Doktorsitesi.com

Facebook Hayatımızda Nasıl Kullanılıyor?

Dr. Öğr. Üyesi Orhan Çelik
Dr. Öğr. Üyesi Orhan Çelik
7 Kasım 2017133 görüntülenme
Randevu Al
Facebook Hayatımızda Nasıl Kullanılıyor?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Teknolojinin Dönüşümü ve Sosyal Ağların Doğuşu

Teknoloji, yüzyılı aşkın bir süredir dünyayla ilişki kurmamızı sağlayan ve sürekli gelişen temel bir araçtır. Bu gelişimin en dikkat çekici halkalarından biri olan Facebook, 2004 yılında Harvard Üniversitesi'nde bir öğrencinin arkadaşları arasında bağlantı kurma amacıyla geliştirdiği bir sosyal ağ teknolojisi olarak hayatımıza girmiştir.

2010 yılı verileri incelendiğinde, dünya genelinde günlük 200 milyon kişinin Facebook’u ziyaret ettiği ve ortalama 55 dakikasını bu platformda geçirdiği görülmektedir. Türkiye, 23 milyon kullanıcı sayısı ile bu istatistiklerde dünya sıralamasında üst basamaklarda yer alarak platforma olan yoğun ilgisini kanıtlamaktadır.

Facebook Kullanım Motivasyonları ve Sosyallik Algısı

Türkiye'deki bu yoğun ilginin gelişmiş bir sosyalliğin göstergesi olup olmadığı önemli bir tartışma konusudur. Kullanıcılara platformu tercih etme nedenleri sorulduğunda genellikle şu yanıtlar alınmaktadır:

  • Mevcut arkadaşlarla sürekli iletişim kurmak,
  • Eski tanıdıkları ve arkadaşları bulmak,
  • Video ve fotoğraf paylaşımı yapmak.

Ancak bu temel motivasyonların ötesinde, platformun gözetleme, gözetlenme, röntgencilik ve teşhircilik gibi eğilimleri beslediğine dikkat çekilmektedir. Roman, radyo ve televizyon gibi tüm iletişim biçimleri, özünde başkalarının hayatlarını bilme arzusu üzerine kuruludur. Bu bağlamda sosyal medya, dedikodunun kitleselleştirilmiş modern bir biçimi olarak değerlendirilebilir.

Gözetleme Kültürü ve Psikolojik Tatmin

Televizyon programlarındaki "Biri Bizi Gözetliyor" formatı gibi, bireyler sosyal medyada başkalarının gerçek yaşamlarını en sıradan detaylarıyla takip etmektedir. Bu süreçte tüketilen içerikler, üzerinde derinlemesine düşünülmeden anlık bir haz ve tatmin kaynağına dönüşmektedir.

Kullanıcı EğilimiPsikolojik Karşılığı
ÖzdeşleşmeFavori kişilerle bağ kurarak içsel boşluğu doldurma
HayranlıkMeşhur insanların hayatına bakarak onlar gibi olma arzusu
Üstünlük KurmaAlt sınıfların hayatını izleyerek büyüklenme hissi
OnaylanmaGörülme yoluyla benliğe verilen arzu uyandırıcı onay

Sanal Kimlik ve Gerçek Kendilik Yanılsaması

Facebook, kullanıcıların kendilerini çeşitli göstergelerle (paylaşımlar) temsil ettiği sanal bir alan sunar. Bu platformda bireyler; fotoğrafları, beğenileri ve statü verileriyle idealize edilmiş bir benlik kurgularlar. Ancak bu durum, "gerçek kendilik" ile sanal temsil arasında bir yanılsamaya yol açar.

İnsan doğası gereği sosyal medyada genellikle sadece iyi taraflarını sergileme eğilimindedir. Oysa gerçek kendilik; bölünmelerin, belirsizliklerin ve karmaşık kurguların bir toplamıdır. Gelişen teknoloji, bireye kendi imgesini sürekli tasarlama ve geliştirme imkanı sunarak, bu imgeyi bir statü veya artı değer olarak kullanma şansı vermektedir.

Sosyal Medya Bağımlılığı ve İnsani İlişkiler

Günümüzde sosyal medya kullanımı, kendi imgemize aşık olduğumuz bir narsisizm alanı veya gerçeklerden kaçış yolu haline gelmiş olabilir. Bu noktada şu kritik soruları sormak gerekir:

  1. Kurulan sanal arkadaşlıkların ne kadarı gerçek ve duygusal bir bağa sahiptir?
  2. Zor zamanlarda sanal arkadaşlar gerçek dünyaya geçiş yapabilecek mi?
  3. Sosyal medya, suçluluk duyguları ve korkulardan kaçmanın bir yolu mudur?

Gerçek varoluşumuzla kuracağımız tatminkar dostluklar ve reel ilişkiler, hayatı güzelleştiren en temel unsurlardır. Bu bağımlılıktan uzaklaşarak göz göze iletişim kurmak, birbirimizin hikayelerini dinlemek ve daha derin bağlar oluşturmak, insanın en temel ihtiyacı olan içten beraberlikleri yeniden canlandıracaktır.

Etiketler

PsikolojiSosyal medya bağımlılığıSosyal medya kullanımıFacebook kullanımı

Yazar Hakkında

Dr. Öğr. Üyesi Orhan Çelik

Dr. Öğr. Üyesi Orhan Çelik

20 yıllık uzmanlık, 15 yıllık muayenehanecilik tecrübesi ile aynı yerde hizmetinizdeyiz . Hem psikoterapi hem de gerektiğinde ilaç tedavisi aynı seans da yapabiliyoruz.
 
Gri psikiyatri 2001 yılında psikiyatr&psikoterapist Yrd.Doç.Dr. Orhan Çelik tarafından kuruldu. Selçuk Üniversitesi Konya tıp Fakültesini 1991 yılında bitirdi.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.