Gestasyonel Trofoblastik Hastalıklar
- Gestasyonel trofoblastik hastalıklar, döllenme sonrası trofoblast hücrelerinin anormal gelişimiyle ortaya çıkan ve halk arasında üzüm gebeliği olarak bilinen bir hastalık grubudur.
- Hastalık; genetik yapısına göre kısmi, tam veya invazif mol gebeliği ile koriokarsinom gibi farklı türlere ayrılmakta olup genellikle vajinal kanama ve aşırı Beta-HCG yüksekliği ile belirti verir.
- Tedavi sürecinde rahmin boşaltılması esastır ve hastalığın nüksetme veya yayılma riskine karşı hastaların bir yıl boyunca Beta-HCG takibiyle izlenmesi hayati önem taşır.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Gestasyonel Trofoblastik Hastalıklar Nedir?
Gestasyonel trofoblastik hastalıklar, halk arasında yaygın olarak üzüm gebeliği adıyla bilinen durumları da kapsayan bir hastalıklar grubudur. Bu süreç, döllenme sonrası rahme yerleşen gebelik ürününde, bebeğin beslenmesini sağlayan trofoblast hücrelerinin gelişimindeki sapmalar sonucunda ortaya çıkar.
İnsanın Genetik Yapısı ve Gebelik Oluşumu
İnsan vücudu 23 çift (toplam 46 adet) kromozomdan oluşur. Bu kromozomların iki tanesi cinsiyeti belirler; kadınlarda XX, erkeklerde ise XY kromozom yapısı mevcuttur.
- Cinsiyet Belirlenmesi: Kadın yumurta hücresi her zaman X kromozomu taşırken, erkek sperm hücresi X veya Y taşıyabilir. Bebeğin cinsiyeti, babadan gelen sperm hücresinin türüne bağlıdır.
- Gelişim Süreci: Döllenme ile oluşan 46 kromozomlu zigot, bölünerek çoğalır. Bu hücrelerin bir kısmı embriyoyu (cenini), bir kısmı ise plasentayı oluşturacak olan trofoblastları meydana getirir.
Gestasyonel Trofoblastik Hastalık Türleri
Bu hastalıklar, mikroskopik (histolojik) özelliklerine göre şu gruplara ayrılır:
- Mol Gebeliği (Üzüm Gebeliği): Kendi içinde üç alt başlığa ayrılır:
- Kısmi Mol Gebeliği: Trofoblastlar üzüm salkımına benzer şişmiş keseciklere dönüşür. Bebeğe ait yapılar mevcuttur ancak normal gelişim mümkün değildir. Genetik yapı 69 kromozomludur.
- Tam Mol Gebeliği: Bebeğe ait hiçbir yapı bulunmaz; rahim tamamen şeffaf keseciklerle doludur. 46 kromozom bulunur ancak bunların tamamı baba kaynaklıdır.
- İnvazif Mol Gebeliği: Tam mol gebeliğinin rahim kasına (miyometrium) yayılmış halidir.
- Koriokarsinom: Trofoblastların en baştan itibaren kanserleşme eğilimi gösterdiği türdür. Bebeğe ait yapılar veya üzüm benzeri kesecikler görülmez.
- Plasenta Yerleşimli Trofoblastik Tümör: Koriokarsinomun nadir bir türüdür. Kemoterapiye karşı daha dirençli olan "intermediate" trofoblastlardan kaynaklanır.
Mol Gebeliği Görülme Sıklığı ve Risk Faktörleri
Mol gebeliği ortalama her 1000-2000 gebelikte bir görülür; ancak Japonya gibi bazı bölgelerde bu oran daha yüksektir. Başlıca risk faktörleri şunlardır:
- Anne yaşının 20'nin altında veya 40'ın üzerinde olması
- Baba yaşının 45'in üzerinde olması
- Daha önce mol gebeliği öyküsü bulunması (%1 risk artışı)
- Hiç doğum yapmamış olmak
- A vitamini eksikliği
Belirtiler ve Tanı Yöntemleri
Hastalar genellikle gebeliğin erken dönemlerinde vajinal kanama ve aşırı bulantı-kusma şikayetleriyle başvurur. Diğer önemli bulgular şunlardır:
- Gebelik Toksemisi: Erken dönemde görülen yüksek tansiyon, idrarda protein kaybı ve ödem.
- Rahim Büyüklüğü: Rahmin son adet tarihine göre beklenenden daha büyük olması.
- Diğer Şikayetler: Hipertiroidi, solunum yetmezliği veya yumurtalık kistlerine bağlı ağrılar.
Tanı Süreci:
- Ultrasonografi: Gebelik kesesi yerine "kar yağdı manzarası" olarak adlandırılan özel bir görüntü izlenir.
- Beta-HCG Testi: Kanda bu hormonun normal gebelik seviyelerinin çok üzerinde olması tanıyı destekler.
Tedavi ve Takip Süreci
Mol gebeliği, ciddi kanama riski nedeniyle tanı konulduktan sonra vakit kaybetmeden genel anestezi altında kürtaj ile boşaltılmalıdır. 40 yaş üstü ve çocuk sayısını tamamlamış hastalarda histerektomi (rahmin alınması) bir seçenek olabilir. Kan uyuşmazlığı olan hastalarda işlem sırasında Rh immunglobulin iğnesi yapılmalıdır.
Boşaltma Sonrası Takip Protokolü
Hastalığın tekrarlamadığından ve diğer organlara (akciğer, beyin, karaciğer) yayılmadığından emin olmak için bir yıl boyunca takip şarttır. Bu süreçte dikkat edilmesi gerekenler:
| Takip Parametresi | Uygulama Sıklığı |
|---|---|
| Beta-HCG Testi | Önce haftalık (3 kez normal gelene kadar), sonra 2 haftada bir, ardından aylık |
| Jinekolojik Muayene | Düzenli aralıklarla |
| Akciğer Grafisi | 3 ayda bir |
| Korunma Yöntemi | Doğum kontrol hapları (RİA önerilmez) |
Önemli: Takip süresince Beta-HCG değerleri düşmez veya yükselirse; tomografi ve diğer tetkiklerle metastaz araştırması yapılır. Gerekli durumlarda metotreksat veya diğer kemoterapi ilaçları ile tedaviye başlanır.



