Doktorsitesi.com

Gebelikte prenatal tanı, anomali taramaları

Op. Dr. Ahmet Murat Emanetoğlu
Op. Dr. Ahmet Murat Emanetoğlu
1 Temmuz 2015183 görüntülenme
Randevu Al
  • Prenatal tanı, bebeklerdeki yapısal ve fonksiyonel anomalilerin anne karnında erkenden tespit edilmesini sağlayarak tıbbi ve sosyal açıdan kritik bir öneme sahiptir.
  • 35 yaş üstü gebelikler ve genetik bozukluk öyküsü bulunan bireyler yüksek riskli grupta yer aldığı için bu süreçte uzman takibi ve ileri tetkikler zorunludur.
  • Gebelikte uygulanan tarama testleri ve amniyosentez gibi invaziv yöntemler sayesinde Down sendromu ile çeşitli genetik hastalıkların kesin teşhisi konulabilmektedir.
Gebelikte prenatal tanı, anomali taramaları
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Prenatal Tanı ve Gebelikte Erken Teşhisin Önemi

Prenatal tanı, anne karnında gelişmekte olan bebekteki yapısal ve fonksiyonel anormalliklerin tanımlanmasını sağlayan bir bilim dalıdır. İstatistiksel verilere göre, tüm yeni doğanların %2-3’ünde büyük bir anomali tespit edilmektedir. Anomalili doğumlar; tıbbi, sosyal ve psikiyatrik açıdan ciddi süreçleri beraberinde getirdiği için erken teşhis hayati önem taşır.

Günümüzde birçok anomali, bebek henüz doğmadan önce gelişmiş yöntemlerle tespit edilebilmektedir. Hatta bu problemlerin bir kısmı, bebek anne rahmindeyken tedavi edilebilmektedir. Ancak bazı gebelikler, anomali riski açısından diğerlerine göre daha yüksek risk taşımaktadır.

Prenatal Tanı Açısından Riskli Gruplar

Belirli faktörler, gebelik sürecinde uzman takibini ve ileri tetkikleri zorunlu kılmaktadır. Yüksek riskli gebelik kategorisinde değerlendirilen durumlar şunlardır:

  • 35 yaş üzerindeki gebelikler,
  • 31 yaş üzerindeki ikiz gebelikler,
  • Daha önce kromozom bozukluğu olan çocuk sahibi olanlar,
  • Ultrasonografide büyük yapısal anomali saptananlar,
  • Anne veya baba adayından birinde kromozom bozukluğu bulunanlar,
  • İlk üç ayda tekrarlayan düşük öyküsü olanlar.

Gebelikte Kullanılan Tarama ve Tanı Yöntemleri

Gebelik sürecinde bebekteki olası riskleri belirlemek amacıyla farklı tarama ve tanı yöntemleri uygulanmaktadır. Bu yöntemler, gebeliğin haftasına ve risk durumuna göre şu şekilde sınıflandırılır:

Yöntem TürüUygulanan Testler ve İşlemler
GörüntülemeStandart ultrasonografi ve ileri düzey ultrasonografi
Tarama Testleri12-14. haftalarda kandan bakılan erken tarama ve 16. haftada AFP testleri
İnvaziv GirişimlerAmniyosentez, koryon villus örneklemesi (CVS) ve kordosentez

İnvaziv Girişimler ve Kesin Tanı Süreci

Yüksek riskli olduğu belirlenen veya tarama testlerinde risk saptanan gebelere amniyosentez veya koryon villus örneklemesi önerilebilir. Bu invaziv yöntemlerde düşük riski %2 ile 1/200 arasında değişkenlik göstermektedir. Özellikle Down sendromu gibi sayısal ve yapısal kromozom anomalilerinin kesin teşhisi ancak bu yöntemlerle mümkündür.

Bebeğin kan örneğinin alınmasıyla sadece genetik kusurlar değil; ailevi Akdeniz anemisi, hemofili ve kan uyuşmazlığı gibi pek çok sorun da doğum öncesinde teşhis edilebilmektedir. Modern tıp yaklaşımı gereği, daha önceden risk grubunda olduğu bilinmeyen tüm gebelerin de mutlaka ultrason ve kan testleri ile düzenli taramalardan geçmesi gerekmektedir.

Yazar Hakkında

Op. Dr. Ahmet Murat Emanetoğlu

Op. Dr. Ahmet Murat Emanetoğlu

Op. Dr. Ahmet Murat EMANETOĞLU, 7 Mayıs 1963 tarihinde Ankara'da doğmuştur. Lise öğrenimini 1981 yılında Ankara Atatürk Anadolu Lisesi'nde bitirmesinin hemen ardından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimine başlamıştır. 1987 yılında mezun olarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1993 yılında ise SSK Göztepe Hastanesi'nde Kadın Hastalıkları ve Doğum uzmanlığını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.