Foot and/or ankle problems following limb alignment changes in uni-compartmental knee arthroplasty

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Unikondiler Diz Artroplastisi ve Alt Ekstremite Dizilimi
Osteoartrit (OA), yaşlı popülasyonda morbiditenin en önemli nedenlerinden biridir ve sıklıkla diz eklemlerinde görülür. Diz osteoartritinin medial kompartmanda, lateral kompartmana göre 9 kat daha fazla geliştiği bildirilmektedir. Unikondiler Diz Artroplastisi (UKA), unikompartmantal diz OA'sının cerrahi tedavisinde kullanılan, diz fonksiyonlarını geri kazandıran ve ağrıyı dindiren etkili bir yöntemdir.
UKA'nın total diz artroplastisine (TKA) göre temel avantajları şunlardır:
- Çapraz bağların ve diğer kompartmanların korunması sayesinde daha az invaziv bir cerrahi sunması.
- Perioperatif morbiditenin daha düşük olması.
- Postoperatif fonksiyonel iyileşmenin daha hızlı gerçekleşmesi.
- Diz eklemi kinematiğinin doğal yapıya daha yakın olması.
Ayak ve Ayak Bileği Etkileşimi
Alt ekstremitenin biyomekanik dizilimi; kalça, diz, ayak ve ayak bileği eklemlerinin uyumuna bağlıdır. Dizdeki varus veya valgus deformiteleri, ayak ve ayak bileğinde kompanse edici değişikliklere ve anormal yüklenmelere neden olabilir. TKA hastalarında bu deformitelerin nötral aksa düzeltilmesi, daha önceki adaptif değişiklikler nedeniyle ayak bileği fonksiyonlarında bozulmaya yol açabilmektedir.
UKA uygulanan hastalarda varus deformitesi TKA hastaları kadar belirgin olmasa da, alt ekstremite dizilimindeki değişiklikler nedeniyle ayak ve ayak bileği (A/AB) sorunları görülebilmektedir. Bu çalışma, UKA sonrası diz ve ayak bileği dizilimindeki değişiklikleri ve bu sorunların cerrahi sonuçlar üzerindeki etkisini incelemeyi amaçlamaktadır.
Materyal ve Metot
Bu tek merkezli çalışma, 2016-2019 yılları arasında izole medial kompartman OA tanısıyla UKA uygulanan hastalar üzerinde gerçekleştirilmiştir. Çalışmaya dahil edilme kriterleri arasında fonksiyonel olarak sağlam ön çapraz bağ, kaliteli lateral kıkırdak ve ASA skorunun 3'ten küçük olması yer almaktadır.
Katılımcı Profili ve Cerrahi Teknik
Değerlendirilen 50 hastadan 44'ü (13'ü A/AB ağrısı olan, 31'i olmayan) nihai çalışma grubunu oluşturmuştur. Tüm operasyonlar aynı cerrah tarafından, turnike kullanılmadan, medial parapatellar yaklaşım ile gerçekleştirilmiştir. Sabit insertli (fixed-bearing) protezler ve yüksek viskoziteli kemik çimentosu kullanılmıştır.
Radyolojik ve Klinik Değerlendirmeler
Preoperatif ve postoperatif dönemde uzun bacak basarak çekilen grafiler üzerinden şu ölçümler yapılmıştır:
- HKA (Kalça-Diz-Ayak Bileği) Açısı: Femur ve tibia mekanik aksları arasındaki açı.
- MPTA (Medial Proksimal Tibial Açı): Tibial mekanik aks ile eklem yüzeyi arasındaki açı.
- TTA (Talar Tilt Açısı) ve TI (Talar İnklinasyon).
- TDMA (Talar Dome - Mekanik Aks) Açısı.
Klinik sonuçlar; Foot Function Index (FFI), VAS ağrı skalası, WOMAC, SPPB ve SF-12 yaşam kalitesi ölçekleri ile değerlendirilmiştir.
Bulgular ve Tartışma
Araştırmanın en önemli bulgusu, UKA hastalarında fonksiyonel durumu olumsuz etkileyen A/AB sorunlarının nadir görülmediğidir. Çalışma grubundaki hastaların %29,5'inde (13 hasta) postoperatif dönemde ayak bileği sorunları tespit edilmiştir.
| Parametre | A/AB Sorunu Olanlar | A/AB Sorunu Olmayanlar | p Değeri |
|---|---|---|---|
| Rezidüel Varus (HKA) | -2.82 ± 2.53 | -0.80 ± 3.12 | 0.03 |
| TDMA Değişimi | Anlamsız | Anlamlı | - |
Klinik Çıkarımlar ve Risk Faktörleri
UKA sonrası dizde kalan rezidüel varus deformitesi, ayak bileği sorunları için bir risk faktörü olarak değerlendirilmektedir. Dizdeki her bir derecelik varus artışının, arka ayakta kompanse edici kaymalara neden olduğu bilinmektedir. TKA literatüründe olduğu gibi, UKA'da da dizdeki varus diziliminin nötrale tam getirilmemesi, ayak bileğindeki adaptif süreci zorlayarak ağrıya yol açabilmektedir.
Öne Çıkan Önemli Notlar:
- Medial UKA'da valgus dizilimi, lateral kompartman aşınmasını hızlandırdığı için kabul edilmez.
- Hafif varus dizilimi hedefleniyorsa, cerrahi öncesi arka ayak değerlendirmesi titizlikle yapılmalıdır.
- Ayak bileği ağrısı, radyolojik osteoartrit belirtileri olmasa bile fonksiyonel kısıtlılığa neden olabilir.
Sonuç olarak, UKA planlanan hastalarda cerrahi öncesi detaylı bir ayak ve ayak bileği muayenesi yapılması, postoperatif beklentilerin yönetilmesi ve olası fonksiyonel kısıtlılıkların önlenmesi açısından kritik öneme sahiptir.



