Glokomda bilmek istedikleriniz

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Glokom (Karasu Hastalığı) Nedir?
Halk arasında karasu hastalığı olarak da bilinen glokom, görme siniri (optik sinir) üzerinde tahribat yaparak ilerleyen bir göz hastalığıdır. Bu durum, ilk dönemlerde hastanın çevre görmesini bozarken, tedavi edilmediği takdirde son evrelerde kalıcı körlüğe yol açabilen bir optik nöropati tablosudur. Hastalığın en temel nedeni, göz küresi içindeki basıncın artarak görme sinirine baskı yapmasıdır; ancak göz tansiyonu normal olsa dahi sinir hasarının görüldüğü normal (düşük) tansiyonlu glokom vakalarına da rastlanmaktadır.
Göz İçi Basıncı (Göz Tansiyonu) Nasıl Oluşur?
Göz içi basıncı, aköz hümör adı verilen özel bir sıvı tarafından oluşturulur. Bu sıvı, gözün damar tabakasında üretilerek kornea gibi yapıların beslenmesini sağlar ve metabolik atıkları uzaklaştırır. Göz içindeki sıvı yapımı ile dışa çıkışı arasındaki hassas denge, sabit bir basınç oluşturur. Bu basınç, göz küresinin şeklini ve bütünlüğünü korumak için gereklidir. Ancak her göz tansiyonu ölçümü, doğrudan bir hastalık belirtisi değildir; göz tansiyonu ile glokom hastalığı arasındaki fark uzman hekimlerce ayırt edilmelidir.
Göz İçi Basıncı Neden Yükselir?
Eğer aköz hümör sıvısının gözden çıkışında bir engel oluşursa, sıvı göz içinde birikmeye başlar. Artan bu basınç, görme tabakası (retina) hücrelerine ve görme sinirine baskı yapar. Yüksek basıncın uzun süre devam etmesi durumunda, optik disk üzerinde kalıcı glokom hasarı meydana gelir.
Normal Göz Tansiyonu Değeri Nedir?
Normal kabul edilen göz içi basıncı değeri aslında kişiye özeldir. Tıbbi literatürde genellikle 9-10 mmHg alt sınır, 21-22 mmHg ise üst sınır olarak kabul edilir. Ancak unutulmamalıdır ki, göz tansiyonu bu sınırlar içinde olsa dahi glokom gelişebilir. Önemli olan, basıncın optik sinir üzerinde harabiyete yol açmayacak bir seviyede tutulmasıdır.
Glokomda Risk Faktörleri
Glokom toplumda ortalama %3 oranında görülür ve yaş ilerledikçe bu risk artar. Risk faktörleri iki ana grupta incelenir:
1. Göze Ait Risk Faktörleri
- Göz tansiyonunun artması (En önemli faktör).
- İnce kornea yapısı: Kornea kalınlığının 500 mikrondan az olması, ölçümlerin hatalı düşük çıkmasına neden olabilir.
- Optik disk yapısı: Sinir lifi sayısı ve destek doku miktarı.
- Miyopi: Hem riski artırır hem de tanıyı zorlaştırır.
2. Sistemik Risk Faktörleri
- Yaş ve Genetik: İlerleyen yaş ve ailede glokom öyküsü (özellikle 1. derece akrabalar) riski artırır.
- Irk ve Cinsiyet: Siyah ırkta daha sık görülür; bazı glokom tiplerinde cinsiyet seçiciliği vardır.
- Dolaşım Bozuklukları: Düşük kan basıncı (hipotansiyon), migren, damar büzüşmesi (vazospazm) ve soğuk eller.
- Diyabet (Şeker Hastalığı): Optik diski basınca karşı daha hassas hale getirir.
- İlaç Kullanımı: Kontrolsüz kullanılan kortizonlu damla, hap veya spreyler.
Glokom Tipleri ve Sınıflandırılması
Glokom, ortaya çıkış zamanına ve mekanizmasına göre farklılık gösterir:
- Kronik Basit Glokom (Açık Açılı): En sık görülen tiptir. Sinsi ilerler, belirti vermez ve çevre görme kaybı hasta tarafından geç fark edilir.
- Akut Açı Kapanması (Glokom Krizi): Basınç aniden yükselir. Şiddetli ağrı, bulanık görme ve bulantı ile kendini gösterir. Acil müdahale gerektirir.
- Konjenital (Doğumsal) Glokom: Anne karnındaki gelişim bozukluğu nedeniyle oluşur. Bebeklerde gözde büyüme ve bulanıklık ile fark edilir.
Glokom Belirtileri Nelerdir?
Belirtiler hastalığın tipine göre değişir:
- Çocuklarda: Işıktan rahatsız olma (fotofobi), gözde sulanma (epifora), göz kapaklarını kapalı tutma ve göz küresinde büyüme (buftalmus).
- Yetişkinlerde (Kronik): Hafif baş ağrısı, yakın görme sorunları ve karanlık adaptasyonu bozukluğu. Son evrede tüp görme (çevre görmenin tamamen kaybı) oluşur.
- Kriz Anında: Şiddetli göz ve baş ağrısı, ışık etrafında halkalar görme, mide bulantısı ve gözde kanlanma.
Tanı ve Teşhis Yöntemleri
Erken tanı, glokom tedavisinde başarının anahtarıdır. Muayenede şu yöntemler kullanılır:
| Yöntem | Açıklama |
|---|---|
| Tonometri | Göz içi basıncının ölçülmesidir (Schiotz, Goldmann, Hava yastıklı veya Pascal yöntemleri). |
| Optik Sinir Muayenesi | Optik diskteki (papilla) yapısal değişikliklerin incelenmesidir. |
| OCT (Optik Koherens Tomografi) | Sinir lifi tabakasındaki kayıpların bilgisayarlı analizidir. |
| Perimetri (Görme Alanı) | Hastanın çevre görme kapasitesinin ve hassasiyetinin ölçülmesidir. |
Glokom Tedavi Seçenekleri
Tedavide temel amaç, mevcut görmeyi korumaktır. Hasar gören sinirleri geri getirmek mümkün olmadığından "var olanı korumak" esastır.
Tıbbi Tedavi (İlaçlar)
Göz içi sıvısının yapımını azaltan veya çıkışını artıran damlalar kullanılır. Beta blokerler, miyotik ilaçlar ve prostaglandinler (Latanoprost gibi) yaygın seçeneklerdir. Günümüzde hasta uyumunu artırmak için sabit kombinasyonlu ilaçlar tercih edilmektedir.
Laser Tedavisi
- SLT (Selektif Laser Trabeküloplasti): Açık açılı glokomda sıvı çıkışını artırmak için uygulanır.
- Periferik Laser İridotomi: Açı kapanması krizini önlemek veya tedavi etmek için gözün renkli tabakasında küçük bir delik açılır.
- Siklofotokoagülasyon: Diğer tedavilere yanıt vermeyen vakalarda sıvı üretim yerini tahrip etmek için kullanılır.
Cerrahi Tedavi
En sık uygulanan yöntem trabekülektomidir. Bu işlemle sıvının tahliyesi için yeni bir kanal açılır. Gerekli durumlarda seton implantlar (Ahmed glokom tüpü gibi) kullanılarak basınç kontrol altına alınır.
Glokom ile Yaşam: Dikkat Edilmesi Gerekenler
Glokom hastaları günlük yaşamlarına devam edebilir ancak bazı alışkanlıklarda ölçülü olmalıdırlar:
- Beslenme: Kahve ve çay tüketimi kısa sürede aşırı miktarda olmamalıdır. Alkolün (özellikle kırmızı şarap) makul miktarda zararı gözlemlenmemiştir.
- Egzersiz: Düzenli egzersiz ve yeterli uyku tansiyonu düşürmeye yardımcı olur. Ancak derin su dalışlarından kaçınılmalıdır.
- Seyahat ve Hobiler: Uçak yolculuğu genellikle güvenlidir. Nefesli çalgı çalanlar ve ileri evre hastalar araba kullanımı konusunda doktoruna danışmalıdır.
- Gebelik: Hamilelikte göz tansiyonu genellikle düşer; ancak ilaç kullanımı bebek üzerinde risk oluşturabileceği için mutlaka hekim kontrolünde planlanmalıdır.
Önemli Not: Glokom sinsi bir hastalıktır. En büyük risk takipsiz kalmaktır. Düzenli muayene ve ilaç kullanımı, yaşam boyu görme yetisinin korunması için zorunludur.
Hazırlayan: Prof. Dr. Özcan Ocakoğlu

