Doktorsitesi.com

Erkekte meme büyümesi (jinekomasti)

Prof. Dr. Ufuk Bilkay
Prof. Dr. Ufuk Bilkay
11 Kasım 2007712 görüntülenme
Randevu Al
Erkekte meme büyümesi (jinekomasti)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Jinekomasti Nedir? Erkeklerde Meme Büyümesi Hakkında Bilinmesi Gerekenler

Jinekomasti, erkeklerde meme dokusunun kadın memesi formunda büyümesi olarak tanımlanan tıbbi bir durumdur. Bu estetik ve fiziksel sorun, çeşitli fizyolojik veya patolojik nedenlere bağlı olarak ortaya çıkabilmektedir. Özellikle ergenlik çağındaki (13-15 yaş) erkek çocukların büyük bir kısmında görülmekle birlikte, bu vakaların yaklaşık %70-90'ı 1-2 yıl içerisinde kendiliğinden gerileyerek normal boyutuna dönmektedir.

Ergenlik dönemindeki vakalarda, cerrahi müdahale kararı almadan önce yaklaşık 2 yıl beklemek en doğru yaklaşımdır. Ancak erişkin erkeklerde görülen meme büyümelerinde, nadir de olsa meme kanseri ihtimali göz önünde bulundurulmalı ve süreç uzman bir hekim tarafından dikkatle takip edilmelidir.

Jinekomasti Nedenleri ve Risk Faktörleri

Erkeklerde meme büyümesine yol açan faktörler oldukça çeşitlidir. Bu durum bazen doğal bir sürecin parçasıyken, bazen de ciddi bir hastalığın belirtisi olabilir. Başlıca jinekomasti nedenleri şunlardır:

  • Hormonal düzensizlikler ve yaşlanma süreci,
  • Ergenlik dönemine geçiş evresi,
  • Karaciğer hastalıkları (hepatit, siroz vb.),
  • Tiroid bezi bozuklukları,
  • Belirli organ kanserleri (akciğer, testis vb.),
  • Bazı ilaçların kullanımı,
  • Steroid kullanımı (kilo almak veya kas yapmak amacıyla),
  • Eroin ve benzeri uyuşturucu madde kullanımı.

Ameliyat kararı öncesinde hastanın genel sağlık durumunu belirlemek amacıyla; tiroid ve karaciğer fonksiyonları ile hormonal profilin detaylıca değerlendirilmesi kritik öneme sahiptir.

Jinekomasti Çeşitleri Nelerdir?

Büyüyen meme dokusunun yapısal özelliklerine göre jinekomasti üç ana kategoriye ayrılır. Kesin teşhis patolojik inceleme ile konulsa da ameliyat öncesi ultrasonografi veya MRI ile tip tayini yapılabilmektedir.

Jinekomasti TipiYapısal Özellikleri
Glandüler TipBüyümeden doğrudan gerçek meme dokusu sorumludur.
Yağlı TipMeme büyümesi aşırı yağ dokusu birikiminden kaynaklanır.
Basit TipKarma yapıdaki büyüme türüdür.

Jinekomasti Tedavisi ve Ameliyat Teknikleri

Jinekomastinin tipi ne olursa olsun, kalıcı hale gelmiş vakalarda temel tedavi yöntemi cerrahi müdahaledir. Operasyon, memenin büyüklüğüne ve hastanın durumuna göre lokal veya genel anestezi altında gerçekleştirilir. Ameliyat süresi ortalama 1,5-2 saat arasındadır.

Cerrahi Yöntemler ve Uygulama Şekilleri

Uygulanacak teknik, memedeki doku fazlalığının niteliğine göre belirlenir:

  1. Glandüler Tip Tedavisi: Tek başına cerrahi eksizyon (dokunun çıkarılması) veya liposuction ile kombine edilmiş cerrahi tercih edilir. Kesi, meme başındaki renkli alan (areola) ile deri birleşiminden yarım daire şeklinde yapılır.
  2. Yağlı Tip Tedavisi: Eğer büyüme sadece aşırı yağlanmaya bağlıysa, sadece liposuction (vakumla yağ alma) işlemi yeterlidir. Bu yöntemde herhangi bir iz kalmaz.
  3. İleri Derece Vakalar: Aşırı büyüme ve deri sarkması olan durumlarda, deri dokusunun da çıkarılması gerekir. Bu durumda meme çevresinde farklı şekillerde izler kalabilmektedir.

Tedavi planlaması, hastanın anatomik yapısına ve jinekomastinin evresine göre kişiye özel olarak uzman cerrah tarafından belirlenmelidir.

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Ufuk Bilkay

Prof. Dr. Ufuk Bilkay

Prof. Dr. Ufuk BİLKAY, 1966 yılında İzmir’de doğmuştur. Lise öğrenimini İzmir Atatürk Lisesi’nde bitirdikten sonra Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1990 yılında tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. 1 yıl kadar Dokuz Eylül Üniversitesi Üroloji Anabilim Dalı'nda asistanlık yaptıktan sonra bu bölümden ayrılarak 1992 yılında Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrah Anabilim Dalı'nda eğitimine devam etmiştir. 1999 yılında ise Plastik Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.