Genital tüberküloz

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Genital Tüberküloz Nedir?
Tüberküloz, halk arasında verem veya ince hastalık olarak bilinen, farklı klinik tablolarla seyreden kronik bir hastalıktır. Dünya genelinde her yıl ortalama sekiz milyon yeni vaka bildirilmekte ve yaklaşık üç milyon kişi bu hastalık nedeniyle hayatını kaybetmektedir. Genital tüberküloz, genellikle akciğerdeki birincil odakların kan yoluyla yayılması sonucu gelişen ciddi bir sağlık sorunudur.
İstatistiksel verilere göre, akciğer tüberkülozu vakalarının yaklaşık %10'unda genital tüberküloz da tespit edilmektedir. Over (yumurtalık) ve tüba (tüp) iltihaplarının %5-10'u tüberküloz kaynaklıdır. Vulva ve vajina tutulumu ise tüm genital tüberküloz vakaları içinde %1 gibi düşük bir oranda görülür.
Genital Tüberkülozun Etiyolojisi ve Yayılımı
Hastalığın temel etkeni Koch basili olarak bilinen M.tuberkülozis isimli mikobakterilerdir. Bu mikroorganizmalar, akciğerdeki bir odaktan kan veya lenf yoluyla vücuda yayılır. Kan yoluyla yayılımda enfeksiyonun ilk yerleştiği bölge genellikle tüplerdir (tüba). Enfeksiyon buradan ilerleyerek şu bölgelere ulaşır:
- Pelvis peritonu
- Endometrium (rahim iç zarı)
- Serviks (rahim ağzı)
- Ovaryum (yumurtalıklar)
Hastalığın Organlar Üzerindeki Etkileri
Tüberküloz tübalara yerleştiğinde, histerosalpingografi (HSG) çekiminde karakteristik bir güve yeniği görünümü oluşturur. Hastalığın ilerleyen evrelerinde fimbrial uçlar kapanır, tüp kasları sertleşir ve istmik bölgede sert nodüller oluşur. İleri dönemlerde iç genital organlar ve bağırsaklar birbirine sıkıca yapışabilir. Bu durum, tüplerin tıkanmasına yol açtığı için hastaların normal yolla gebe kalması mümkün değildir.
Servikal ve Peritonal Tüberküloz
Servikal tüberküloz oldukça nadir görülen bir tablodur. Rahim ağzında oluşan ülseratif lezyonlar; dış görünüşü itibarıyla servikal kanser veya papillomatöz lezyonlarla karıştırılabilir. Tüberküloz peritonitte ise tüm periton yüzeyleri etkilenir. Bu durum karın içinde yaygın yapışıklıklara, tüberkül adı verilen küçük nodüllere ve karın içinde sıvı birikmesine (asit) neden olur.
Genital Tüberküloz Belirtileri ve Teşhis Yöntemleri
Hastalar genellikle pelvik ağrı ve kısırlık (infertilite) şikayetleriyle hekime başvururlar. Ayrıca amenore (adet görememe) ve oligomenore (seyrek adet görme) gibi adet düzensizlikleri de sık görülür. Hastaların %90'ında geçmişte geçirilmiş akciğer tüberkülozu hikayesi veya yakın çevresinde tüberküloz hastası mevcudiyeti söz konusudur.
Tanı sürecinde kullanılan yöntemler şunlardır:
- Endometrium Biyopsisi: En etkili tanı yöntemidir. Özellikle menstrüasyona yakın günlerde yapıldığında, histopatolojik incelemede Langhans dev hücreleri görülebilir.
- Kültür Testleri: Küretaj materyali ve menstrüal kan kültürü yapılabilir.
- Laparoskopi: Teşhis konulamayan vakalarda makroskopik görünümü incelemek için kullanılır.
- Histopatolojik Tetkik: Doku örneklerinde eksüdatif ve kazeöz (peynirimsi) tipik görüntülerin saptanmasıyla kesin tanı konur.
Klinik Çeşitlerine Göre Görünümler
| Tüberküloz Türü | Gözlemlenen Belirtiler |
|---|---|
| Miliyer Tüberküloz | Tüba serozası ve peritonda yaygın, beyaza yakın pembe tüberküller. |
| Latent Tüberküloz | Kalın ve kısa tübalar, nodüllü ve skarlaşmış istmik bölge. |
Tedavi Yöntemleri
Günümüzde tüberküloz aşısı, hastalığın yayılımını önlemede kritik bir rol oynamaktadır. Genital tüberküloz tedavisinde kullanılan temel ilaçlar şunlardır:
- İsoniazid (INH)
- Streptomycin
- Para-amino-salicylic acid (PAS)
İlaç tedavisine rağmen başarı sağlanamayan vakalarda, tüberküllü odakların cerrahi yolla çıkartılması gerekir. Hastalığı ve yaşı ilerlemiş kişilerde uterus, tüpler ve overlerin operasyonla alınması gerekebilir. Önemli bir not olarak; genital tüberküloz nedeniyle hasar gören tüpler genellikle mikrocerrahi yöntemlerle düzeltilemez, bu da kalıcı infertilite riskini beraberinde getirir.


