Doktorsitesi.com

Gece elleriniz uyuşuyor ve ağrıyorsa sizi bekleyen tuzak nedir?

Op. Dr. Engin Kesgin
Op. Dr. Engin Kesgin
26 Şubat 201613270 görüntülenme
Randevu Al
  • Karpal tünel sendromu, median sinirin el bileğindeki dar bir kanalda sıkışması sonucu oluşan ve özellikle geceleri artan uyuşma, ağrı ve güç kaybı ile karakterize bir hastalıktır.
  • Tekrarlayıcı el hareketleri yapan meslek grupları, hamileler ve diyabet veya romatoid artrit gibi sistemik hastalığı olan bireyler yüksek risk altındadır.
  • Tedavi süreci hafif vakalarda istirahat, atel ve ilaç kullanımıyla yönetilirken; kalıcı güç kaybı veya şiddetli ağrı durumlarında cerrahi müdahale ile sinir üzerindeki baskı azaltılır.
Gece elleriniz uyuşuyor ve ağrıyorsa sizi bekleyen tuzak nedir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Karpal Tünel Sendromu (Elde Sinir Sıkışması) Nedir?

Karpal tünel sendromu, elde uyuşma ve özellikle gece artan ağrılarla kendini gösteren bir hastalıktır. Boyun bölgesinden çıkarak el bileğine kadar uzanan ve kasların uyarılmasında kritik rol oynayan median sinir, bu yolculuğu sırasında çeşitli nedenlerle basıya uğrayabilir. Bu sinirin el bileği seviyesinde sıkışması, tıp literatüründe karpal tünel sendromu olarak adlandırılır.

Karpal Tünel Sendromunun Nedenleri Nelerdir?

El bileğinde median sinirin geçtiği dar kanala karpal tünel denir. Bu tünelin tabanında el bilek kemikleri, üzerinde ise güçlü bir bağ dokusu bulunur. Tünelin içerisinden median sinir ile birlikte parmakları hareket ettiren tendonlar da geçmektedir. Hastalık; tünel içindeki hacmin daralması, yer kaplayan oluşumların meydana gelmesi veya tünel üzerindeki bağın kalınlaşması sonucunda oluşur.

Kimler Risk Altındadır?

Toplumda görülme sıklığı yaklaşık %5 ile %10 arasında değişen bu rahatsızlık, genellikle elini uzun süre tekrarlayıcı işlerde kullanan kişilerde görülür. Masa başı çalışanlar, bilgisayar kullanıcıları, bankacılar, sekreterler ve el işçiliği yapanlar yüksek risk grubundadır. Özellikle 6 kg üzerindeki zorlu bilek hareketleri ve titreşimli işler hastalığı tetiklemektedir. Ayrıca hayvancılıkla uğraşan ve elle süt sağan kişilerde de bu sendroma sıkça rastlanır.

Gebelik ve Sistemik Hastalıkların Etkisi

Gebelik döneminde meydana gelen hormonal değişiklikler, vücutta sıvı tutulumuna yol açarak karpal tünel sendromuna neden olabilir. Her dört gebeden birinde görülebilen bu durum, genellikle doğumdan sonra kendiliğinden düzelir. Bunun yanı sıra aşağıdaki sistemik hastalıklar ve durumlar riski artırmaktadır:

  • Şeker hastalığı (Diyabet) ve obezite,
  • Hipotiroidi ve akromegali,
  • Romatoid artrit, gut ve bağ dokusu hastalıkları,
  • Diyaliz hastaları,
  • El bileği kırıkları ve çıkıkları,
  • Tünel içinde yer kaplayan lipom, ganglion veya damarsal yapılar.

Belirtiler ve Şikayetler Nelerdir?

Hastaların büyük çoğunluğunu 40-60 yaş arası kadınlar oluşturmaktadır; kadınlarda görülme oranı erkeklere göre 3-4 kat daha fazladır. En yaygın belirtiler şunlardır:

  1. Elin 1., 2. ve 3. parmaklarında uyuşma, karıncalanma ve yanma hissi.
  2. Geceleri uykudan uyandıran, elin sallanması veya ovalanmasıyla azalan ağrılar.
  3. İleri vakalarda elde güçsüzlük, beceriksizlik ve kaslarda incelme.
  4. Bazı durumlarda bu şikayetlere eşlik eden boyun ve omuz ağrısı.

Teşhis aşamasında hastanın detaylı öyküsü ve klinik muayenesi temel alınırken, tanıyı desteklemek amacıyla Elektromiyogram (EMG) testi uygulanır.

Ayırıcı Tanı: Hangi Hastalıklarla Karışabilir?

Karpal tünel sendromu teşhisi konulurken benzer belirtiler gösteren diğer rahatsızlıklar elenmelidir. Özellikle boyun fıtığı, eldeki uyuşma bölgeleri nedeniyle bu hastalıkla sıkça karıştırılabilir. Hem boyunda hem de elde sinir sıkışmasının aynı anda görüldüğü durumlara ikili sıkıştırma denir. Ayrıca torasik çıkış sendromu, ulnar sinir basısı ve pronator teres sendromu gibi durumlar da ayırıcı tanıda dikkate alınmalıdır.

Tedavi Yöntemleri

Tedavi yaklaşımı, hastalığın şiddetine ve süresine göre iki ana başlıkta incelenir:

Ameliyatsız Tedavi Seçenekleri

Hafif seyreden veya geçici nedenlere (gebelik, hipotiroidi vb.) bağlı durumlarda cerrahi dışı yöntemler tercih edilir. İstirahat, antienflamatuar ilaçlar ve el bilek atelleri oldukça faydalıdır. Lokal steroid enjeksiyonları uygulanabilse de bu işlem nadiren enfeksiyon, tendon kopması veya şikayetlerin artması gibi riskler taşıyabilir.

Cerrahi Tedavi Ne Zaman Uygundur?

Ameliyat dışı yöntemlerin yetersiz kaldığı, ağrının geçmediği veya elde kuvvet kaybı ve kas incelmesi başladığı durumlarda cerrahi müdahale gereklidir. Sinir hasarının kalıcı hale gelmemesi için zamanlama kritiktir. Cerrahi işlemde, karpal tüneli oluşturan transvers bağ gevşetilerek tünel içi basınç azaltılır. Hastalar bu işlemden sonra kısa sürede günlük rutinlerine dönebilirler.

Hastalıktan Korunma Yolları ve Ergonomi

Karpal tünel sendromundan korunmak için çalışma ortamında ergonomik koşullar sağlanmalıdır. Büro çalışanları ve yoğun el gücü gerektiren işlerde çalışanlar gün içinde eklemlerini mutlaka dinlendirmelidir. Bilgisayar kullanımı sırasında dirsek ve bilekler uzun süre bükülü tutulmamalı, geceleri elin üzerine yatılmamalıdır. Ayrıca şeker ve tiroid gibi sistemik hastalıkların düzenli takibi korunma açısından büyük önem taşır.

ÖNEMLİ NOT: Bu içerik yalnızca bilgilendirme amaçlıdır. Sitede yer alan bilgiler, bir hekim tedavisinin veya konsültasyonunun yerini tutamaz. Bu bilgilerden yola çıkarak ilaç tedavisine başlanması veya mevcut tedavinin değiştirilmesi kesinlikle önerilmez. Tanı ve tedavi için mutlaka uzman bir hekime başvurunuz.

Etiketler

Tuzak nöropatiKarpal tünel sendromu nedenleriEllerim karıncalanıyorKarpal tunnelKarpal tunnel sendromuGece ağrılarıKarıncalanma sebebiEmg testiEmg sınırEllerde uyuşuklukEmg sonucuna göre nasıl bir tedavi izlenmeliKarpal tünel sendromu kimlerde görülürKarpal tünel sendromu nasıl tedavi edilmelidirKarpal tünel sendromu ameliyatı nasıl yapılırKarpal tünel sendromu tanısıEllerde uyuşma nasıl teşhis edilir

Yazar Hakkında

Op. Dr. Engin Kesgin

Op. Dr. Engin Kesgin

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.