Doktorsitesi.com

Epilepsinin Cerrahi Tedavisi

Prof. Dr. Derviş Mansuri Yılmaz
Prof. Dr. Derviş Mansuri Yılmaz
29 Aralık 2015271 görüntülenme
Randevu Al
  • Türkiye'deki epilepsi hastalarının %30'u ilaç tedavisine dirençli olup, bu hastalar için multidisipliner bir ekip tarafından yürütülen cerrahi müdahaleler hayati bir çözüm sunmaktadır.
  • Cerrahi süreçte fokal nöbetlerin kaynağı olan odağın çıkarılması hedeflenirken, odağın belirlenemediği durumlarda vagal sinir stimülasyonu gibi alternatif yöntemler uygulanmaktadır.
  • Vagal sinir stimülasyonu yöntemiyle yerleştirilen piller, hem otomatik uyarılarla hem de hastanın manuel müdahalesiyle nöbetleri yüksek oranda durdurabilmektedir.
Epilepsinin Cerrahi Tedavisi
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Epilepsi Cerrahisi: Dirençli Vakalar İçin Multidisipliner Çözümler

Beyin ve sinir cerrahisi alanında nispeten yeni bir uygulama olan epilepsi cerrahisi, ilaçla tedavi edilemeyen hastalar için hayati bir çözüm sunmaktadır. Bu ileri tedavi yöntemi; deneyimli bir beyin ve sinir cerrahı, nörolog, nöroradyolog, psikiyatrist ve nörofizyologdan oluşan multidisipliner bir ekip tarafından yürütülmelidir. Ancak bu operasyonların maliyetleri ve ticari kaygılar nedeniyle teknik cihazlara erişimde yaşanan zorluklar, tedavi edilebilir bir hastalık olan epilepsinin çözüm sürecinde aksaklıklara yol açabilmektedir.

Türkiye’de Epilepsi ve İlaç Direnci

Türkiye'de sayıları yaklaşık 750 bini bulan epilepsi hastalarının %30'u mevcut ilaç tedavilerinden fayda görmemektedir. Bugüne kadar etkili bir çözüm bulamayan bu hasta grubu için epilepsi cerrahisi oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Dünyada sınırlı sayıdaki merkezde uygulanabilen bu yöntemler, gelişmiş teknolojiler ve uzman ekiplerin bir arada çalışmasını gerektiren kompleks süreçlerdir.

Epilepsi Nedir ve Nöbet Tipleri Nelerdir?

Epilepsi (sara), beyindeki hücrelerin anormal elektriksel aktivitesi sonucu oluşan kronik bir hastalıktır. Nöbetler temel olarak iki ana kategoriye ayrılır:

  • Genel Nöbetler: Kol ve bacaklarda kasılma, ağızdan salya gelmesi ve idrar kaçırma gibi belirtilerle kendini gösterir.
  • Fokal (Odaksal) Nöbetler: Belirli bir odaktan kaynaklanır ve kendi içinde ikiye ayrılır:
    1. Basit Parsiyal Nöbetler: Küçük bir hareketle sınırlıdır, hasta süreci hatırlar.
    2. Kompleks Parsiyal Nöbetler: Ağız şapırdatma veya istemsiz hareketler gibi psikiyatrik belirtilerle karışabilir; hasta bu esnada kendinde değildir.

Cerrahi müdahale açısından özellikle fokal nöbetler büyük önem taşır. Çünkü bu nöbetlerin kaynağı olan odağın tespit edilip çıkarılması, tedavinin başarısını doğrudan artırmaktadır.

Cerrahi Müdahale Kararı ve Tanı Yöntemleri

Bir hastanın cerrahiye uygun olup olmadığı titiz bir değerlendirme süreciyle belirlenir. İlaca dirençli epilepsi; hastanın en az 2 yıl boyunca yüksek dozda ve farklı kombinasyonlarda anti-epileptik ilaç kullanmasına rağmen nöbetlerinin devam etmesi durumudur. Tanı sürecinde şu non-invaziv (ağrısız) testler uygulanır:

  • Beyin Magnetik Rezonans Görüntüleme (MRG)
  • Elektroensefalografi (EEG)
  • Nükleer tıp testleri

Eğer MRG üzerinde bir lezyon tespit edilir ve EEG sonuçları bu lezyonu doğrularsa, hasta doğrudan epileptik odağın çıkarılması için cerrahi aday kabul edilir. Lezyonun görülmediği ancak nöbetlerin sıklaştığı durumlarda ise daha invaziv yöntemlere başvurulabilir.

Uygulanan Cerrahi Teknikler

Tedavi sürecinde hastanın durumuna göre farklı cerrahi yaklaşımlar tercih edilmektedir:

YöntemUygulama AmacıBaşarı Oranı
Odak RezeksiyonuBelirlenen epileptik odağın çıkarılmasıYüksek
Diskonnektif CerrahiBeyin bağlantılarının kesilerek iletimin önlenmesi%30 - %40
Vagal Sinir StimülasyonuPil yardımıyla elektriksel uyarı verilmesi%50 - %70

Diskonnektif cerrahi, özellikle konuşma merkezi gibi kritik bölgelerin yanındaki kortekse elektriksel yayılımı durdurmak için uygulanır. Ancak bu yöntem, odağın tamamen çıkarılması kadar yüksek başarı oranına sahip değildir.

Vagal Sinir Stimülasyonu (Pil Tedavisi)

Beyin MR görüntülemesi normal olan ve odağı tespit edilemeyen dirençli hastalarda vagal sinir stimülasyonu (pil uygulaması) tercih edilir. 1997 yılından beri dünyada uygulanan bu yöntemin detayları şöyledir:

  1. Boyunda 2 cm'lik bir kesi ile elektrotlar sol vagus sinirine yerleştirilir.
  2. Pil, köprücük kemiği altına açılan bir cebe yerleştirilerek elektrotla bağlanır.
  3. Operasyondan 15 gün sonra sistem aktif hale getirilir.
  4. Pil, her 5 dakikada bir 30 saniye boyunca uyarı göndererek nöbetleri baskılar.

Manuel Müdahale ve Aura Dönemi

Hastalar nöbetin geleceğini hissettiklerinde (aura), kollarına takılan mıknatıs özellikli bir cihazla pili manuel olarak uyarabilirler. Yapılan araştırmalar, bu manuel müdahalenin nöbetleri %86 oranında durdurduğunu kanıtlamıştır.

Sonuç ve Türkiye’deki Durum

Türkiye’de epilepsi cerrahisi bekleyen çok sayıda hasta bulunmasına rağmen, yıllık yapılan operasyon sayıları halen dünya ortalamasının altındadır. Tedavi edilebilir bu hastalıkla mücadelede, ülkemizin ihtiyacını karşılayacak donanımlı ve tecrübeli epilepsi merkezlerinin yaygınlaştırılması kritik bir öneme sahiptir.

Etiketler

İlaç tedavisiSara nöbetiEpilepsiEpilepsi cerrahisiVagal sinir stimülatörü (vns)

Yazar Hakkında

Prof. Dr. Derviş Mansuri Yılmaz

Prof. Dr. Derviş Mansuri Yılmaz

Doç. Dr. Derviş Mansuri Yılmaz, ilkokul, ortaokul ve lise eğitimini Adana’da tamamlamasının ardından tıp eğitimine Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde başladı ve eğitimini 1999 yılında Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde tamamlayarak tıp doktoru unvanını aldı. Mezuniyetinin ardından tıpta uzmanlık sınavını kazandı ve Ç.Ü.T.F. Beyin ve Sinir Cerrahisi Anabilim Dalı'nda ihtisasına başladı ve 2005 yılında tamamlayarak uzman doktor unvanını aldı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.