Genital siğil ve tedavi yontemleri
Genital siğil ve tedavi yontemleri

Genital siğiller yani kondilomlar çoğunlukla cinsel temasla geçen Human Papillomavirüs’ün (HPV) belirli tiplerinden (HPV Tip 6 ve 11) kaynaklanan et renginde oluşumlardır. Cinsel temas dışında sadece cilt teması ile de geçebilirler o yüzden prezervatif kullanılması geçişi azaltır ama yüzde yüz önleyemez. Genital siğiller kadınlarda ve erkeklerde çoğunlukla dış genital organların üzerinde veya anüs civarında ortaya çıkarlar. Daha az yaygın olmakla beraber, genital siğiller vajinanın içerisinde ve serviksin (rahim ağzının) üzerinde de görülebilir. Kitleler mikroskopla tanınabilecek kadar ufak olabilecekleri gibi, çok sayıda kitlenin yanyana gelmesiyle adeta karnıbaharı andıran bir şekilde büyük de olabilirler. Genital siğiller yanma, kaşıntı veya ağrı gibi belirtilere yol açabilir.

HPV çok bulaşıcı bir virüstür ve gerçek cinsel birleşme olmaksızın yanlızca genital bölgelerin yakın teması ile hatta umumi tuvaletlerden bile bulaşabilir.

Kondilomların görüntüsü tipiktir ve genellikle kolaylıkla tanınırlar. Kesin tanı gerekirse kondilomdan alınan biyopsinin patolojik incelenmesi ile konur.

Tedavi:
Kitlelerin cerrahi yöntemle çıkarılması, koter yardımıyla yakılması ya da kriyoterapiyle dondurulması, lazer ya da krem şeklindeki çeşitli ilaçlarla tedavi yöntemlerinden biri ya da birkaçı beraberce uygulanabilir. Gebelikte de kriyoterapi ve gebelik açısından sakıncası olmayan bazı ilaçlar ile tedavi yapılabilmektedir.
Önlem:
Önlem için en etkili yol birden fazla sayıda partner ile ilişkiye girmemektir. Eğer birden fazla partner varsa prezervatif kullanmak siğilleri önlemede en etkili yoldur. Fakat siğiller kondomun kapladığı alan dışında da bulunabildiğinden prezervatif zaman zaman etkisiz kalabilir.

Kondilom (genital siğil) varlığında doğum nasıl olmalıdır?
Doğum kanalını, vajen içerisini ve rahim ağzını kapatacak kadar büyük olan ve doğum sırasında kanayabilecek kadar büyük olan kondilomlarda sezaryen doğum tercih edilir. Küçük ve az sayıda siğil varlığında ise bunların çok nadir oranda bebeğe geçme ve bebekte juvenil laringeal papillomatozis denen hastalığa (bebeğin solunum yollarında papillom oluşumu) neden olma riski vardır. Bebekteki bu hastalığa hem normal hem sezaryen doğumlardan sonra çok nadiren rastlanmıştır ve bundan dolayı sezaryen ile doğumun bu riski ortadan kaldırıp kaldırmadığı konusu henüz netlik kazanmamıştır.


İzmir Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!