FONKSİYONEL ÇENE ORTOPEDİSİ

Ortopedi, tıbbın kemikleri tedavi eden dalıdır. Çocukluk döneminde ki deformiteleri önleme ve tedavi etme sanatıdır. Kemikler doğru uyarımı aldıklarında büyürler. Erken dönemde doğru stimulasyon verildiğinde kemik doğru yönde büyür. Ortodonti ise ‘’düzgün diş’’ demektir. Ortodontik harekette dişin hareketi yönünde rezorpsiyon(kemik yıkımı), tersi yönde apozisyon(kemik yapımı)olur. Dişle soket arasında ki ilişki değişir. Ayrıca dişi kemiğe bağlayan periodontal liflerin de soketle ilişkisi değişir.

FONKSİYONEL ÇENE ORTOPEDİSİ ‘nde ise kemik gelişimini değiştirmek için dişe bir stimulus(uyarı) verilir. Diş kemikle birlikte hareket eder ancak dişin soketle ilişkisi değişmez. Diş kemikle birlikte istenen yönde hareket eder.

Bu tedavinin esas amacı istenmeyen etkileri ortadan kaldırmak ve bunu büyüme ve gelişim boyunca yapmak böylece direkt olarak nöromüsküler sistem üzerine etki ederek tedaviyi kalıcı olarak tamamlamaktır. Çene kemiğinin gelişimini nöromüsküler sistem kontrol eder. Bu yöntemle hem çocuk hem de erişkinlerde çalışmak mümkündür.

FÇO’da 3 temel kavram vardır.

1-Nöro excitation

2-Konum değişikliği

3-Terapötik konum değişikliği

Dişlerden, dilden,kaslardan ve tempora mandibuler eklem ve kapsülünden gelen ve beyne iletilen tüm uyaranlara ‘’PERİFERAL COMPARATOR’’ denir.

Merkezi sinir sistemi (MSS) üzerinde bulunan ve periferal comparatorden gelen uyarıları işleyerek bir komut üreten alanlara‘’ CENTRAL COMPARATOR’’ denir.

Periferal Comparatorden beyne uyarımı yapacak olan 4 ana bölge var.Bunlar;

1-TMJ eklem ve kapsül içersinde ki proprioseptörler

2-Periodontal proprioseptörler

3-Ağız mukozasına ait mekanoseptörler

4-Nöromüsküler demetler ve iğcikler

TMJ eklem ve kapsülünde ki reseptörler

Proprioseptör:Sinir hücresinin ucunda ki özel sonlanmadır. Burası beyne bilgi iletir. Vücudun uzay içinde ki konumuyla ilgili bilgileri beyne iletir. TMJ kapsülü içinde de bu bilgileri ileten proprioseptörler vardır. Bu proprioseptörler ;

1-Stomatognatik sistemi kontrol eder

2-Isırma kuvvetini kontrol eder.

3-Mandibulanın konumunu kontrol eder.

4-Elevator kasların gevşemesini kontrol eder.

TMJ ‘in kondilini örten bir kapsül vardır.Kondilin yaptığı en ufak bir hareket bile kapsül içinde ki reseptörler tarafından algılanır ve bu bilgi beyne iletilir.Beyin de bununla ilgili bazı cevaplar üretir.Bu reseptörler, büyüme süreçleri boyunca doğru uyarımlar verilmezse ısırma kuvveti gibi gerekli fonksiyonlar için yeterli olacak olgunluğa erişemeyecektir.

2-periodontal proprioseptörler :Dişin alveol soketi içersinde çene kemiğine tutunmasını sağlayan periodontal ligamentlerin içersinde yer alırlar..

Bunlar:

1-Otomatik Discharge:24 saat boyunca devrededirler ve mandibulanın nerde olduğunu yani konumunu beyne iletirler.Ağaç dalları gibidirler..

2-Terminal Button: 3-4 periodontal ligamenti biraraya getirirler.Dişi alveol soketi içersinde intrüzyon yaptıracak bir kuvvet olduğunda devreye girer.Çok çok hafif bir intruzyonu bile algılar ve bu bilgiyi beyne iletir.Beyin de cevap olarak hangi kasların kasılması gerektiği bilgisini kaslara iletir.Kısaca bu reseptörler çiğneme kuvvetinden sorumludurlar.

3-Terminal Halka:Elevator kasların gevşemesini sağlar.

TMJ de ki ilk 3 reseptör, peridontal proprioseptörlerle aynıdır.Ama onlar kadar hassas değildirler.

Dişsiz kalındığında TMJ de ki reseptörler periodontal proprioseptörlerin yerini alırlar. Ancak görevlerini yerine getirebilmeleri için çok uzun zaman geçmesi gerekir. O yüzden total protez kullanan hastaların protezlerine alışması, protezlerini yerinde tutabilmeleri, yeterli ısırma ve çiğneme kuvvetlerini kazanabilmeleri için zaman ve sabır gereklidir.

Periodontal reseptörlerin uyarılması için çok hafif bir uyaran yeterlidir. Dişlere herhangibir apareyin herhangibir aksesuarının temasını rahatlıkla ayırtedebilir .Beyne gönderilecek bilgilerden de beyinden farklı cevapların gelmesini sağlayacaktır.

Eğer periodontal reseptörlere kesikli bir uyarım sağlanırsa sürekli bir kuvvet uygulamaktan daha etkili bir sonuç elde edilir. O yüzden FÇO apareyleri çok sıkı olarak tutturulmazlar, ağızda serbest olarak kalırlar. Hasta her yutkunduğunda aparey uyaran sağlar. Hasta gevşediğinde aparey aşağıya iner. Bu kesikli uyarım beyne yapılan afferent uyarımı arttırır.

3-Ağız mukozası ve dil üstünde ki mekanoseptörler

Dilin proprioseptörleri vücudun düzgün konumda durabilmesini sağlamaya yarayacak kadar önemli dir. Şöyle ki; Gözleri görmeyen ya da bir şekilde görmesi engellenen birinin şayet dilini doğru bir konumda tutmasını sağlayacak şekilde düzgün bir uyaran alması sağlanırsa vücudunu da düzgün bir konumda tuttuğu gösterilmiş. Dilin algılamasının konum için çok önemi var. Ağız içine takılacak herhangibir aparey dili uyaracaktır.

Şayet yutkunma düzgün olmazsa mesela hasta, dilini dişlerinin arasından çıkararak yutkunmaya çalışırsa bu durmda geriye dönüşümsüz olarak kemik ve kas bozukluklarına yol açacaktır. Hatalı yutkunma erken olarak tedavi edilmezse hastanın konumuyla ilgili bazı bozukluklar olur bunu doğru olarak tedavi etmek mümkün olmayabilir. Hasta ne kadar erken tedavi edilirse o kadar iyi sonuç alınır.

Dudak mukozasında ki mekanoseptörlerin yavaş bir adaptasyon kapasitesi vardır ve uyarılma eşik değerleri düşüktür ve tüm bunların en yaygın bulunduğu bölge ise ağız köşeleridir. Adaptasyon yavaşsa bu reseptör beyne uzun süre mesaj göndermeye devam edecektir. Tüm gün ve gece boyunca hasta apareyini takarsa bu uyarım devam edecektir.

4-Nöromüsküler iğcikler ve demetler

Kasın içinde bir lif grubu var. Bunların etrafında da sensitif sinir uçları halkasal olarak durur.Kas gevşekken spiralin halkalar birbirinden ayrılmıştır, gevşektir. MSS ‘ne iletilen iletiler nörona bağlanır ordan kasın içine gelir ve kasın kasılmasını sağlar. Kas kasıldığında tendon üstünde ki başka bir reseptörü uyarır. Tendonun gerildiğini algılar. Bu da beyne algılayıcı sensitif bir uyrım gönderir. Buda negatif uyarıma sebep olur. Bu da kasa gevşeme emrini verir.

Kaslarda sürekli bir kas tonusu vardır. Sürekli olarak bir miktar kasılma korunuyor kasta ve buna tonus deniyor. Tonusu gamamotornöronlar sağlıyor.Kas tonusu kemik modelasyonu için çok önemlidir.

Kasların en iyi konumu elde etmek için sürekli olarak uyarılmasını sağlamak gerekir.Kaslar içersinde farklı yoğunlukta iğcikler vardır.Önemli kasların içinde fazlaca iğcikler var.Ve bir apareyle iğcikler uyarıldığında tonus sağlamak için bir uyarım elde etmiş oluruz.Tonus kemik büyümesini koordine etmesi için çok önemlidir.Tonus, kemiğin şekillenmesi üzerine etkili olan en önemli mekanizmadır.

FÇO apareyleri yapılarak yapılan bir müdahele yeterli bir kas fonksiyonu sağlamayı amaçlar.Bu şekilde düzgün kemik gelişimi ve büyümesi için gerekli olan düzgün uyarım sağlanmış olur.Doğru stimülasyonda kemik doğru modele olur.Kemik hangi forma sahip olması gerektiğini bilmez.Kemiğe şeklini veren kastır.Hasta ağzına aparey takınca yüz,boyun,dudaklar ve pek çok kas grubu uyarılır.Tüm bunlar doğru olarak uyarıldığında kemiğe de doğru şeklini verir.

FÇO da ilk kural nöroexitasyondur.2.si konum değişikliğidir.Hastanın ağzına FÇO takılan her durumda bir konum değişikliği yapmış olur.Konum değişince nöroexitasyona sebep olur.

3-TERAPÖTİK KONUM DEĞİŞİKLİĞİ (DA)

Çiğneme işlemini dişler birbirine max. Temas edecek pozisyonda yapar.Buna max. İntercuspidasyon denir.Yutkunmak için de max.interc.’na ihtiyacımız var.Ayrıca mandibulaya destek sağlamak için de bu gerekli.

Embriyolojik olarak premaxilla ve 4 keser diş frontonazal çıkıntıdan köken alır.Bu kısımda beyinden gelir.Bu kısımda çokça sinir ucu var.Üst keserlerin periodontal ligamentlerinde pek çok reseptör var.Üst keserlerin alt dişlerle temasını sağladığımız her durumda MSS’ne devasa boyutta bilgi aktarırız.Beyinden aşağıya doğru gelen motor uyaran da çok güçlü olacaktır.İşte üst dişlerin alt dişlerle temas ettiği bu konuma TERAPÖTİK KONUM DEĞİŞİKLİĞİ (DA:Determinant area) denir.Tüm tedavi tiplaerinde bu konumu elde ettiğimizde hızla sonuç alırız.

FÇO ‘da 8 fonksiyonel öncelik vardır.

1-TMJ, 2-Dil , 3-Mandibula , 4-Boyun, 5-Kafa-omurga bileşimi, 6-Mandibula altı bölge,

7-Omurga, 8-Üst hava yolunda değişiklik

FÇO ile çalışırken etkili olan mekanizmalar şunlardır..

1-Lateral pterygoid dizgini:Alt çeneyi sağa ve sola kaydıran kas dizginidir.Karşıt olarak çalışır.Sağ dizgin kasıldığında alt çene sola, sol dizgin kasıldığında alt çene sağa gider.

2-Styloglossus dizgini:Dilin lateral kısmını oluşturur. Düz dizgindir.Sağda ki kısım kasılınca dil sağa, solda ki kısım kasılınca da dil sola gider.Her iki dizgin dilin ucunda birleşir.

3-Digastrik dizgin:Her iki kasın kasılması ile ağız düz aşağıya doğru açılır. Sağ dizgin kasıldığında çene sağa doğru açılıp rotasyon yapar, sol dizgin kasıldığında çene sola doğru açılıp rotasyon yapar.

Hastaya apareyini her taktığımızda bu dizginleri etkilemiş oluyoruz ve dizginlerin çalışma şeklini değiştirmiş oluyoruz.

Fonksiyonel apareylerde çok önemli olan bir diğer şey de her hasta için bireyselleşmiş tedavi yaklaşımı sunmaktır. Her hasta için analiz yapıp, 8 önceliği değerlendirip en uygun olacak aparey nedir onu planlarız.

Apareylerden amaç bu 8 önceliğin eşzamanlı çalışmasını sağlamak, hastanın nörofizyolojik fonksiyonunu doğru olarak temin edebilmektir. Böylece büyüme için gerekli olan en iyi stimulasyonu birarada sağlamış oluruz.


İstanbul Diş Hekimi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!