Doktorsitesi.com

Ereksiyon Bozukluğu Nedir?

Dr. Öğr. Üyesi Bülent Şen
Dr. Öğr. Üyesi Bülent Şen
27 Mayıs 2020304 görüntülenme
Randevu Al
Ereksiyon Bozukluğu Nedir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ereksiyon Bozukluğu Nedir ve Neden Olur?

Ereksiyon bozukluğu, cinsel ilişki için gerekli olan sertleşmeyi başlatamama ya da başlatılan bu sertleşme durumunu devam ettirememe olarak tanımlanır. Erkeklerde yaşam kalitesini etkileyen bu durum, genellikle fizyolojik kökenli nedenlerden dolayı ortaya çıkmaktadır.

Penise kan taşıyan damarların çeşitli hastalıklar sebebiyle sertleşmesi, ereksiyon sırasında kanın damar yetersizliği nedeniyle penisten geri kaçması veya dokuların esneme kapasitesinin azalması sertleşme sorununun temel nedenleri arasındadır. Bu durum, penisteki kanlanma mekanizmasının bozulmasıyla doğrudan ilişkilidir.

Ereksiyon Bozukluğu Kimlerde Görülür?

Sertleşme sorunu, belirli risk gruplarında ve yaş ilerledikçe daha sık gözlemlenen bir sağlık problemidir. Yapılan araştırmalara göre görülme sıklığı şu şekildedir:

  • 30-50 yaş arası erkeklerde görülme oranı %20’dir.
  • 50 yaş ve üzeri erkeklerde bu oran %50 seviyelerine çıkmaktadır.

Ereksiyon bozukluğu riskini artıran faktörler şunlardır:

Risk GrubuAçıklama
Kronik HastalarUzun süreli diyabet (şeker), kalp-damar ve hipertansiyon hastaları.
Yaşam TarzıAşırı kilolu bireyler, yoğun sigara ve alkol tüketenler.
Psikolojik FaktörlerDepresyon tedavisi gören hastalar.
Yaş Faktörüİleri yaş grubundaki bireyler.

Geleneksel Tedavi Yöntemleri ve Dezavantajları

ESWT teknolojisi öncesinde yaygın olarak kullanılan medikal tedaviler (PDE-5 inhibitörü ilaçlar), penise uygulanan enjeksiyonlar ve vakum cihazları gibi yöntemler bulunmaktadır. Ancak bu geleneksel yöntemlerin hastalar üzerinde bazı olumsuz etkileri ve kısıtlamaları mevcuttur.

Bu tedavilerin başlıca dezavantajları şunlardır:

  • Yan etki riskinin yüksek olması ve etkilerinin sadece geçici olması.
  • Sürekli ve uzun süreli kullanım gerektirmesi.
  • Tedavi maliyetlerinin zamanla artması.
  • Hastalarda özgüven azalması ve mental stres oluşturması.

ESWT Tedavisi: Sertleşme Sorununda Kalıcı Çözüm

ESWT tedavisi, penisteki kanlanmayı artırarak sertleşme sorununun ana nedenini tedavi etmeyi amaçlayan yenilikçi bir yöntemdir. Bilimsel araştırmalar, uygulanan şok dalgalarının kök hücreler aracılığıyla damar yapısını onardığını ve yeni damar oluşumunu (anjiyogenez) tetiklediğini kanıtlamıştır.

Avrupa Üroloji Derneği, 2013 yılından itibaren ESWT'yi ereksiyon bozukluğunda 1. basamak tedavi olarak önermektedir. Bu yöntemin diğer tedavilerden en büyük farkı, geçici bir rahatlama sağlamak yerine dokuyu biyolojik olarak yenilemesidir.

ESWT Tedavisinin Avantajları Nelerdir?

ESWT, hastalar için konforlu ve güvenilir bir tedavi süreci sunar. Bu yöntemin öne çıkan özellikleri şunlardır:

  1. Kalıcı Etki: Diğer yöntemlerin aksine etkisi geçici değildir, doku onarımı sağlar.
  2. Yan Etkisiz: Hiçbir yan etkisi bulunmamaktadır ve ilaçlarla etkileşime girmez.
  3. Cerrahi Müdahalesiz: Anestezi veya cerrahi girişim gerektirmeyen, ayaktan yapılan bir işlemdir.
  4. Pratik Uygulama: Seanslar yaklaşık 10 dakika sürer. Haftada 1 veya 2 seans olmak üzere toplam 4-6 haftalık bir program uygulanır.
  5. Ekonomik: Sürekli ilaç kullanımı gibi tekrarlayan maliyetler gerektirmez.

Etki Mekanizması ve Başarı Oranı

ESWT, dokularda mekanik uyarılma yaratarak hücre yenilenmesini ve kök hücre oluşumunu aktive eder. Bu süreç, peniste sağlıklı bir kan akışı için gerekli olan yeni damarların oluşmasını sağlar.

Çok merkezli ve plasebo kontrollü bilimsel çalışmalarda (Dr. Motil ve ark., Treatment of Erectile Dysfunction with Piezowave2 Device), ESWT tedavisinin başarı oranı %80 olarak rapor edilmiştir. Bu yüksek başarı oranı, yöntemin sertleşme sorunu yaşayan erkekler için ne kadar etkili bir çözüm olduğunu göstermektedir.

Yazar Hakkında

Dr. Öğr. Üyesi Bülent Şen

Dr. Öğr. Üyesi Bülent Şen

Yrd.Doç.Dr. Bülent ŞEN, 1974 yılında Ankara'da doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından 1991 yılında Gülhane Askeri Tıp Akademisi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 1997 yılında 6.olarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise yine Gülhane Askeri Tıp Akademisi Tıp Fakültesi'nde yapmış ve 2004 yılında Üroloji Uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.