Doktorsitesi.com

Evlilik Öncesi Danışmanlık Ve Doğru Eş Seçimine Karar Verme

Aile Danışmanı Ezgi Erdoğan
Aile Danışmanı Ezgi Erdoğan
16 Aralık 2022138 görüntülenme
Randevu Al
Evleneceğimiz kişinin kim olduğuna karar vermek demek bundan sonraki uzun yaşam yolculuğunu kiminle yapmak istediğine karar vermek demektir. Bu nedenle eş seçimi kişinin hayatta vereceği en önemli kararlardan biridir. Eş seçiminde yanlış kararlar almak kişiyi mutsuz bir hayat yaşamakla yüz yüze getirebilir. Doğrusu aşık olduğumuz bir insanla evlenmek güzel bir şeydir. Ancak bu iyi bir evlilik ilişkisine sahip olacağımızı garantilemez. Eş seçiminde sevgi son derece önemli ve gerekli olmakla birlikte yeterli değildir. Bu nedenle eş seçimine karar verirken kişi hem kendini hem eş adayını iyice tanımaya çalışmalı ve değerlendirmelidir. Konu hem duygusal açıdan hem mantıksal açıdan enine boyuna iyice tartıp biçilmelidir. Evlilik terapisi seanslarında eşler daima ötekinin değişmesini talep ederler. Çünkü her şey ona göre eşinin başının altından çıkıyordur. Tabi öteki de berikinin düşündüğü gibi düşünüyor. Oysa kişinin iyi bir evlilik ilişkisine sahip olabilmesi için önce kendini iyi tanıması sonra da eş adayını tanıma safhasına geçmesi gerekir.
Evlilik Öncesi Danışmanlık Ve Doğru Eş Seçimine Karar Verme
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Evlilik Öncesi Eş Seçiminde Dikkat Edilmesi Gereken Temel Adımlar

Evlilik kararı almadan önce bireyin atması gereken en kritik adım, sağlıklı bir eş seçimi sürecini yönetmektir. Bu süreç, sadece karşı tarafı tanımaktan ibaret olmayıp, derin bir öz farkındalık gerektirir. Kişinin kendi dinamiklerini anlamadan bir başkasıyla uyum sağlayıp sağlayamayacağını öngörmesi, genellikle eş seçiminde yapılan en büyük hatalardan biridir.

İlk Adım: Derinlemesine Kendini Tanıma ve Farkındalık

Kişi, "Ben kiminle evleniyorum?" ve "Onunla anlaşabilecek miyim?" sorularına sağlıklı cevaplar verebilmek için önce kendi kimliğini tahlil etmelidir. Genellikle eş adayına odaklanmak, kişinin kendi ihtiyaçlarını ve karakterini göz ardı etmesine neden olur. Dolayısıyla, evlilik yolculuğuna çıkmadan önce kendini tanımak bir zorunluluktur.

İçsel Yolculuk ve Duygusal Kalıpların Keşfi

Kendini tanıma süreci, kişinin aile ortamında, iş yaşamında ve ikili ilişkilerde nasıl bir tutum sergilediğini anlamasıdır. Bu süreç, zaman zaman zorlayıcı olabilen uzun ve yorucu bir iç yolculuk gerektirir. Bu yolculukta dikkat edilmesi gereken unsurlar şunlardır:

  • Duygusal Kalıplar: Anne karnından başlayarak çocukluk döneminde şekillenen korku, nefret, öfke, sevinç ve coşku gibi duyguların fark edilmesi.
  • Zayıf ve Güçlü Yönler: Kişinin kendi kapasitesini ve sınırlarını net bir şekilde ayırt etmesi.
  • Önceliklerin Belirlenmesi: Hayattan ve evlilikten beklentilerin neler olduğunun netleştirilmesi.

Öz Benlik Algısında Yapılan Yaygın Yanlışlar

Kişinin kendini tanıma sürecinde düşebileceği iki temel yanılgı bulunmaktadır. Birincisi, benliği olduğundan üstün görmek (şişirme) durumudur; bu durum gerçekçi olmayan beklentilere ve hayal kırıklıklarına yol açar. İkincisi ise kendini değersiz görmektir; bu da öz güven eksikliğine ve ilişkilerde olumsuz deneyimlere zemin hazırlar.

Eş Adayını Tanımanın Üç Temel Yolu

Kişi kendi farkındalık sürecini tamamladıktan sonra, eş adayını tanıma aşamasına geçmelidir. Bu aşamada sağlıklı bir analiz için şu üç yöntem izlenmelidir:

  1. Geçmiş Yaşantı Analizi: Adayın geçmişteki deneyimlerini ve yaşam öyküsünü öğrenmek.
  2. Sosyal İzlenim ve Alışkanlıklar: Kişinin çevresinde nasıl bir iz bıraktığına ve günlük alışkanlıklarına bakmak. Unutulmamalıdır ki; alışkanlıklar hayatın kendisidir.
  3. Etkileşim ve Gözlem: Birlikte vakit geçirerek izlenim edinmek.
YöntemOdak NoktasıÖnem Derecesi
Geçmiş YaşantıDeneyimler ve kökenlerKritik
AlışkanlıklarKarakterin yansımasıYüksek
EtkileşimDuygusal uyum ve izlenimTamamlayıcı

Evlilikte Duygusallık ve Gerçekçi Beklentiler

Birçok kişi, sadece etkileşim sırasındaki olumlu izlenimlere dayanarak karar verme hatasına düşer. Duygusal yaklaşım, kişilerin birbirlerinin sadece iyi yönlerini görmesine, olumsuz tarafları ise ancak evlilikten sonra fark etmesine neden olur. Bu durum, evlilikteki en büyük hayal kırıklıklarının ve temel sorunların kaynağıdır.

Aşk ve sevgi, sağlıklı bir ilişkinin başlangıç noktası değil, aksine iyi yürütülen bir ilişkinin meyveleridir. Bu nedenle, eş adayının olumlu ve olumsuz tüm yönleri, kişinin kendi öncelikleriyle kıyaslanmalıdır. Aksi takdirde, hayatın zorlukları başladığında eşler arasındaki anlaşmazlıklar kaçınılmaz hale gelecektir.

Etiketler

Evlilik

Yazar Hakkında

Aile Danışmanı Ezgi Erdoğan

Aile Danışmanı Ezgi Erdoğan

Aile ve Evlilik Danışmanı Ezgi ERDOĞAN. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.