Doktorsitesi.com

Gastroözefagial Reflü

Prof. Dr. Emin Ersoy
Prof. Dr. Emin Ersoy
13 Şubat 2017201 görüntülenme
Randevu Al
Gastroözefagial Reflü
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GÖRH) Nedir?

Gastroözofageal Reflü Hastalığı (GÖRH), mide asidinin yemek borusuna (özofagus) geri kaçması sonucu oluşan kronik bir sindirim sistemi problemidir. Tıbbi literatürde "heartburn" olarak adlandırılan göğüs kafesi arkasındaki şiddetli yanma hissi, bu hastalığın en tipik belirtisidir. Bu yanma ve kesilme hissi, genellikle kaburgalar ile boyun arasındaki bölgede yoğun olarak hissedilir.

Ülkemizde yetişkin nüfusun büyük bir çoğunluğu, bu konforsuz ve acı verici durumu ayda en az bir kez tecrübe etmektedir. GÖRH sadece yanma ile sınırlı kalmayıp; bulantı, yutkunma zorluğu, sabahları görülen kronik öksürük ve hırıltılı solunum gibi şikayetlerle de kendini gösterebilir.

GÖRH Neden Olur?

Yemek borusunun mide ile birleştiği noktada, mide içeriğinin yukarı kaçmasını engelleyen ve Alt Özofagus Sifinkteri (LES) adı verilen kas yapısından oluşan bir kapakçık sistemi bulunur. Normal şartlarda yutma işlemi sonrası kapanan bu kapakçık, GÖRH hastalarında fonksiyonunu tam olarak yerine getiremez.

LES mekanizmasının bozulması sonucunda asidik mide içeriği yemek borusuna kaçarak irritasyon ve inflamasyona neden olur. Bu durum, zamanla yemek borusu dokusunda ciddi hasarlara yol açabilmektedir.

Reflü Oluşumunu Tetikleyen Faktörler

Bazı bireyler yapısal olarak daha zayıf bir LES mekanizmasına sahip olabilirler. Ancak yaşam tarzı ve çevresel faktörler de hastalığın gelişiminde kritik rol oynar:

  • Yağlı ve baharatlı yiyeceklerin tüketimi
  • Sigara ve alkol kullanımı
  • Bazı ilaçların yan etkileri
  • Dar kıyafetler giymek
  • Ağır egzersizler ve ani vücut pozisyonu değişiklikleri

GÖRH Tedavi Yöntemleri

Gastroözofageal reflü hastalığının tedavisi, hastanın durumuna göre belirlenen üç basamaklı bir protokol çerçevesinde yürütülür:

Tedavi BasamağıUygulanan Yöntemler
1. Yaşam AlışkanlıklarıDiyet düzenlemesi, sigara/alkolün bırakılması, uyku düzeni.
2. İlaç TedavisiAntiasitler ve mide asidi üretimini engelleyen medikal ilaçlar.
3. Cerrahi TedaviYaşam tarzı değişikliği ve ilaç tedavisine yanıt vermeyen vakalarda cerrahi müdahale.

Laparoskopik Antireflü Cerrahisi ve Avantajları

Cerrahi tedavide sıklıkla tercih edilen Nissen Fundoplikasyonu, mide ile yemek borusu arasındaki kapakçık sistemini yeniden yapılandırmayı amaçlar. Bu işlem, midenin üst kısmının yemek borusunun alt kısmına sarılmasıyla gerçekleştirilir.

Laparoskopik (kapalı) yöntemin avantajları şunlardır:

  • Ameliyat sonrası ağrının minimum düzeyde olması
  • Hastanede yatış süresinin kısalığı (genellikle 1 gün)
  • İş hayatına ve günlük aktivitelere hızlı dönüş
  • Estetik açıdan iyi sonuçlar (küçük kesi izleri)

Ameliyat Öncesi ve Sonrası Süreç

Ameliyat Öncesi Hazırlık

Operasyon öncesinde kan tetkikleri, akciğer filmi ve EKG gibi rutin kontroller yapılır. Aspirin, kan sulandırıcılar, E vitamini ve ağrı kesiciler operasyondan 1 hafta önce; diyet ilaçları ise 2 hafta önce kesilmelidir. Ameliyat gecesinden itibaren yeme ve içme tamamen durdurulmalıdır.

Ameliyat Günü ve Sonrası

Genel anestezi altında yapılan işlem sonrası hasta genellikle ertesi gün taburcu edilir. Ameliyat sonrası dönemde dikkat edilmesi gerekenler şunlardır:

  1. Aktivite: Evde düşük aktivite ile başlanmalı, kısa sürede normal yaşama dönülmelidir.
  2. Diyet: Cerrahın önerisine göre sıvıdan katıya kademeli geçiş yapılabilir.
  3. İlaç: Çoğu hastada operasyon sonrası antireflü ilaç kullanımına gerek kalmaz.
  4. Takip: İlk doktor kontrolü genellikle 1 hafta sonra gerçekleştirilir.

Riskler ve Komplikasyonlar

Laparoskopik antireflü cerrahisi güvenli bir prosedür olsa da, her cerrahi işlemde olduğu gibi bazı riskler barındırır. Bunlar arasında kanama, enfeksiyon, anestezi reaksiyonları ve nadiren komşu organ yaralanmaları sayılabilir. Bazı hastalarda ilk 1-3 ay geçici yutma güçlüğü görülebilir.

Aşağıdaki durumlarda vakit kaybetmeden doktorunuza başvurmalısınız:

  • Durdurulamayan kanama veya yarada artan kızarıklık
  • Karında aşırı şişkinlik ve geçmeyen ağrı
  • Dirençli bulantı, kusma veya beslenememe
  • Yüksek ateş ve şiddetli titreme

Etiketler

Gastroözefageal reflü hastalığıGastroözofageal reflü nedirGastroözefagial reflü

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Emin Ersoy

Prof. Dr. Emin Ersoy

Prof. Dr. Emin Ersoy, 1993 yılından 2016 yılına kadar Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı'nda hastalarına hizmet vermiştir. 1998 yılında aynı fakültede "Cerrahi Endoskopi Ünitesini" kurmuştur. Bu ünitede; yılda 2000 üzerinde gastrointestinal sistem tanısal ve terapötik endoskopisi yapılmaktadır. Aynı zamanda bu ünitede genel cerrahi asistanları eğitilmektedir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.