Doktorsitesi.com

Gebelikte astım

Uzm. Dr. Tuğçe Kasapoğlu Hürkal
Uzm. Dr. Tuğçe Kasapoğlu Hürkal
18 Haziran 2016240 görüntülenme
Randevu Al
  • Gebelikte astım hastalarının üçte birinde iyileşme, üçte birinde stabil seyir ve kalan üçte birinde ise klinik tabloda kötüleşme gözlemlenmektedir.
  • Reflü, gribal enfeksiyonlar ve sigara dumanı gibi tetikleyiciler astım ataklarını artırırken, semptomlar genellikle gebeliğin 24. haftasından sonra ağırlaşma eğilimi gösterir.
  • Kontrolsüz astım anne ve bebek sağlığı için ciddi hayati riskler oluştururken, düzenli takip ve erken tanı ile sağlıklı bir doğum süreci gerçekleştirilebilir.
Gebelikte astım
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gebelikte Astım Hastalığı ve Seyri

Astım, hava yollarında meydana gelen kronik inflamasyon ile karakterize bir küçük hava yolu hastalığıdır. Her yaş grubunda görülebilen bu rahatsızlık, ilk kez gebelik döneminde de ortaya çıkabilmektedir. Hamilelik sürecinde astım hastalarının genel seyri incelendiğinde; hastaların üçte birinde iyileşme, üçte birinde stabil seyir, kalan üçte birinde ise klinik tabloda kötüleşme gözlemlenmektedir.

Gebelik Hormonlarının Astım Üzerindeki Etkileri

Gebelik döneminde artış gösteren progesteron hormonu, solunum sistemi üzerinde doğrudan etkilere sahiptir. Bu hormonun etkisiyle gelişen hızlı soluk alıp verme, çarpıntı ve solunum yollarındaki ödem (şişlik) gibi durumlar, mevcut astım hastalığını alevlendirebilmektedir. Ayrıca gebeliğin temel belirtileri olan bulantı, kusma ve koku hassasiyeti, astımlı bireylerde çok daha şiddetli hissedilmektedir.

Astımı Tetikleyen Faktörler ve Dikkat Edilmesi Gerekenler

Gebelikte astım ataklarını tetikleyen en kritik unsurların başında reflü ve gribal enfeksiyonlar gelmektedir. Hastalığın kontrol altında tutulabilmesi için çevresel faktörlere karşı dikkatli olunmalıdır.

Kaçınılması gereken temel alerjenler ve tetikleyiciler şunlardır:

  • Ev tozu akarları, küf ve mantarlar
  • Evcil hayvan tüyleri
  • Sigara dumanı ve kirli hava
  • Keskin kokular ve yiyecek katkı maddeleri

Astım semptomları genellikle gebeliğin 24. haftasından sonra ağırlaşma eğilimi gösterir ve bu süreç doğumdan sonraki ilk 3 aya kadar devam edebilir. Tıbbi bir engel bulunmadığı sürece, astım tanısı almış gebelerde normal doğum tercih edilmelidir.

Kontrolsüz Astımın Anne ve Bebek Sağlığı Üzerindeki Riskleri

Gebelikte astım yönetiminin temel amacı, hastalığın tam kontrol altında tutulmasıdır. Sürecin başarısı için en önemli gösterge, bebeğin anne karnındaki gelişiminin yakından takip edilmesidir. İyi kontrol edilen bir astım tablosunda komplikasyon riski oldukça düşükken, kontrolsüz astım ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir.

Risk GrubuKontrolsüz Astımın Olası Sonuçları
Anne AdayıŞiddetli bulantı/kusma, vajinal kanama, anne ölümü
BebekErken doğum, düşük doğum ağırlığı, kronik hipoksi, bebek ölümü

Özetle, erken tanı ve düzenli takip sayesinde hem anne adayının sağlığı korunabilir hem de bebeğin sağlıklı bir şekilde dünyaya gelmesi sağlanabilir.

Etiketler

Gebelik problemiGebelik kontrolüGebelikte herşeyGebelik şikayetleriGebelikte yapılması gerekenlerAstım tedavisinde kullanılan ilaçlarAstım tedavisinde yanlışlarAstım ataklarıAstım ilaçlarıAstım hastalığıAstım başlangıcıAstım hastasıGebelikte astım nasıl olurGebelikte astım ilaçlarının bebeğe zararı var mıdırGebelikte astım ile ilgili bazı bilgilerGebelikte astımı etkileyen fizyolojik faktörlerGebelikte astıma yaklaşım

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Tuğçe Kasapoğlu Hürkal

Uzm. Dr. Tuğçe Kasapoğlu Hürkal

Uzm. Dr. Tuğçe Kasapoğlu Hürkal,  tıp eğitimini 1999 ile 2006 yılları arasında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde tamamladı ve mezuniyetinin ardından 2006 ile 2007 yılları arasında Ankara Başkent Üniversitesi’nde Genel Cerrahi ana bilim dalında araştırma görevlisi olarak çalışmalarını sürdürdü. 2008 ile 2012 yılları arasında ise İstanbul Bilim Üniversitesi’nde Göğüs Hastalıkları Uzmanı olarak görev yaptı. 2013 ile 2014 yılları arasında Mardin'de Midyat Devlet Hastanesi'nde çalıştı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.