Doktorsitesi.com

Genç Yaş Grubunda Aftöz Stomatit Sıklığı ve Çeşitli Kişisel Değişkenler ile İlişkisi

Prof. Dr. F.Gülru Erdoğan
Prof. Dr. F.Gülru Erdoğan
6 Kasım 2015275 görüntülenme
Randevu Al
  • Rekürren aftöz stomatit (RAS), ağızda periyodik olarak çıkan ağrılı ülserlerle karakterize, özellikle 10-19 yaş aralığında sık görülen multifaktöriyel bir hastalıktır.
  • Genetik yatkınlık, kadın cinsiyet ve sık antibiyotik kullanımı aft oluşum riskini artırırken, sigara kullanımının koruyucu bir etkisi olduğu gözlemlenmiştir.
  • Ağız sağlığı ve periodontal durum aft sıklığını doğrudan etkilemekte; diş eti sorunları olanlarda risk artarken, iyi oral hijyen bilinci atakları azaltmaktadır.
Genç Yaş Grubunda Aftöz Stomatit Sıklığı ve Çeşitli Kişisel Değişkenler ile İlişkisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Rekürren Aftöz Stomatit (RAS) Nedir?

Rekürren aftöz stomatit (RAS), ağız boşluğunda periyodik olarak ortaya çıkan, kendi kendine iyileşebilen, tekli veya çoklu oval ve ağrılı yüzeysel ülserasyonlarla karakterize bir klinik tablodur. Genellikle etrafı kırmızı bir hale ile çevrili olan bu lezyonlar, toplumda oldukça yaygın görülmektedir. Hastalık tipik olarak 10-19 yaş aralığında başlamakta, sıklığı ve şiddeti yaş ilerledikçe azalma eğilimi göstermektedir.

RAS Klinik Tipleri ve Tanı Yöntemleri

RAS tanısı esas olarak hastanın öyküsü ve klinik muayene bulgularına dayanır; spesifik bir laboratuvar testi bulunmamaktadır. Klinik olarak üç ana grupta incelenir:

  • Minör Aftlar: En sık görülen formdur (%82). Genellikle 5 mm'den küçüktür ve 1-2 haftada iz bırakmadan iyileşir.
  • Majör Aftlar: 1 cm'den büyük olabilir, 6 haftaya kadar sürebilir ve iyileşirken sıklıkla skar (iz) bırakır.
  • Herpetiform Aftlar: Çok nadir görülür; gruplar halinde ortaya çıkan milimetrik boyutlu çok sayıda ülserden oluşur.

Etiyoloji ve Tetikleyici Faktörler

RAS'ın kesin nedeni henüz tam olarak belirlenememiş olsa da multifaktöriyel bir yapıya sahip olduğu kabul edilmektedir. Patogenezde hücresel immün yanıtın baskın olduğu düşünülmektedir. Başlıca tetikleyici ve ilişkili faktörler şunlardır:

  • Genetik Faktörler: Aile öyküsü olan bireylerde görülme sıklığı anlamlı derecede yüksektir.
  • Sistemik Durumlar: Atopik dermatit, alerjik konjonktivit ve sık herpes enfeksiyonları.
  • Yaşam Tarzı: Sigara içmeyenlerde aft görülme oranı, sigara içenlere göre daha fazladır (sigaranın keratinizasyon üzerindeki etkisi nedeniyle).
  • İlaç Kullanımı: Özellikle yılda dört veya daha fazla antibiyotik kullanımı ile aft gelişimi arasında güçlü bir bağ saptanmıştır.

Üniversite Öğrencileri Üzerine Yapılan Araştırma Bulguları

761 üniversite öğrencisi (19-23 yaş) üzerinde yapılan çalışmada, katılımcıların %59.4'ünde aft öyküsü saptanmıştır. Araştırmanın öne çıkan istatistiksel verileri aşağıda tablolaştırılmıştır:

DeğişkenAft Öyküsü Oranı (%)İstatistiksel Anlamlılık (p)
Kadın Cinsiyet%65p < 0.001
Erkek Cinsiyet%49.1p < 0.001
Ailede Aft ÖyküsüPozitif İlişkip < 0.001
Sigara KullanımıNegatif İlişki (Koruyucu)Anlamlı
Sık Antibiyotik KullanımıPozitif İlişkiAnlamlı

Oral Hijyen ve Periodontal Bulguların Etkisi

Çalışma, ağız sağlığı ile rekürren aftöz stomatit arasında doğrudan bir ilişki olduğunu ortaya koymuştur. Özellikle aşağıdaki durumlar aft sıklığını artırmaktadır:

  1. Diş Eti Kanama ve Ağrıları: Jinjival kanama ve diş etinde şişlik olanlarda aft öyküsü anlamlı derecede fazladır.
  2. Dental Uygulamalar: Diş dolgusu olanlarda aft daha sık görülürken, implantı olan bireylerde (muhtemelen yüksek oral hijyen bilinci nedeniyle) daha az rastlanmıştır.
  3. Subjektif Yakınmalar: Aftı olan bireylerde en sık karşılaşılan şikayet yemede güçlük (%34.5) olarak belirlenmiştir.

Sonuç ve Öneriler

Rekürren aftöz stomatit; genetik yatkınlık, cinsiyet, bağışıklık sistemi yanıtları ve oral hijyen ile yakından ilişkilidir. Kadınlarda, ailesinde aft öyküsü bulunanlarda ve atopik bünyeli bireylerde risk daha yüksektir. Periodontal sağlığın korunması, diş eti enfeksiyonlarının önlenmesi ve düzenli dental kontroller, RAS ataklarının sıklığını ve şiddetini azaltmada kritik rol oynamaktadır.

Etiketler

StomatitJinjival hemorajiStomatitisAftözJinjival hemoraji nedirGingival hemorrhageAphthous

Yazar Hakkında

Prof. Dr. F.Gülru Erdoğan

Prof. Dr. F.Gülru Erdoğan

Prof. Dr. Gülru ERDOĞAN, 21 Şubat 1967 tarihinde Ankara'da doğmuştur. Tıp eğitimini 1984-1990 yılları arasında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde (İngilizce) ihtisasını 1990-1995 yılları arasında Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dermatoloji Anabilim Dalı'nda tamamlamıştır. 2000-2003  yılları arasında ise Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Halk Sağlığı Anabilim Dalı'nda Halk Sağlığı Uzmanlığını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.