Doktorsitesi.com

EŞCİNSELLİK

Uzm. Dr. Zelkif Akgül
Uzm. Dr. Zelkif Akgül
24 Ocak 2018386 görüntülenme
Randevu Al
EŞCİNSELLİK
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Cinsel Yönelim ve Eşcinsellik Nedir?

Cinsel yönelim, bireyin hangi cinsiyete karşı cinsel ve duygusal bir çekim hissettiğini tanımlayan temel bir özelliktir. Eşcinsellik (homoseksüellik), bu çekimin kişinin kendi cinsiyetiyle aynı olan bireylere yönelik olması durumudur. Örneğin, bir erkeğin diğer erkeklere ilgi duyması, onlarla duygusal ve cinsel birliktelikler kurması eşcinsellik olarak tanımlanır.

Benzer çekim karşı cinse yönelik olduğunda heteroseksüellik, her iki cinse yönelik olduğunda ise biseksüellik olarak adlandırılır. Bir kişinin kendisini eşcinsel olarak tanımlaması için mutlaka cinsel veya duygusal bir deneyim yaşamış olması gerekmez. Tıpkı heteroseksüellerde olduğu gibi, eşcinsellikte de yönelim deneyimden bağımsız bir içsel çekimdir.

Yönelim TürüTanım
EşcinsellikKişinin kendi cinsiyetinden bireylere ilgi duyması.
HeteroseksüellikKişinin karşı cinsiyetten bireylere ilgi duyması.
BiseksüellikKişinin her iki cinsiyetten bireylere ilgi duyması.

Gey ve Lezbiyen Terimlerinin Kökeni ve Kullanımı

Eşcinsellik terimi, 19. yüzyılda tıp ve hukuk otoriteleri tarafından literatüre kazandırılmıştır. Ancak bu yönelim, insanlık tarihinin her döneminde ve tüm kültürlerde var olmuştur. Geçtiğimiz yüzyılda, tıbbi bir tanı kategorisi gibi algılanan bu ifade yerine, özgürleşme hareketleri farklı isimlendirmeleri tercih etmiştir.

İngilizcedeki "gay" (gey) kelimesi başlangıçta her iki cinsiyeti de kapsarken, zamanla daha çok erkek eşcinseller için kullanılmaya başlanmıştır. Kadın eşcinseller ise, kendi yönelimlerini ifade etmek için "lesbian" (lezbiyen) terimini benimsemiştir. Türkiye'de ise 1980'lerden itibaren bu terimler yaygınlaşmış ve "gay" yerine Türkçe okunuşu olan "gey" kelimesi literatürde kabul görmüştür.

Eşcinsellik Bir Cinsel Kimlik mi Yoksa "Üçüncü Cins" mi?

Toplumda yaygın olan yanlış bir kanının aksine, eşcinseller "üçüncü bir cins" değildir. Biyolojik olarak erkek ve kadın olmak üzere iki cinsiyet vardır. Eşcinsel bireyler kendi biyolojik cinsiyetleriyle barışıktır ve cinsel kimliklerini değiştirme arayışında değillerdir.

Eşcinsel erkekler kendilerini erkek, eşcinsel kadınlar ise kadın olarak tanımlarlar. Dolayısıyla, eşcinsellerin heteroseksüel veya biseksüel bireylerden farklı bir biyolojik yapıya veya farklı bir cinsel kimliğe sahip olmaları söz konusu değildir.

Birinin Eşcinsel Olduğu Dışarıdan Anlaşılabilir mi?

Eşcinsellik, dışarıdan gözlemlenebilen toplumsal cinsiyet rolleri veya davranışlarla ayırt edilemez. Bir lezbiyenin mutlaka erkeksi veya bir geyin mutlaka kadınsı davranışlar sergilemesi gerektiği inancı bilimsel bir temeli olmayan yanlış bir kanıdır.

Eşcinseller arasında da heteroseksüellerde olduğu gibi çok çeşitli karakter özellikleri ve davranış kalıpları mevcuttur. Sonuç olarak, bir kişinin eşcinsel olup olmadığı dış görünüşünden değil, ancak kendi beyanı ile anlaşılabilir.

Eşcinsellik Bir "Cinsel Tercih" midir?

Bilimsel veriler, cinsel yönelimin bireyin iradesiyle yaptığı bilinçli bir tercih olmadığını göstermektedir. Hiç kimse hangi cinsiyete ilgi duyacağına karar vererek bu yönelimi seçmez. Bu durum iradeyle değiştirilebilecek bir özellik de değildir.

Cinsel yönelimin kökenine dair yapılan çalışmalar şu sonuçları ortaya koymuştur:

  • Genetik ve doğum öncesi süreçlerin etkili olabileceği düşünülmektedir.
  • Hormon düzeyleri veya beyin yapısındaki bozukluklarla açıklanamaz.
  • Geçmişteki cinsel istismar, aile yapısı veya ebeveyn ilişkileriyle bir bağı yoktur.
  • Başarısız karşı cins denemeleri veya öğrenilmiş bir davranış değildir.

Eşcinsellik Bir Hastalık mıdır?

Eşcinsellik bir hastalık değildir; insan cinselliğinin doğal bir çeşitliliğidir. Psikiyatri ve psikoloji otoriteleri, yaklaşık 40 yıl önce eşcinselliğin bir ruhsal bozukluk olmadığını bilimsel olarak ilan etmiştir. Eşcinsel bireylerin ruhsal işlevleri, diğer bireylerden farklılık göstermez.

Eşcinselliğin kendisi bireyde bir işlevsellik kaybına yol açmaz. Ancak toplumun sergilediği homofobi, dışlama ve hor görme gibi tutumlar, eşcinsel bireylerin ruhsal sorunlar yaşamasına neden olabilir. Bu durum, bireyin yöneliminden değil, toplumsal baskıdan kaynaklanmaktadır.

Eşcinselliğin Tedavisi Var mıdır?

Eşcinsellik bir hastalık olmadığı için tedavisi de yoktur. Geçmişte denenen ve bugün işkence olarak kabul edilen onarım terapileri, ilaç tedavileri veya cerrahi girişimlerin hiçbir kalıcı değişiklik sağlamadığı kanıtlanmıştır. Aksine, bu yöntemlerin bireylerde ağır ruhsal ve bedensel hasarlara yol açtığı saptanmıştır.

Bilimsel otoriteler bu tür dönüştürme girişimlerini etik dışı bulmakta ve önermemektedir. Hiçbir yöntem bir eşcinseli heteroseksüel yapamayacağı gibi, bir heteroseksüeli de eşcinsel yapamaz.

Ruh Sağlığı Uzmanlarından Yardım Alınmalı mıdır?

Eşcinsel bireyler, yönelimlerini keşfetme, kabullenme ve çevrelerine açılma sürecinde profesyonel desteğe ihtiyaç duyabilirler. Bu süreçte ruh sağlığı uzmanlarının rolü şunlardır:

  1. Kendini Tanıma: Kişinin yargılanmadan kendi kimliğini keşfetmesine yardımcı olmak.
  2. Homofobiyle Mücadele: Toplumsal baskı ve içselleştirilmiş olumsuz yargılarla başa çıkma desteği sunmak.
  3. Eşlik Eden Sorunlar: Sürecin zorluklarına bağlı gelişebilen depresyon, kaygı bozukluğu veya alkol kullanımı gibi durumları tedavi etmek.
  4. Genel Destek: Cinsel yönelimden bağımsız olarak gelişen diğer ruhsal sorunlarda rehberlik etmek.

Uzmanlar, kişiye gerçekçi olmayan değişim umutları vermeden, bireyin kendi kimliğiyle barışık ve huzurlu bir yaşam sürmesini hedeflemelidir.

Etiketler

EşcinsellikEşcinsel nedirKimlere eşcinsel denir

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Zelkif Akgül

Uzm. Dr. Zelkif Akgül

Uzm. Dr. Zelkif AKGÜL, 1973 yılında Rize'de doğmuştur. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde başladığı lisans eğitimini başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise Bakırköy Prof.Dr.M.Osman Ruh Sağlığı ve Eğitim Araştırma Hastanesi'nde tamamladıktan sonra Psikiyatri Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.