Doktorsitesi.com

Gençlerde Meme Kanseri Hakkında

Prof. Dr. Bülent Çitgez
Prof. Dr. Bülent Çitgez
2 Ocak 2018248 görüntülenme
Randevu Al
  • Meme kanseri genç kadınlarda nadir görülse de, tarama programlarının eksikliği ve tümörlerin agresif biyolojik yapısı nedeniyle sağkalım oranları yaşlı hastalara kıyasla daha düşüktür.
  • Genç yaşta tanı alan hastalarda genetik mutasyon riski ve aile öyküsü baskın bir rol oynarken, yoğun meme dokusu nedeniyle tanıda ultrason ve MR gibi yöntemler mamografiden daha kritik öneme sahiptir.
  • Tedavi sürecinde cerrahi sınırın negatif olması nüks riskini azaltmak için hayati önem taşırken, hastaların doğurganlık ve yaşam kalitesi gibi psikososyal ihtiyaçlarının multidisipliner bir yaklaşımla yönetilmesi gerekir.
Gençlerde Meme Kanseri Hakkında
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Genç Kadınlarda Meme Kanseri Epidemiyolojisi ve Görülme Sıklığı

Meme kanseri, genç kadınlarda nadir görülen bir hastalık olmasına rağmen klinik önemi oldukça yüksektir. Dünya genelindeki meme kanseri vakalarının %0.1’inden azı 20 yaş altındaki hastalardan oluşurken, %1.9’u 20-34 yaş, %10.6’sı ise 35-44 yaş aralığındaki kadınlarda görülmektedir. Sadece ABD'de her yıl 14.000'den fazla genç kadına invaziv veya noninvaziv meme kanseri tanısı konulmaktadır.

Batı dünyasında meme kanseri insidansı son on yılda stabil bir seyir izlese de, az gelişmiş ülkelerde farkındalık ve kayıt sistemlerinin artmasıyla birlikte genç kadınlarda vaka sayısında bir artış gözlemlenmektedir. Genç yaş grubunda meme kanseri nadir olsa da, 40 yaş altı kadınlarda kansere bağlı ölümlerin önde gelen nedenlerinden biridir. Genç hastalarda sürvi (sağkalım) oranları, yaşlı hastalara kıyasla daha düşüktür.

Genç Yaşta Meme Kanseri ve Sağkalım Oranları

İstatistiksel veriler, yaşın meme kanseri prognozu üzerinde belirleyici bir faktör olduğunu göstermektedir. 40 yaş öncesi tanı alan hastalarda 5 yıllık sürvi oranı %82 iken, 40 yaş ve üzeri hastalarda bu oran %89 seviyesindedir. Genç kadınlar genellikle daha yoğun tedavi almalarına rağmen, hastalığın rekürrens (nüks) ve ölüm riski bu yaş grubunda daha yüksektir.

Genç hastalarda sağkalım oranlarının düşük olmasının temel nedenleri şunlardır:

  • Etkili tarama programlarının eksikliği nedeniyle tanıda gecikme yaşanması.
  • Hastaların daha büyük tümöral kitleler ve pozitif lenf nodu ile başvurması.
  • Tümörlerin biyolojik olarak daha agresif karakterde olması.
  • Konvansiyonel tedavilere yanıtın daha düşük olduğu agresif subtiplerin (alt türlerin) gelişmesi.

Klinikopatolojik Farklılıklar ve Biyolojik Alt Tipler

Genç kadınlarda görülen tümörler genellikle yüksek grade, hormon reseptör negatifliği ve yüksek proliferasyon fraksiyonu gibi olumsuz prognostik özellikler taşır. Kore'de yapılan geniş kapsamlı bir araştırmada, 35 yaş altı kadınların daha büyük tümör boyutuna ve daha fazla lenf nodu tutulumuna sahip olduğu saptanmıştır.

Parametre35 Yaş Altı Grup35-50 Yaş Arası Grup
ER Pozitifliği%32.4%36.6
ER Negatifliği%30.6%27.8
PR Pozitifliği%29.9%36.6
PR Negatifliği%31.9%27.6

Araştırmalar, genç kadınlardaki meme kanserlerinin Src ve E2F gibi düzensiz onkojenik yolaklar içeren kendine has biyolojik özelliklere sahip olduğunu göstermektedir. Ayrıca, bazal benzeri meme kanseri subtipinin premenopozal siyah kadınlarda (%39) diğer gruplara göre çok daha yaygın olduğu bildirilmiştir.

Genç Kadınlarda Risk Faktörleri ve Genetik Yatkınlık

Kadın cinsiyetinden sonra meme kanseri için en güçlü risk faktörü yaştır. Yirmili yaşlarda risk 1/1800 iken, kırklı yaşlarda 1/70'e yükselmektedir. Ancak genç yaşta tanı alan hastalarda genetik mutasyon olasılığı çok daha yüksektir.

Genç yaşta meme kanseri riskini artıran temel unsurlar:

  1. Aile Öyküsü: Özellikle birinci derece akrabalarda genç yaşta görülen vakalar primer risk faktörüdür.
  2. Genetik Mutasyonlar: 40 yaş altı hastaların %9’unda BRCA1 veya BRCA2 mutasyonu saptanmaktadır.
  3. Genetik Sendromlar: PTEN mutasyonu ile seyreden Cowden Hastalığı ve TP53 mutasyonu ile ilişkili Li-Fraumeni Sendromu.
  4. Radyasyon Maruziyeti: Çocukluk veya gençlik döneminde Hodgkin lenfoma gibi nedenlerle iyonize radyasyona maruz kalmak.
  5. Üreme Faktörleri: Doğum sonrası ilk 3-15 yıl risk artarken, sonraki yıllarda azalmaktadır. İleri anne yaşında yapılan ilk doğum, premenopozal dönemde riski artırabilmektedir.

Tanı Yöntemleri ve Görüntüleme Zorlukları

Genç kadınlarda meme dokusunun yüksek dansiteye (yoğunluğa) sahip olması, mamografinin duyarlılığını kısıtlamaktadır. Bu nedenle genç hastalarda Ultrasonografi (USG) ve MR görüntüleme yöntemleri çok daha kritik bilgiler sağlamaktadır. Gençlerde lezyonların çoğu benign (iyi huylu) karakterde olsa da, saptanan kanser vakaları genellikle daha büyük boyutlardadır.

Tedavi Yaklaşımları: Lokal ve Sistemik Tedavi

Lokal Tedavi ve Cerrahi Seçenekler

Genç hastalarda Meme Koruyucu Cerrahi (MKC) ile mastektomi arasında sağkalım açısından anlamlı bir fark saptanmamıştır. Ancak genç yaş, hem invaziv hem de non-invaziv hastalıkta lokal nüks için bağımsız bir risk faktörüdür.

Cerrahi sınırın önemi genç hastalarda çok daha belirgindir. 40 yaş ve altı kadınlarda cerrahi sınır negatif olduğunda lokal nükssüz sağkalım %84.4 iken, sınır pozitifliğinde bu oran %34.6’ya düşmektedir. Genetik mutasyon taşıyıcılığı olan genç hastalarda ise bilateral profilaktik mastektomi ve ooferektomi seçenekleri değerlendirilmelidir.

Sistemik ve Hormonal Tedaviler

Tedavi kararları yaşın ötesinde tümörün biyolojik alt tipine, grade derecesine ve reseptör durumuna göre verilir.

  • Hormon Reseptör Negatif (HRN) Hastalar: Adjuvan kemoterapi tedavinin temelidir. Kemoterapi kullanımı nüks oranını %38 oranında azaltmaktadır.
  • Hormon Reseptör Pozitif (HRP) Hastalar: Tamoksifen tedavisi tüm yaş gruplarında benzer yarar sağlar. Ancak genç hastalarda tamoksifen kullanımı over kisti gelişimi gibi yan etkilere yol açabilir.
  • Ovaryen Supresyon: İleri evre hastalıkta ovaryen supresyonun tamoksifen ile kombinasyonu, tek başına kullanımdan daha üstün sonuçlar vermektedir.

Psikososyal Etkiler ve Yaşam Kalitesi

Genç hastalar, tedavi sürecinde tıbbi zorlukların yanı sıra yaşa özgü sosyal ve psikolojik problemlerle de karşılaşmaktadır. Fertilizasyon (doğurganlık) korunması, tedavi sonrası çocuk sahibi olma isteği, sosyal yaşamın kesintiye uğraması ve beden imajı gibi konular bu yaş grubunda önceliklidir. Tedavi planlanırken bu yaşam kalitesi faktörlerinin multidisipliner bir yaklaşımla ele alınması gerekmektedir.

Etiketler

Gençlerde meme kanseriMeme kanseri teşhisiMeme kanseri

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Bülent Çitgez

Prof. Dr. Bülent Çitgez

Doç. Dr. Bülent ÇİTGEZ, Tıp eğitimine 1994 yılında İ.Ü Cerrahpaşa Tıp Fakültesine başladı ve 2000 yılında mezun olarak tıp doktoru unvanını almıştır. İhtisasına ise Şişli Hamidiye Etfal Eğitim ve Araştırma Hastanesi' nde 2002 yılında 2.Genel Cerrahi Kliniği’nde (Meme-Endokrin Kliniği) başlamış ve ihtisası süresince meme ve tiroid hastalıkları konusunda çalışmalarda bulunmuştur. 2009 yılında Uzman doktor olarak Büyükçekmece Devlet Hastanesi'nde çalışmıştır, aynı yıl akademik çalışmalarının devamı için tekrar Şişli Hamidiye Etfal EAH dönmüştür. 2016 yılında Doçentlik unvanını almıştır. Doç.Dr. Bülent ÇİTGEZ, Seyrantepe Hamidiye Etfal Eğtim ve Araştırma Hastanesi'nde özellikle Meme ve Endokrin cerrahisi üzerine mesleki çalışmalarına devam etmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.