Doktorsitesi.com

Epilepsi (Sara) ile İlgili Merak Edilenler

Uzm. Dr. Yeşim Abanoz
Uzm. Dr. Yeşim Abanoz
29 Haziran 2018393 görüntülenme
Randevu Al
Epilepsi (Sara) ile İlgili Merak Edilenler
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Epilepsi (Sara Hastalığı) Nedir?

Halk arasında sara olarak bilinen epilepsi, dünya genelinde oldukça yaygın görülen kronik bir nörolojik hastalıktır. Toplumda görülme sıklığı %0,5 ile %1 arasında değişen bu rahatsızlık, her yaş grubunda ortaya çıkabilse de özellikle 16 yaş öncesi ve 65 yaş sonrası dönemlerde artış göstermektedir.

Epilepsi nöbeti (veya krizi), beyindeki nöron adı verilen hücrelerde geçici olarak meydana gelen anormal elektriksel aktivite sonucu oluşan klinik bir tablodur. Bu süreçte hastada geçici bilinç kaybı veya farklı fiziksel belirtiler gözlemlenebilir. Ancak unutulmamalıdır ki, kişinin tek bir nöbet geçirmesi doğrudan epilepsi hastası olduğu anlamına gelmez; bu durum dikkatli bir nörolojik değerlendirme ve düzenli takip gerektirir.

Epilepsi Belirtileri Nelerdir?

Epilepsi nöbetleri her hastada aynı şekilde seyretmez. Özellikle çocukluk çağında teşhis koyabilmek için ebeveynlerin ve yakın çevrenin gözlemleri hayati önem taşır. Sık karşılaşılan belirtiler şunlardır:

  • Gözlerin dalması ve boş bakma,
  • Ağız şapırdatma veya yalanma/yutkunma hareketleri,
  • Kötü koku duyma veya tuhaf hisler yaşama,
  • Baş dönmesi ve baygınlık hali,
  • Anlamsız hareketler ve ani sıçramalar,
  • Vücudun bir kısmında veya tamamında titreme ve kasılma.

Epilepsi Nedenleri Nelerdir?

Modern tanı yöntemlerine rağmen bazı vakalarda neden tam olarak belirlenemese de, epilepsiyi tetikleyen birçok faktör bulunmaktadır. En sık karşılaşılan nedenler şunlardır:

  • Beyin dokusunun gelişimsel bozuklukları,
  • Kalıtımsal hastalıklar ve genetik yatkınlık,
  • Hipokampal skleroz (Ör: Meziyal Temporal Skleroz),
  • Beyin tümörleri ve kafa travmaları,
  • Santral sinir sistemi enfeksiyonları (Menenjit, Herpes Ensefaliti vb.),
  • Hipoksik-iskemik beyin hasarları ve immun aracılı inflamasyonlar.

Epilepsi Tanısı Nasıl Konur?

Tanı sürecinde hastanın veya atağa şahit olan kişinin gözlemleri nöroloji hekimi için en değerli veridir. Günümüzde akıllı telefonlarla çekilen video kayıtları, tanının doğru konulmasında büyük kolaylık sağlamaktadır. Kesin tanı ve nöbet tipinin belirlenmesi için şu yöntemler kullanılır:

  1. EEG (Elektroensefalografi): Beynin elektriksel aktivitesini ölçer. Rutin EEG (45 dk) veya uykuda yapılan "Uyku-Uyanıklık EEG" tetkiki gerekebilir.
  2. Görüntüleme Yöntemleri: Beyindeki yapısal lezyonları saptamak için MR (Manyetik Rezonans) veya BT (Bilgisayarlı Tomografi) kullanılır.
  3. Kan Tetkikleri: Şeker hastalığı gibi nöbeti tetikleyebilecek metabolik sorunların tespiti için istenir.

Epilepsi Nöbet Tipleri ve Sınıflandırma

Uluslararası sınıflandırmalara göre 25’ten fazla nöbet tipi ve 100’ün üzerinde epilepsi sendromu bulunmaktadır. Nöbetler, anormal elektriksel aktivitenin yayılımına göre iki ana gruba ayrılır:

Nöbet TürüÖzellikleri
Parsiyel (Fokal) NöbetBeynin belirli bir bölgesinde sınırlı kalan aktivite.
Jeneralize NöbetBeynin tamamına yayılan elektriksel aktivite.

Nöbetler sadece kasılma ve ağızdan köpük gelmesi şeklinde değil; mide bulantısı, koku duyma veya "gözü açık rüya görme" gibi sadece hastanın fark ettiği duyumsamalarla da ortaya çıkabilir.

Nöbetleri Tetikleyen Faktörler

Nöbetler kendiliğinden oluşabileceği gibi bazı dış etkenlerle de tetiklenebilir. Bunlar arasında açlık, uykusuzluk, ateşli hastalıklar, ilaç etkileşimleri ve kadınlarda adet dönemleri yer almaktadır.

Epilepsi Tedavi Yöntemleri

Epilepsi tedavisi, nöbetleri önlemeye odaklıdır ve birçok hasta doğru tedavi ile normal bir yaşam sürebilir. Tedavi başarısı, hastalığın nedenine ve tipine bağlıdır.

  • İlaç Tedavisi: İlk seçenek ilaçlardır. İlaçlar hastalığı tamamen yok etmez ancak nöbetleri baskılar. Tedavi kişiye özel planlanır.
  • Epilepsi Cerrahisi: İlaç tedavisine yanıt vermeyen ve uygun kriterleri taşıyan hastalarda cerrahi yöntemlerle başarılı sonuçlar alınabilir.
  • Pil Uygulaması: Ayrıntılı değerlendirme sonrası uygun görülen hastalarda tercih edilen bir yöntemdir.

Epilepsi ve Kadın Sağlığı

Epilepsili kadınların büyük çoğunluğu sorunsuz bir gebelik süreci geçirebilir. Ancak dikkat edilmesi gereken kritik noktalar mevcuttur:

  • Gebelik planlayanlar, bebekte nöral tüp defektini önlemek için 3 ay önceden folik asit desteğine başlamalıdır.
  • Bazı antiepileptik ilaçlar anne sütüne geçebilir; emzirme döneminde bebekte uyuklama görülürse hekime danışılmalıdır.
  • Normal doğumda bir sakınca yoktur ancak özel durumlarda (kontrolsüz nöbet, yoğun stres vb.) sezaryen tercih edilebilir.

Günlük Yaşam İçin Önemli Öneriler

Nöbetleri kontrol altında olan bireylerin normal yaşamlarını sürdürmesinde bir engel yoktur. Ancak şu hususlara dikkat edilmelidir:

  • Mesleki Riskler: Sürücülük, pilotluk veya inşaat sektörü gibi riskli alanlarda dikkatli olunmalıdır.
  • Yaşam Tarzı: Düzenli uyku ve dengeli beslenme alışkanlığı edinilmelidir.
  • Alkol ve Madde Kullanımı: Bu maddelerin nöbetleri tetikleyebileceği unutulmamalıdır.
  • İlaç Kullanımı: Başka bir rahatsızlık için ilaç kullanmadan önce mutlaka nöroloji hekimine danışılmalıdır.

Etiketler

Epilepsi nöbetleriEpilepsi belirtileriEpilepsi teşhisiEpilepsi tanısıEpilepsi nedirEpilepside günlük yaşamEpilepsi ve gebelikEpilepsi ve hamilelikUyku eegEeg testleriUyku eegsi ne demektirEeg çekilmesinin nedenleri nelerdirEpilepsi ve nedenleriEpilepsi tedavisi hakkındaEpilepsi tedavi çeşitleriEegEeg çekim öncesi hazırlık gerekir mi?Epilepsi tedavisiEpilepsi ve kadınRutin eegUyanıklık eegKısa uyku uyanıklık eeg

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Yeşim Abanoz

Uzm. Dr. Yeşim Abanoz

Uzm. Dr. Yeşim ABANOZ, lisans öncesi öğrenimlerinin ardından İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını aynı üniversite'de yaparak Nöroloji ( Beyin ve Sinir Hastalıkları) uzmanı olmuştur.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.