Doktorsitesi.com

Gastroözefageal Reflu-Larengofarengeal Reflü Hastalığı- Mide Asidinin Boğaza ve Ağıza Gelmesi-Mide Asidi Regürjitasyonu

Prof. Dr. Selçuk Onart
Prof. Dr. Selçuk Onart
20 Aralık 201231306 görüntülenme
Randevu Al
Gastroözefageal Reflu-Larengofarengeal Reflü Hastalığı- Mide Asidinin Boğaza ve Ağıza Gelmesi-Mide Asidi Regürjitasyonu
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Gastroözefageal Reflü Hastalığı ve Larengofarengeal Reflü Nedir?

Gastroözefageal reflü, mide içeriğinin (mide asidinin) herhangi bir geğirme, öksürme veya kusma eylemi olmaksızın özefagusa (yemek borusuna) doğru geri kaçmasıdır. Eğer bu asit kaçışı gırtlak bölgesine ve hatta ağız içine kadar ulaşıyorsa, bu durum larengofarengeal reflü olarak tanımlanır.

Gastroözefageal reflü hastalığı (GÖRH), dünya genelinde olduğu gibi ülkemizde de oldukça yaygındır. Yapılan çalışmalar, Türkiye'deki toplumun yaklaşık %20'sinde bu hastalığın bulunduğunu göstermektedir. Ayrıca, Kulak Burun Boğaz (KBB) ve baş-boyun cerrahisi kapsamındaki pek çok rahatsızlığın temelinde laringofarengeal reflünün etkisi bulunmaktadır.

Reflü Belirtileri ve Hastaların Temel Şikayetleri

Hastalar genellikle göğüs kafesinin arkasında veya sırt bölgesinde yanma ve bıçak batması hissi ile uzmanlara başvurur. Yemek borusundaki yanmaya ek olarak, ağza gıda artıklarının ve acı mide asidinin gelmesi sık görülen bir durumdur. Özefageal reflü genellikle yemeklerden sonra tetiklense de, bazı hastalarda klasik belirtiler görülmeden doğrudan gırtlak bölgesi şikayetleri ortaya çıkabilir.

Gastroözefageal reflü hastalarında en sık görülen yakınmalar şunlardır:

  • Boğazda kitle ve takılma hissi
  • Boyun bölgesinde ağrı ve geniz akıntısı
  • Devamlı kuru öksürük ve sürekli boğaz temizleme ihtiyacı
  • Boğaz kuruluğu ve ses kısıklığı
  • Yutma güçlüğü (disfaji) ve ağız kokusu
  • Kulak ağrısı ve tükürük salgısında artış

Reflü Neden Olur? Mekanizma ve Nedenleri

Hastalığın temelinde, yemek borusunun uzun süre ve yüksek miktarda mide asidi ile teması yatar. Bu temas, yemek borusunda tahriş ve hasara yol açarak yanma hissini oluşturur. Normal şartlarda, midenin girişinde bulunan alt özefagus sfinkteri (kapak benzeri yapı), asidin geri kaçmasını engeller. Ancak reflü hastalığında bu kapak mekanizması sık aralıklarla gevşer ve mide içeriği yukarı sızar.

Reflü Tanısında Kullanılan Testler

Şikayetlerin reflüden kaynaklanıp kaynaklanmadığını ve olası komplikasyonları belirlemek için şu tanı yöntemleri kullanılır:

  1. Baryum Özefagus Mide Duodenum Grafisi: Hastanın baryumlu sıvı içerken radyolog tarafından yemek borusu ve mide geçişinin izlendiği testtir.
  2. Gastroskopi: Sedasyon altındaki hastanın ağzından girilerek ışıklı, esnek bir tüp (endoskop) ile yemek borusu ve midenin incelenmesidir.
  3. Özefagus Manometresi ve pH Metre: Burundan gönderilen ince bir tüp aracılığıyla yemek borusundaki basınçların ve asit miktarının ölçülmesidir.

Tedavi Edilmeyen Reflünün Riskleri

Reflü tedavi edilmediği takdirde ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Özellikle yemek borusunda darlık, kanama ve mukoza yapısında kanser öncesi (prekanseröz) değişimler olan Barrett özefagusu gelişebilir. Hastalar genellikle yutma güçlüğü, boğulma hissi ve ani kilo kaybı gibi ciddi semptomlarla kontrol altına alınmaktadır.

Reflü Tedavisi ve Yaşam Tarzı Önerileri

Tedavinin temel amacı semptomları ortadan kaldırmak, yemek borusundaki iltihabı (özefajit) iyileştirmek ve komplikasyonları önlemektir. Hastalık organik bir sebebe dayandığı için genellikle sadece yaşam tarzı değişikliği yeterli olmaz; ancak aşağıdaki uyarılar tedavinin başarısı için kritiktir:

Dikkat Edilmesi GerekenlerÖnerilen Uygulamalar
Tütün KullanımıSigara mutlaka bırakılmalıdır; asit dengesini bozar ve kapakçığı gevşetir.
Beslenme DüzeniGazlı içecekler, alkol, çikolata, kafein, yağlı ve baharatlı gıdalardan kaçınılmalıdır.
Yemek ZamanlamasıYatmadan en az 3 saat önce yemek yeme işlemi sonlandırılmalıdır.
Uyku PozisyonuGece reflüsünü önlemek için yatağın baş ucu yükseltilmelidir.
Giyim ve KiloFazla kilolar verilmeli, sıkı kemer ve dar giysilerden kaçınılmalıdır.

Medikal ve Cerrahi Tedavi

Medikal tedavide mide asidini bastıran H2 blokerleri, proton pompa inhibitörleri ve antiasit grubu ilaçlar kullanılır. Ayrıca gıdaların mideye geçişini kolaylaştıran prokinetik ilaçlar da tercih edilebilir. İlaç tedavisine yanıt vermeyen, kanama veya darlık gibi komplikasyonlar gelişen vakalarda, mide ile yemek borusu arasındaki bariyeri onaran cerrahi tekniklere başvurulur.

Etiketler

Reflü nasıl oluşurReflü belirtileri nelerdirReflünün tedavisi nasıldırReflü neden oluşurReflü ilaçsız tedavi edilebilir miReflü ameliyatı nasıldır

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Selçuk Onart

Prof. Dr. Selçuk Onart

Prof. Dr. Selçuk Onart, 12 Temmuz 1945'de İstanbul'da dünyaya gelmiştir. Lise öğrenimini Kabataş Erkek Lisesi'nde tamamlamasının ardından 1972 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi'nden mezun olmuştur. Uzmanlık eğitimini ise 1975 ile 1978 yılları arasında Uludağ Üniversitesi Bursa Tıp Fakültesi KBB anabilim dalında tamamlamıştır.1982 yılında üniversite Doçenti, 1988 yılında Profesör unvanlarını almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.