlik ve Aktif Enfeksiyon Varsa Ne Yapılmalı?

Eğer ağızda aktif bir enfeksiyon veya şişlik mevcutsa, doğrudan çekim yapılması önerilmez. Bu durumda izlenen prosedür şöyledir:

  1. Antibiyotik Tedavisi: Enfeksiyonu kontrol altına almak için doktor kontrolünde ilaç kullanılır.
  2. Ağız Hijyeni: Bölgenin temizliği sağlanarak operasyona hazır hale getirilir.
  3. Cerrahi Müdahale: Enfeksiyon dindikten sonra çekim gerçekleştirilir.

Not: Aktif enfeksiyon varken yapılan müdahalelerde anestezi etkisi azalabilir ve enfeksiyonun çevre dokulara yayılma riski artar.

Etiketler

Gömülü diş tedavisiGömülü 20lik dişGömülü diş ne demektirGömülü diş ne demektir?Ağrılı bir durum varsa şişlik oluşmuşsa yirmilik diş çekilebiDiş eti absesine (perikoronitise)neden olur30 yaşındayken de yirmi yaş dişi çıkar mı?Yirmilik dişlerde bir rahatsızlık olmasa da çekilmesi gerekirGömülü diş belirtileri

Yazar Hakkında

Dr. Dt. Ziya Nihat Tanfer

Dr. Dt. Ziya Nihat Tanfer

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.