Fıtık, karın kaslarının iç tabakalarının zayıflaması veya yırtılması sonucu gelişen şişliklerdir. Karnı çevreleyen zarın, zayıflamış karın duvarından dışarı itilmesi nedeniyle oluşan keseleşmelerdir. Bu durum bağırsakların ve karın içi dokuların, karın boşluğu dışında oluşan kese içerisinde yer almasına neden olur. Aşırı yük kaldırma, akciğer hastalıkları vb. hastalıklarda uzun süre devam eden öksürük, şiddetli kabızlık nedeniyle süregelen ıkınma gibi nedenlerle kas zarları zayıflayıp fıtık oluşabilir. Fıtık ağrı yapabilir ve boğulma, ya da içindeki bağırsak bölümünün çürümesi (kangreni) gibi nedenlerle, acil ameliyat gerektiren ciddi sorunlarda yaratabilir. Kadınlarda, erkeklerde ve çocuklarda gelişebilir. Fıtık doğuştan olabilir veya sonradan gelişebilir. Zamanla gerilemez veya kendiliğinden yok olmaz.

Vücudun en sık fıtık rastlanılan bölgeleri hangileridir?

Kasık kanalı, uyluk kanalı, göbek bölgesi, kesi yeri fıtıkları Genel Cerrahi alanını ilgilendiren ve en sık olarak rastlanılan fıtık türleridir. Genel Cerrahi alanının dışında, bel veya boyun fıtıkları da görülmektedir.

Fıtık nasıl anlaşılabilir?

Şişlik

Ağrı: ağır yükler kaldırmakla, uzun dönem öksürmekle, ıkınmakla ve uzun süre oturmak veya ayakta kalmakla ağrı hissedilir. Ağrı aniden başlayan ve keskin olabileceği gibi gün içerisinde giderek artan ve yeri hasta tarafından net olarak tanımlanamayan şekilde de olabilir.

Kızarıklık: Fıtık bölgesinde sürekli ve şiddetli ağrının eşlik ettiği bir duyarlılık veya kızarıklık, fıtık içeriğinin boğulduğunun veya yaşayabilirliğini kaybettiğinin habercisi olabilir. Bu bulguların varlığı mümkün olan en kısa zamanda doktora başvurma zorunluluğu anlamına gelir.

Bulantı

Kusma

Uyluk bölgesinden bacağa doğru yayılan ağrı

Fıtık ile benzer bulgular veren hastalıklar hangileridir?

Epididim iltihabı

Çıbanlar (köpek memesi)

Hidrosel (testislerde olan sıvı kesecikleri)

Testislerin dönmesi (torsiyon)

Kasık apsesi

Kasık bölgesinde kan oturması (hematom)

Yağ bezesi

Lenf bezi iltihabı (lenfadenit)

Tümörler

Testis bölgesi varisi (varikosel)

Fıtık oluşumu için kolaylaştırıcı faktörler nelerdir?

Şişmanlık

Ağır yük kaldırma

Uzun süren öksürük

Dışkılama veya idrar yapma için ıkınma

Karında sıvı birikmesi (asit)

Periton diyalizine giren hastalar

Kronik akciğer hastalığı (astım, bronşit, vb.)

Ailede fıtık öyküsü

Kasık (inguinal) fıtığı ne sıklıkta olur?

Fıtıkların yaklaşık % 75’i kasık bölgesinde gelişir.

Kasık fıtıklarının (inguinal herni) % 90’ı erkeklerde görülür.

Erkeklerin % 25’inde ve kadınların % 2’sinde yaşamlarının herhangi bir döneminde kasık fıtığı gelişir. İndirekt ve direkt olmak üzere iki tipte olur. İndirekt fıtıkta testisler ile birlikte torbaya dek inen bir fıtık söz konusudur. Direkt fıtık ise karın duvarının orta yaştan sonra zayıflamasına bağlı olarak bağırsağın dışarı doğru çıkmasına verilen addır.

Uyluk (femoral) fıtığı ne sıklıkta olur?

Fıtıkların sadece % 3’ü uyluk bölgesinde yer alır ve sıklıkla kadınlarda görülür.

Uyluk fııtğında (femoral herni) kasığın hemen altında şişlik görülür.

Boğulma riskleri yüksektir.

Göbek (umbilikal) fıtığı ne sıklıkta olur?

Göbek kanalı normalde 2 yaşta kapanması gereken bir kanaldır, şayet açık kalırsa göbek fıtığı oluşur ve göbek bölgesi ileri yaşlarda karın duvarının zayıf noktalarından birisi olarak kalır.

Çocuklarda kasık fıtığı % 4 oranında görülürken, göbek fıtığı her üç çocuktan birinde görülür.

Göbek fıtıklarının (umbilikal herni) % 10-30’u bebeklik çağında belirlenir.

Çocuklarda genellikle 2-4 yaş arasında ameliyatla onarım önerilir.

Kesi yeri fıtığı (insizyonel) ne demektir?

Kesi yeri fıtığı veya tıbbi adı ile insizyonel herni ameliyat sonrasında ameliyat bölgesinde gelişen fıtıklara verilen addır. Tüm fıtıkların % 10’unun oluştururlar. Karın ameliyatlarından sonra % 2-10 arasında görülür. Ameliyatla onarılmalarından sonra bile % 20-45 oranında tekrarlama yani nüks görülebilmektedir. Son yıllardaki araştırmalar kesi yeri fıtıklarında laparoskopik onarımın daha üstün olduğunu göstermektedir.

Fıtık tanısında hangi görüntüleme yöntemleri kullanılır?

Fıtığın aslen tanısında Cerrah muayenesi önemlidir, ancak ortada kalınan ve muayene bulgularının net olmadığı durumlarda görüntüleme yöntemleri devreye girer.

Karın röntgeni: boğulmuş fıtıklarda yarar sağlayabilir.

Ultrasonografi: özellikle muayene ile belli olmayan fıtıkların ortaya konulmasında yararlıdır.
Bilgisayarlı tomografi: özellikle muayene ile belli olmayan ve ultrasonografi ile görülemeyen küçük fıtıkların (nokta fıtığı) belirlenmesinde yararlıdır.

Tedavi seçenekleri nelerdir?

Tedavide tek seçenek ameliyattır. Fıtık tedavisinde cerrahi teknik olarak çok fazla seçenek ileri sürülmüş, ancak yıllar içerisinde teknikler evrensel olarak standartlaşma yoluna gitmiştir. Fıtık bağlarının, ilaçların veya alternatif tıp yöntemlerinin anlamlı olmadığı ve tek etkin tedavinin ameliyat ile onarım olduğu kabul edilmektedir. Günümüzde fıtık ameliyatları başlıca iki yöntemle yapılmaktadır. İlki fıtığın olduğu kasık bölgesinde dışarıdan yapılan bir kesi ile gerçekleştirilen açık veya geleneksel olarak adlandırabileceğimiz yöntem ve ikincisi ise laparoskopik fıtık onarımıdır.

Açık fıtık onarımı nasıl yapılır?

Dışarıdan yapılan kesi yardımıyla cerrah, deri ve derialtını geçerek fıtıklaşmanın olduğu düzeye ulaşır. Fıtığa gerekli girişim yapıldıktan sonra sadece delik alanına veya bölgeye cerrahi yama konularak tamir tamamlanır. Bu yöntemin lokal (bölgesel) anesteziyle yapılabilmesi ve görece olarak daha ucuza mal olabilmesi gibi avantajları vardır. Ancak laparoskopik onarımla karşılaştırıldığında ameliyat sonrası daha fazla ağrı oluşturması ve iyileşme sürecinin daha uzun olması gibi dezavantajları vardır.

Erişkin yaş grubunda ki tüm hastalarda yama kullanılması uygun mudur?

Cerrahi yama kullanılmadan sadece dikişle gerçekleştirilen onarımlar artık terk edilmiştir. Yama kullanımının standart hale gelmesi eğiliminde hem sonuçların daha başarılı olmasının hem de yamaların uzun dönemde hastalarda ret veya enfeksiyon gibi eskiden sık rastlanılan sorunları çok ender olarak yarattığının belirlenmesinin rolü vardır. Sık kullanım nedeniyle de yama teknolojisinde son yıllarda ciddi gelişmeler elde edilmiştir. Hala sık olarak kullanılan düz emilmeyen sentetik yamaların yanı sıra, bir kısmı zamanla emilebilen ve sonunda hastada daha az yabancı cisim kalmasını sağlayan yamalar ve önceden şekillendirilmiş yamalar da kullanılmaya başlanmıştır. Laparoskopik onarımda kullanılan, önceden şekillendirilmiş ve üç boyutlu tasarlanmış yamalar cerrahi uygulamaların daha hızlı ve rahat olmasını sağlamıştır.

Laparoskopik fıtık onarımı nasıl yapılmaktadır?

Laparoskopik fıtık onarımı, üç adet küçük kesi, laparoskopi teknolojisi ve yamanın kullanıldığı yeni bir yöntemdir. Bu yöntemde içi boş bir boruya benzetebileceğimiz kanülün içinden yerleştirilen ve özel bir kameraya bağlanmış olan teleskop, cerrahın fıtık ve çevre dokuları bir monitörden görebilmesini sağlamaktadır. Cerrahın içeride çalışabilmesini sağlamak için iki adet daha kanül yerleştirilmektedir. Fıtık, karın duvarı arkasından onarılmakta ve böylelikle yama karın içindeki bağırsaklar ile temas etmemekte ve bu da ileride gelişebilecek yapışıklık ve buna bağlı bağırsak düğümlenmesi risklerini ortadan kaldırmaktadır. Fıtıklaşan alana cerrahi yama konulmakta ve özel küçük vidalar yardımıyla da yama tespit edilmektedir. Birçok merkez için maliyetin daha yüksek olması ve yöntemin genel anesteziyle yapılma zorunluluğu yöntemin dezavantajları gibi görülmektedir. Buna karşın daha az ağrı ve daha hızlı iyileşme ve işe erken geri dönebilme gibi avantajları nedeniyle hem cerrahlar hem de hastalar tarafından giderek artan oranda yeğlenmektedir. Şu an kuzey Amerika ve kuzey Avrupa ülkelerinde her dört fıtıktan birinin laparoskopik olarak tedavi edildiği bilinmekte, ülkemizde ise bu konuda deneyimi olan cerrahlar tarafından giderek artan sıklıkta uygulanmaktadır.

Laparoskopik fıtık onarımı herkese yapılabilir mi?

Daha önce yapılmış olan karın ameliyatları ve bazı yandaş hastalıklar laparoskopik yöntemin öncelikli olarak düşünülmemesine neden olabilir. Daha sonra cerrahın ve hastanın bu ameliyata yönelik beklentilerini tartışıp, yönteme birlikte karar vermeleri en akılcı yol olacaktır.

Laparoskopik fıtık ameliyatı öncesinde ne gibi hazırlıklar gereklidir?

Hastanın yaşına ve tıbbi durumuna göre ameliyat öncesi yapılması gereken değerlendirmeler farklılık gösterir. Hangi tetkiklerin ve konsültasyonların yapılacağı ameliyat öncesindeki görüşmede belirlenir. Ayrıca hastanın kullanmakta olduğu ilaçların gözden geçirilmesi de ani sürprizlerini önleyebilir. Örneğin son güne kadar kullanılan bazı kan sulandırıcı ilaçlar kanama riskini arttırabilir. Özellikle genel anestezi alacak hastalarda hastanın ameliyattan önceki son sekiz saatte tam açlık gereklidir. Laparoskopik fıtık onarımı ameliyatında yeğlenen anestezi şekli genel anestezidir.

Eğer ameliyat laparoskopik yöntem ile tamamlanamaz ise ne olur?

Laparoskopik olarak gerçekleştirilen ameliyatların hepsinde, düşük bir oranda, açık cerrahiye değişme olasılığı vardır. Laparoskopik fıtık onarımında bu riski artıran nedenler şişmanlık, yoğun yapışıklıklara neden olan geçirilmiş karın ameliyatları ve ameliyat sırasında ortaya çıkan kanamalardır. Açığa dönme kararını verme sürecinde ki temel nokta hasta güvenliğidir.

Fıtıklarda laparoskopik yöntemin üstünlükleri nelerdir?

Çift taraflı kasık fıtıklarında üç adet küçük delikten her iki tarafın fıtıklarının da onarılabilmesi ve hatta bazı özel durumlarda aynı deliklerden göbek fıtığının da onarılabilmesi (üç fıtığın aynı anda üç delikten onarılabilmesi üstünlüğü)

Tekrarlayan (nüks) fıtıklarda yapılması avantajlıdır.

Daha az ağrılı olması

Hastanın işine daha erken dönebilmesi

Ameliyat sonrası dönem nasıldır?

Fıtık ameliyatlarının çoğunda hasta ameliyat gecesi hastanede kaldıktan sonra ertesi gün taburcu olabilmektedir. Hastaların ameliyat sonrası dönemlerinde ağrı pek sorun olmamaktadır. Laparoskopik fıtık onarımı sonrası etkin ağrı kontrolünün sağlanması ve hareketlenmenin cesaretlendirilmesiyle günlük aktiviteye çok erken geri dönülebilmektedir. Hastalar artık 24 saat içerisinde tüm hijyenik gereksinmelerini kendi başlarına halledebilir, 2-3 gün içerisinde günlük işlerini yapar ve 5-7 gün içerisinde aktif iş yaşantısına döner hatta araba kullanır noktaya gelirler.

Laparoskopik fıtık onarımının komplikasyonları nelerdir?

Cerrahide her ameliyatın kendine has bir komplikasyon listesi ve bu komplikasyonların görülme oranı vardır. Laparoskopik fıtık onarımında çok daha az görülen kanama ve infeksiyon ise yaklaşık olarak tüm ameliyatlarda görülebilecek komplikasyonlarındandır. Damarların, sinirlerin, sperm kanalının, mesanenin ve bağırsakların yaralanması nadir de olsa bildirilen komplikasyonlarıdır. Ameliyat sonrası ilk idrarın yapılmasında da sıkıntı olabilir. Onarılmış olan fıtık nüks edebilir, bu oran hem açık cerrahide hem de laparoskopik cerrahide % 1’in altında olmakla birlikte ameliyat öncesi bu olasılığın hasta tarafından bilinmesi uygundur. Kullanılan vidaların kasık sinirine yakın bir bölgeye isabet etmesi nedeniyle tahrişe bağlı olarak nadiren şiddetli kasık ağrıları (osteitis pubis) gelişebilir, bu durum yamanın tespitinde kullanılan yamaların kasık sinirini sıkıştırması nedeniyle oluşur. Kronik kasık ağrısı bazı hastaları bezdirebilen bir durum olabilir.

Gebelik sırasında fıtık görülürse nasıl tedavi edilebilir?

Bir gebede fıtık görülmesi durumunda, Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı’na ek olarak bir Genel Cerrah muayenesi gereklidir. Mümkünse mecbur kalmadıkça gebelerin fıtık ameliyatları doğumun 3-6 ay sonrasına ertelenmeye çalışılır. Gebeliğin tek başına fıtığı büyütmek anlamında aşırı bir yükü olmaz. Gebelikte fıtık ameliyatından kaçınmak mümkün olmazsa, o takdirde gebeliğin 3-6. ayları arasında (ikinci trimester) fıtık onarılır.


Çanakkale Genel Cerrahi uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!