Doktorsitesi.com

GLUTATYON GEREKSİNİMİ

Uzm. Dr. Pınar Koçyiğit
Uzm. Dr. Pınar Koçyiğit
4 Aralık 2019152 görüntülenme
Randevu Al
GLUTATYON GEREKSİNİMİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Glutatyon: Vücudun En Güçlü Arındırıcısı ve Bağışıklık Kalkanı

Glutatyon, bedenimizi temizleyen en etkili arındırıcı ve detoks süreçlerini yöneten temel maddedir. Bağışıklık sisteminin işleyişinde bir numaralı sorumlu olan bu bileşen, sağlıklı bir yaşam için kritik bir öneme sahiptir. Sağlıklı bir yetişkinin vücudunda yaklaşık 10 gram glutatyon bulunur; ancak gıdalar yoluyla dışarıdan alınabilecek miktar günlük ortalama 100-150 mg ile sınırlıdır.

Vücutta Glutatyon Üretimi Nasıl Gerçekleşir?

Bedenimiz, dışarıdan hazır glutatyon almaktan ziyade, kendi üretim mekanizmasını kullanmayı tercih eder. Glutatyon üretimi için sistein, glisin ve glutamat isimli hammaddeler kullanılır. Eğer vücutta aşırı toksik madde birikimi, ağır metal yüklenmesi veya yoğun serbest radikal saldırısı yoksa; dengeli beslenme ve sağlıklı yaşam alışkanlıkları ile doğal üretim seviyeleri yeterli düzeyde kalmaktadır.

Glutatyon Rezervini Artıran Destekleyici Maddeler

Toplam glutatyon rezervinin yüksek olması, detoks işlevlerinin ve bağışıklık sisteminin güçlü kalmasını sağlar. Üretimi teşvik etmek için aşağıdaki antioksidan güçlerden faydalanmak gerekir:

  • Çinko ve Selenyum
  • C ve E Vitaminleri
  • Alfa Lipoik Asit
  • Silimarin ve Zerdeçal
  • Sistein zengini besinler (Lahana, soğan, sarımsak)

Glutatyon Hakkında Bilinmesi Gereken Önemli Noktalar

Glutatyon, antioksidanların şahı olarak kabul edilir ve özellikle karaciğerin temizlik işlerini yöneten bir merkez gibidir. Bu değerli hazine hakkında şu noktalar unutulmamalıdır:

  1. Doğal Üretim: Vücut sağlıklı şartlar altında kendi glutatyonunu üretebilir.
  2. Toksik Yük: Serbest radikal ve toksin miktarı arttıkça aktif glutatyon gücü azalır.
  3. Yaş Faktörü: Yaş ilerledikçe vücudun doğal üretim kapasitesinde düşüş gözlenir.
  4. Zararlı Alışkanlıklar: Alkol ve sigara kullanımı glutatyon ihtiyacını artırırken üretimini baskılar.
  5. Zamanlama: Glutatyon seviyeleri sabah saatlerinde en düşük, yemeklerden sonra ise en yüksek seviyededir.

Glutatyon Seviyelerini Artıran Besin Listeleri

Bedenin glutatyon kapasitesini artırmak için iki farklı yaklaşım mevcuttur: Üretimi uyaran besinler ve doğrudan glutatyon içeren besinler.

Glutatyon Üretimini Uyaran İlk 10 Besin

Sofralarınızda bu besinlere yer vererek vücudunuzun daha fazla glutatyon üretmesini sağlayabilirsiniz:

Üretimi Uyaran BesinlerBaharatlar ve Diğerleri
LahanaZerdeçal
Sarımsak ve SoğanTarçın
MaydanozKakule
IspanakKimyon
PancarKarnabahar

Glutatyon Bakımından En Zengin 10 Besin

Doğrudan glutatyon içeriği yüksek olan besinler şunlardır:

  • Kuşkonmaz
  • Avokado
  • Ispanak
  • Bamya
  • Karnabahar
  • Domates
  • Havuç
  • Kavun
  • Greyfurt
  • Kabak

Glutatyon Takviyeleri ve Uygulama Yöntemleri

Glutatyon desteği söz konusu olduğunda uygulama yöntemi büyük önem taşır. Ağız yoluyla alınan takviyelerin %99'u mide asidi tarafından parçalanır ve etkisini kaybeder. Bu nedenle, takviyenin işe yaraması için damar yolu (IV) veya kas içi uygulamalar tercih edilmelidir.

Özellikle kanserden korunma ve otoimmün hastalıklarla mücadele süreçlerinde damardan glutatyon uygulaması, vücudun savunma mekanizmasını güçlendiren en etkili yöntemlerden biridir.

Etiketler

OtoimmünOtoimmün bozuklukİmmun yetmezliğiOtoimmün troid hastalığıİmmünolojikİmmün düşkünlerde ilaç kullanımıİmmün sistem baskılayıcılarFitoterapiKanser tedavi yöntemleriGlutatyonFistülFibromiyalji

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Pınar Koçyiğit

Uzm. Dr. Pınar Koçyiğit

Uzm.Dr Pınar Koçyiğit, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1999 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını, Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 2005 yılında başarıyla tamamlamıştır.Yüksek Lisans eğitimini ise Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlamıştır.
 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.