Doktorsitesi.com

Gençlerde Antisosyal Kişilik Bozukluğu Eğilimi

Dr. Öğr. Üyesi Serdar Alparslan
Dr. Öğr. Üyesi Serdar Alparslan
18 Eylül 2017228 görüntülenme
Randevu Al
Gençlerde Antisosyal Kişilik Bozukluğu Eğilimi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Davranım Bozukluğu ve Antisosyal Kişilik Yapısı

Psikiyatri literatüründe 18 yaşın altındaki bireylere antisosyal kişilik bozukluğu tanısı konulmamaktadır. Ancak bu yaş grubunda, antisosyal kişilik yapısıyla örtüşen ve benzer semptomlar gösteren klinik tablo Davranım Bozukluğu olarak tanımlanır. Bu bireyler, sosyal normlara uyum sağlamakta güçlük çekerken, başkalarını aldatma ve manipüle etme gibi davranış eğilimleri sergilerler.

Davranım Bozukluğunun Temel Belirtileri ve Riskli Davranışlar

Davranım bozukluğu olan bireylerde yasadışı yollara sapma eğilimi oldukça yüksektir. Bu süreçte gözlemlenen davranışlar, ileride gelişebilecek Antisosyal Kişilik Bozukluğu ile büyük benzerlikler taşır. Bu kapsamda öne çıkan riskli davranışlar şunlardır:

  • Kabadayılık etme ve çevresindekilere gözdağı verme,
  • Başkasının gözü önünde hırsızlık yapma veya birini cinsel etkinliğe zorlama,
  • Sürekli yalan söyleme ve insanları kandırma alışkanlığı,
  • Dürtü kontrol bozukluğu ve isteklerine anında ulaşma arzusu,
  • Sürekli kavga etme, başkalarına eziyet etme ve saldırganlık,
  • Silah bulundurmaya eğilim ve şiddeti övücü söylemler,
  • Evden veya okuldan kaçma, geceyi dışarıda geçirme,
  • Hayvanlara karşı fiziksel olarak acımasızca davranma.

Vicdan Azabı ve Sosyal Algı Farklılıkları

Bu tabloyu sergileyen bireylerin en belirgin özelliklerinden biri, sergiledikleri eylemler karşısında vicdan azabı çekmemeleridir. Genellikle yaptıkları hatalar için karşı tarafı suçlar ve mağdurun bunu hak ettiğini savunurlar. Toplumda sıkça yapılan bir hata ise antisosyal kavramının asosyal (içine kapanık) kavramıyla karıştırılmasıdır. Oysa antisosyallik, insanlardan uzak durmak değil; toplumun sosyal kurallarına uyum sağlayamamak ve bu kuralları ihlal etmektir.

Ergenlikten Yetişkinliğe Geçiş Süreci

Ergenlik döneminde görülen davranış bozuklukları, yetişkinlik çağına taşındığında Antisosyal Kişilik Bozukluğu'na evrilebilir. Ancak, davranım bozukluğu tanısı alan her gencin ileride bu bozukluğu geliştireceği söylenemez; bireylerin bir kısmı ergenlikten sonra düzelme gösterebilir.

Belirti KategorisiKlinik Görünüm
Duygusal BelirtilerVicdan azabı duymama, aşırı öfke, kin tutma
Sosyal BelirtilerKuralları ihlal etme, otoriteyle çatışma, dışlanma
Fiziksel BelirtilerSaldırganlık, silahlara ilgi, fiziksel şiddet

Tedavi ve Müdahale Yöntemleri

Erken yaşta müdahale, olumsuz davranışların karakter yapısı haline gelmesini engellemek adına kritik öneme sahiptir. Tedavi süreci çok yönlü planlanmalıdır:

  1. Eşlik Eden Hastalıkların Tedavisi: Dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), depresyon ve dürtüsellik gibi ek tanılar mutlaka tedavi edilmelidir.
  2. Multidisipliner Yaklaşım: Aile, okul ve uzmanlar iş birliği içinde çalışarak örseleyici davranışları minimize etmelidir.
  3. Aile Desteği: Ailelerin ev içindeki kuralları uygulama ve sınır koyma konusunda profesyonel destek alması sağlanmalıdır.
  4. Tıbbi Müdahale: Gerekli görülen durumlarda uzman kontrolünde ilaç tedavilerine başvurulmalıdır.

Bu belirtilerin erken fark edilmesi ve planlı bir şekilde müdahale edilmesi, bireyin topluma uyum sağlama kapasitesini artırmaktadır.

Etiketler

Antisosyal davranışlarAntisosyal kişilik bozukluğu nedirAntisosyal kişilik bozukluğu tanısıGençlerde antisosyal kişilik bozukluğu

Yazar Hakkında

Dr. Öğr. Üyesi Serdar Alparslan

Dr. Öğr. Üyesi Serdar Alparslan

Yrd. Doç. Dr. Serdar Alparslan, 1970 yılında Rizenin Pazar ilçesinde dünyaya geldi. İlk ve orta öğretimini Samsun'da tamamlamasının ardından Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimine başladı ve 1995 yılında mezun olarak tıp doktoru unvanını aldı. Mezuniyetinin ardından ihtisasını Çocuk Psikiyatrisi alanında, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı'nda sürdürdü.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.