Doktorsitesi.com

Fetal ekokardiyografi gereken durumlar nelerdir?

Doç. Dr. Evren Semizel
Doç. Dr. Evren Semizel
2 Eylül 2015262 görüntülenme
Randevu Al
Fetal ekokardiyografi gereken durumlar nelerdir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Fötal Ekokardiyografi Hangi Durumlarda Yapılmalıdır?

Anne karnındaki bebeğin kalp sağlığını değerlendirmek amacıyla uygulanan fötal ekokardiyografi, belirli risk faktörleri taşıyan gebeliklerde hayati önem taşır. Bu inceleme, bebekte oluşabilecek doğumsal kalp hastalıklarını önceden teşhis etmek ve gerekli önlemleri almak için kullanılır. Fötal ekokardiyografi ihtiyacını belirleyen faktörler; anneye bağlı durumlar, fötusa bağlı bulgular ve aile öyküsü olmak üzere üç ana başlıkta incelenir.

Anneye Bağlı Risk Faktörleri

Annenin sahip olduğu kronik hastalıklar veya gebelik sürecindeki sağlık durumu, bebeğin kalp gelişimini doğrudan etkileyebilir. Bu kapsamda dikkat edilmesi gereken başlıca unsurlar şunlardır:

  • Diyabetes Mellitus (Şeker Hastalığı): Annede şeker hastalığı bulunması durumunda bebekte kalp hastalığı görülme sıklığı %3-7 arasındadır. Özellikle kan şekerinin kontrol altında tutulamadığı durumlarda risk en yüksek seviyeye ulaşır.
  • Kollajen Doku Hastalıkları: Sistemik lupus eritematozus gibi otoantikor üretimiyle seyreden hastalıklar, fötusta ciddi ritim sorunlarına yol açabilir.
  • Fenilketonüri: Fenilalanin düzeyi yüksek olan annelerin bebeklerinde kalp hastalığı riski %25-50 arasındadır. Bu oran, normal popülasyona göre 10 kat daha fazladır.
  • Kan Uyuşmazlığı: Anne ve bebek arasındaki kan uyuşmazlığı, fötusta kansızlık ve kalp yetmezliği gelişmesine neden olabilir.
  • İleri Anne Yaşı: 35 yaş ve üzerindeki gebeliklerde, başta Trizomi 21 olmak üzere doğumsal bozuklukların görülme sıklığı artmaktadır.
  • İlaç Kullanımı ve Enfeksiyonlar: Gebelik sırasında kullanılan bazı ilaçlar organ gelişimini bozabilir; ayrıca geçirilen enfeksiyonlar da risk faktörüdür.
  • Anomalili Doğum Öyküsü: Daha önce anomalili bebek sahibi olan annelerin sonraki gebelikleri yakından takip edilmelidir.

Fötus ve Gebelik Süreciyle İlgili Bulgular

Gebelik takibi sırasında yapılan rutin kontrollerde saptanan bazı bulgular, kalbin ayrıntılı incelenmesini zorunlu kılar. Bu durumlar aşağıda belirtilmiştir:

Ultrasonografik Bulgular

Ultrason muayenelerinde kalbin dört-boşluk pozisyonunda anormal bir görüntü saptanması, doğumsal kalp hastalığı olasılığını kuvvetle düşündürür. Ayrıca, ultrasonda kromozom anomalisi şüphesi uyandıran herhangi bir bulguya rastlanması, kalbin de detaylı şekilde incelenmesini gerektirir.

Kalp Hızı ve Ritim Bozuklukları

Fötal kalp hızında görülen belirgin anormallikler, fötal ekokardiyografi yapılması için doğrudan bir endikasyondur. Kalp atışlarındaki düzensizlikler, altta yatan yapısal bir sorunun habercisi olabilir.

Fötal Ekokardiyografi Ne Zaman Yapılır?

Fötal ekokardiyografi incelemesi, gebeliğin 16. haftasından itibaren her aşamada uygulanabilir. Ancak tıbbi açıdan en ideal zamanlama şu şekildedir:

İnceleme ZamanıNeden Tercih Edilir?
18-20. HaftalarGörüntü kalitesinin en yüksek olduğu dönemdir.
Erken Teşhis AvantajıAnormallik saptandığında gebeliği sonlandırma seçeneği sunar.

Ailede doğumsal kalp hastalığı öyküsü bulunması durumunda, bu taramaların yapılması genetik risklerin yönetilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

Etiketler

Fetal ekokardiografi: anne karnında kalp hastalığı tanısıFetal ekoKonjenital kalpKonjenital kalp hastalığı tanıFetal ekokardioKonjenital kalp hastaliklarFetal eko testiFetal eko testi nedirFetal eko testinin amacı nedir

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Evren Semizel

Doç. Dr. Evren Semizel

Doç. Dr. Evren SEMİZEL, Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde (İngilizce) başladığı tıp eğitimini 1996 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise yine Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapmış ve 2002 yılında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.