Gebelerde Kovid-19 Pandemisi

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Gebelikte Fizyolojik Değişimler ve Enfeksiyon Riski
Gebelik dönemi; kalp, solunum ve immün sistemde meydana gelen fizyolojik değişiklikler nedeniyle anne adaylarının enfeksiyonlara karşı daha duyarlı hale geldiği kritik bir süreçtir. Her ne kadar gebelikte solunum yolu hastalıklarının görülme sıklığı genel olarak düşük olsa da, hastalık geliştiği takdirde sekonder morbidite ve mortalite oranlarında artış gözlemlenmektedir.
Bu dönemde anne adayında kalp hızı ve oksijen tüketimi artarken, göğüs kafesinin enli çapı genişler ve diyafram yükselir. Bu değişimler akciğer kapasitesinin düşmesine ve gebenin hipoksiye (oksijen azlığı) karşı dayanıklılığının azalmasına yol açar. Solunum yollarındaki damar genişlemesi, mukozal ödem ve sekresyon artışı, klinik tabloyu daha karmaşık hale getirebilir.
Kovid-19’un Gebelik ve Fetüs Üzerindeki Etkileri
Viral pnömoni (zatürre) tanısı alan gebelerde; erken doğum, gelişme geriliği, düşük doğum ağırlığı ve 5. dakika Apgar skorunun düşük olması gibi riskler daha sık yaşanmaktadır. Bununla birlikte, gebelikte T lenfositlerinden Th2 grubundaki artış, Kovid-19’un genellikle daha az şiddetli seyretmesine yardımcı olur. Çoğu gebe, hastalığı hafif veya orta şiddette bulgularla atlatmaktadır.
Ancak, altta yatan ek hastalığı olan gebelerde durum daha ciddidir. Bu hastalarda; EMR (Erken Membran Rüptürü), preterm eklampsi, fetal sıkıntı ve sezaryen oranlarında artışla birlikte mortalite riski de yükselmektedir.
Kovid-19 Tanılı Gebelerin İzlenmesi ve Yönetimi
Kovid-19 tanılı gebelerin yönetimi, multidisipliner bir yaklaşım gerektirir. Komplikasyonları önlemek amacıyla gebelik döneminde ve postpartum (doğum sonrası) ilk 2 haftada grip aşısı uygulaması önerilmektedir. Enfeksiyonun fetüse geçişi (vertikal geçiş) oldukça nadirdir; plasentada ACE2 reseptörleri bulunmasına rağmen, virüsün bebeğe geçtiği bilimsel olarak ispatlanmamıştır.
Gebelerin izlem sürecinde dikkat edilmesi gerekenler:
- Muayeneler özel tedbirler alınarak gerçekleştirilmeli ve gereksiz tekrarlardan kaçınılmalıdır.
- Muayene odasında bulunan kişi sayısı minimumda tutulmalıdır.
- Süreç boyunca gebeye mutlaka psikolojik destek sağlanmalıdır.
- Semptomatik gebelerde güncel kılavuzlara tam uyum sağlanmalı, muayene öncesi tüm enfeksiyon önlemleri alınmalıdır.
- Tanı için nazofarengeal sürüntü alınmalı ve sağlık personeli N95 maske, siperlik, koruyucu önlük ve eldiven gibi kişisel koruyucu ekipman kullanmalıdır.
Hastaneye Yatış Endikasyonları ve Tanı Yöntemleri
Hastalık tanısı almış gebelerde radyolojik görüntüleme olarak BT (Bilgisayarlı Tomografi), toraks ultrasonu önerilir; bu işlem sırasında gebenin karnı mutlaka kurşun yelek ile korunmalıdır. Hastanın genel durumuna göre evde izolasyon veya hastaneye yatış kararı verilir.
| Hastaneye Yatış Gerektiren Durumlar | Risk Faktörleri ve Komplikasyonlar |
|---|---|
| Orta ve şiddetli seyreden vakalar | Obezite (VKI > 30 kg/m2) |
| Gebelik diyabeti ve hipertansiyon | İleri anne yaşı (> 35 yaş) |
| Preeklampsi ve EMR varlığı | Venöz tromboemboli riski |
| Preterm eylem veya bozulmuş fetal profil | Hafif seyirli ancak kronik hastalığı olanlar |
Tedavi Protokolleri ve İlaç Kullanımı
Kovid-19 tanılı gebelerde ve postpartum 2 haftalık süreçte antiviral ilaçlar kullanılır. Tedaviye semptomlar başladıktan sonraki ilk 48 saat içinde başlanması esastır. Test sonucu beklenen şüpheli vakalarda ampirik tedaviye geçilebilir. Komplike olmayan vakalarda sadece yakın izlem yeterlidir.
Klinik takipte uygulanacak destek tedavileri:
- İstirahat, beslenme desteği ve sıvı-elektrolit dengesinin sağlanması.
- Oksijen satürasyonunun >%95 seviyesinde tutulması.
- Kan gazı, laktat tayini, karaciğer ve renal fonksiyon testleri ile kardiyak enzimlerin takibi.
- Fetal iyilik hali için NST (Non-Stres Test), biyofizik profil ve Doppler USG incelemeleri.
İlaç Tedavisinde Önemli Notlar:
- Düşük Moleküllü Heparin: Tromboembolik risk nedeniyle başlanır ve doğum sonrası 7-14 gün devam edilir.
- Steroid Uygulaması: 24-34. haftalar arasında fetal akciğer matürasyonu için rutin dozda uygulanır.
- Tokoliz: Nifetipin tercih edilmelidir; İndometazin ACE2 etkileşimi ve hipoksi riski nedeniyle kullanılmamalıdır.
- Magnezyum Sülfat: Kullanımı için göğüs hastalıkları uzmanı görüşü alınmalıdır.
- Ağrı Kesiciler: Düşük doz asetaminofen tercih edilmelidir. Aspirin kullanımı hastaya özel planlanmalıdır.
Doğum Süreci ve Sonrası Yaklaşım
Doğum zamanlaması; hastalığın şiddeti, annenin genel durumu ve fetal iyilik haline göre belirlenir. Tek başına Kovid-19 tanısı bir erken doğum endikasyonu değildir. Mümkünse doğumun izolasyon süresi tamamlandıktan sonra yapılması tercih edilir.
Doğum Esnasında Dikkat Edilecek Hususlar:
- Tıbbi bir zorunluluk (obstetrik endikasyon) yoksa sezaryen tercih edilmemelidir; çünkü sezaryen maternal morbiditeyi artırabilir.
- Doğum eylemini kısaltmak için servikal balon veya oksitosin indüksiyonu kullanılabilir.
- İkinci evreyi kısaltmak adına vakum uygulanabilir.
- Sezaryen gerekiyorsa, genel anestezi yerine bölgesel anestezi tercih edilmelidir.
Doğum Sonrası Süreç: Lohusa izole edilmelidir. Anne stabilse maske takarak emzirebilir ancak ağır vakalarda bebek anneden ayrılmalı ve emzirmeye ara verilmelidir. Ağrı kontrolü için asetaminofen ve tromboz riskine karşı düşük moleküllü heparin kullanımına devam edilmelidir.


