Doktorsitesi.com

Gençlerde Bağımlılık

Prof. Dr. İlhan Yargıç
Prof. Dr. İlhan Yargıç
9 Aralık 20104383 görüntülenme
Randevu Al
Gençlerde Bağımlılık
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ergenlik Döneminde Madde Kullanımına Zemin Hazırlayan Süreçler

Bağımlılık yolculuğunun ilk adımları genellikle erken yaşlarda atılmaktadır. Bu durumun temelinde, gençlik dönemine özgü doğal psikolojik ve sosyal gelişim süreçleri yer alır. Gençler madde kullanımına genellikle bir "deneme" ile başlar; bu süreci zaman zaman kullanım, düzenli kullanım ve nihayetinde bağımlılık evresi takip eder.

Gençlik dönemi, bireyin ailesinden özerkleşerek arkadaş grubuna bağlandığı kritik bir değişim evresidir. Bu süreçte kimlik gelişimi ve toplumsal rollerin belirlenmesi, genç üzerinde ciddi bir baskı oluşturabilir. Yaşanan zorluklar; güçsüzlük, yabancılaşma ve isyan duygularını tetikleyerek maddeye yönelimi artırabilir.

Arkadaş grubu tarafından reddedilme korkusu, bir genç için en ağır deneyimlerden biridir. Eğer bir grupta madde kullanımı norm haline gelmişse, genç dışlanma endişesiyle uyuşturucunun risklerini göz ardı edebilir. Bu etkileşim sadece yakın arkadaşlarla sınırlı kalmayıp, okul ortamındaki baskın figürlerin tutumlarından da etkilenmektedir.

Gençlik Döneminde Risk Alma ve Psikolojik Faktörler

Ergenlikte gelişen soyut düşünme yeteneği, gencin yerleşik kuralları sorgulamasına neden olur. Birey, ailesinin bir kopyası olmadığını kanıtlamak amacıyla bağımsızlık çabası içine girer ve bazen yerleşik değerleri reddeder. Bu dönemde hakim olan "bana bir şey olmaz" düşüncesi, risklerin küçümsenmesine yol açar.

Testosteron hormonu artışı ve kendini ispatlama isteği, gençlerin tehlikeli kararları daha kolay almasına zemin hazırlar. Gelecekteki sağlık riskleri uzak bir ihtimal olarak görülürken, o andaki haz veya grubun baskısından kurtulma isteği ön plana çıkar. Bu benmerkezci yaklaşım, madde kullanımının yıkıcı sonuçlarının göz ardı edilmesine neden olur.

Madde Kullanımına Başlama ve Geçiş Maddeleri

Madde kullanımı genellikle 15 yaşından önce başladığında, bu durum kötü bir gidişatın habercisidir. En sık başlangıç yaşı 18-25 arasıyken, 25 yaşından sonra bu eğilim azalma gösterir. Sigara, sert maddelere geçişte en kritik basamaktır; alkol bağımlısı gençlerin neredeyse tamamı aynı zamanda sigara kullanıcısıdır.

Uyuşturucu maddeler arasındaki hiyerarşik geçiş genellikle şu sırayı izler:

  • Sigara: İlk basamak ve en güçlü belirleyici.
  • Alkol: Sosyal kabulü yüksek ancak riskli bir geçiş maddesi.
  • Esrar ve Uçucular: Yasa dışı maddelere geçişin ana kapısı.
  • Ağır Maddeler: Eroin, kokain ve sentetik uyuşturucular.

Esrar, motivasyonu düşürerek okul başarısını olumsuz etkiler ve bu durum gencin daha fazla maddeye sığınmasına yol açan bir kısır döngü yaratır. Ayrıca, alkol kullanımının gençler arasında silah taşıma ve şiddet eğilimiyle doğrudan ilişkili olduğu gözlemlenmiştir.

Madde Kullanımının Evreleri ve Bağımlılık Süreci

Madde kullanımı belirli aşamalardan geçerek kronik bir sorun haline gelir. Bu süreçte kişi, maddenin başlangıçtaki etkisini sürdürebilmek için miktarı artırmak zorunda kalır (tolerans gelişimi).

EvreTanım ve Özellikler
DenemeMerak ve özentiyle atılan ilk adım.
Zaman Zaman KullanımZevk amaçlı, bağımlı olunmadığı yanılgısının yaşandığı dönem.
Düzenli KullanımMaddenin hayatın merkezine girdiği, toleransın geliştiği evre.
BağımlılıkYoksunluk belirtilerini önlemek ve "normal" hissetmek için kullanım zorunluluğu.

Gençlerde Uyuşturucu Kullanımı Nasıl Önlenir?

Önleme programları sadece "yapma" demekten öteye geçmeli ve risk gruplarına odaklanmalıdır. Gençleri uyuşturucudan uzak tutmak için, madde kullanma nedenlerine alternatif sosyal yollar üretilmelidir. Onların büyüme sancıları, gruba kabul edilme kaygıları ve özgürleşme çabaları ciddiye alınmalıdır.

Tedavi süreci yetişkinlere göre daha zordur ve uzun süreli takip gerektirir. Tedavide temel amaçlar şunlardır:

  1. Sosyal yeteneklerin geliştirilmesi.
  2. Sağlıklı sosyal çevrelerin oluşturulması.
  3. Alternatif bir yaşam stilinin inşa edilmesi.
  4. Madde miktarının azaltılması ve tamamen bırakılması.

Araştırma Verileri: Yaşı Küçük, Riski Büyük

Yeniden Sağlık ve Eğitim Vakfı'nın verilerine göre; maddeye başlama yaşı endişe verici düzeyde düşmüştür. Araştırma sonuçları, 10-11 yaş grubunda bile sigara ve alkol bağımlılığı riskinin yüksek olduğunu göstermektedir.

15-17 Yaş Grubu İstatistikleri:

  • Her gün sigara içenler: %23.3
  • Düzenli alkol kullananlar: %9.3
  • Sakinleştirici hap kullananlar: %5.2
  • Eroine kolay ulaştığını belirtenler: %7

Aileler İçin Erken Uyarı Belirtileri

Ebeveynler ve eğitimciler, uyuşturucu kullanımına işaret edebilecek şu değişikliklere karşı dikkatli olmalıdır:

  • Fiziksel Belirtiler: Beklenmedik kilo kaybı, burun tahrişi, kronik öksürük ve koldaki iğne izleri.
  • Kişisel Değişimler: Uyku düzeninin bozulması, giyim tarzının değişmesi ve yeni arkadaş çevreleri.
  • Akademik Performans: Notlarda ani düşüş, devamsızlık ve disiplin sorunları.
  • Psikolojik Durum: Ani duygu değişimleri, riskli davranışlar ve hırsızlık eğilimi.

Risk ve Koruyucu Faktörler

Bağımlılığa yatkınlığı belirleyen ailevi, sosyal ve genetik unsurlar bulunmaktadır. Genetik yatkınlık, özellikle alkol bağımlılığında önemli bir rol oynar; ailesinde alkol problemi olan bireylerin risk altında olduğu bilimsel bir gerçektir.

Risk Faktörleri:

  • Anne ve baba desteğinin yetersizliği.
  • Tutarsız disiplin yöntemleri ve aşırı tolerans.
  • Madde kullanan arkadaş gruplarına dahil olma.
  • Düşük özgüven ve zayıf baş etme mekanizmaları.

Koruyucu Faktörler:

  • Aile içi güçlü iletişim ve duygusal destek.
  • Akademik başarıya verilen önem.
  • Organize okul ve sosyal aktivitelere katılım.
  • Güçlü sosyal ve manevi değerler.

Etiketler

Madde kullanımıErgenlik dönemiUyuşturucuEsrarGençlikGençlerde bağımlılıkUyuşturucu bağımlılığı evreleriEroin kullanimi gençlerdeGençlerde uyuşturucu kullanımıGençlerin bağımlılıkları

Yazar Hakkında

Prof. Dr. İlhan Yargıç

Prof. Dr. İlhan Yargıç

Prof. Dr. İlhan YARGIÇ, 1966 yılında İzmir’de doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1984 yılında Hacettepe İngilizce Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1990 yılında başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 1990-1995 döneminde İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı’nda yapmış ve ihtisas eğitimi süresince üç ay University of Michigan Psikiyatri’de research fellow olarak çalışmalar yapmıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.