Doktorsitesi.com

Genital siğil ve tedavi yontemleri

Op. Dr. Özlem Gültekin
Op. Dr. Özlem Gültekin
12 Ağustos 2015868 görüntülenme
Randevu Al
Genital siğil ve tedavi yontemleri
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Genital Siğil (Kondilom) Nedir ve Nasıl Bulaşır?

Genital siğiller veya tıbbi adıyla kondilomlar, çoğunlukla cinsel temas yoluyla bulaşan Human Papillomavirüs’ün (HPV) belirli tiplerinden (HPV Tip 6 ve 11) kaynaklanan et rengindeki oluşumlardır. Bu virüs oldukça bulaşıcı bir yapıya sahiptir ve sadece cinsel birleşme ile değil, genital bölgelerin yakın temasıyla hatta nadiren de olsa umumi tuvaletlerden bulaşabilmektedir.

Prezervatif kullanımı geçiş riskini önemli ölçüde azaltsa da, virüs cilt temasıyla da yayılabildiği için koruma %100 değildir. Siğiller, kondomun kaplamadığı alanlarda da bulunabildiği için bulaşma riski her zaman mevcuttur.

Genital Siğillerin Belirtileri ve Görüldüğü Bölgeler

Genital siğiller hem kadınlarda hem de erkeklerde çoğunlukla dış genital organlar üzerinde veya anüs civarında ortaya çıkar. Daha az yaygın olmakla birlikte, kadınlarda vajina içerisinde ve serviks (rahim ağzı) üzerinde de görülebilmektedir. Bu kitleler bazen sadece mikroskopla seçilebilecek kadar küçük, bazen de birleşerek karnıbahar görünümünde büyük yapılar oluşturabilir.

Kondilomların varlığı fiziksel görünümün yanı sıra şu belirtilere yol açabilir:

  • Kaşıntı
  • Yanma hissi
  • Ağrı

Tanı ve Teşhis Yöntemleri

Kondilomların görüntüsü tipik bir yapıya sahip olduğu için uzmanlar tarafından genellikle kolaylıkla tanınırlar. Ancak kesin tanı koyulması gereken durumlarda, kitleden alınan biyopsi örneğinin patolojik incelenmesi yoluna gidilir. Bu inceleme, lezyonun karakterini ve HPV varlığını netleştirmektedir.

Genital Siğil Tedavi Seçenekleri

Genital siğillerin tedavisinde modern tıpta çeşitli cerrahi ve medikal yöntemler kullanılmaktadır. Tedavi planı, siğillerin yaygınlığına ve hastanın durumuna göre belirlenir. Uygulanan başlıca yöntemler şunlardır:

YöntemUygulama Şekli
Cerrahi YöntemKitlelerin cerrahi müdahale ile çıkarılması
KoterizasyonKoter yardımıyla siğillerin yakılması
KriyoterapiSıvı azot ile dondurma işlemi
Lazer TedavisiLazer ışınları ile lezyonların tahrip edilmesi
Medikal TedaviKrem formundaki çeşitli ilaçların kullanımı

Gebelikte tedavi süreci ise daha hassastır. Hamilelik döneminde kriyoterapi ve bebek açısından sakıncası bulunmayan belirli ilaçlar güvenle uygulanabilmektedir.

Kondilom Varlığında Doğum Nasıl Olmalıdır?

Kondilom varlığında doğum yöntemine siğillerin boyutu ve konumu değerlendirilerek karar verilir. Eğer siğiller doğum kanalını, vajina içerisini veya rahim ağzını kapatacak kadar büyükse ve doğum esnasında kanama riski taşıyorsa sezaryen doğum tercih edilmektedir.

Küçük ve az sayıdaki siğillerde ise virüsün bebeğe geçme riski oldukça düşüktür. Nadir durumlarda bebekte juvenil laringeal papillomatozis (solunum yollarında siğil oluşumu) görülebilir. Ancak bu risk hem normal hem de sezaryen doğumlarda benzer oranlarda görüldüğü için, sezaryenin bu riski tamamen ortadan kaldırıp kaldırmadığı bilimsel olarak henüz netleşmemiştir.

Korunma Yolları

Genital siğillerden korunmanın en etkili yolu, çok partnerli yaşamdan kaçınmaktır. Birden fazla partnerin olduğu durumlarda prezervatif kullanmak en etkili önlemdir. Ancak unutulmamalıdır ki; siğiller prezervatifin korumadığı bölgelerde de bulunabildiği için koruyuculuk sınırlı kalabilmektedir.

Etiketler

Genital bölgeKondilom (genital siğil) varlığında doğum nasıl olmalıdır?Genital siğiller varsa doğum nasıl olmalı

Yazar Hakkında

Op. Dr. Özlem Gültekin

Op. Dr. Özlem Gültekin

Op.Dr Özlem Gültekin, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1994 yılında Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2000 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise,yine Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.