Enjeksiyonlarla gebelikten korunmak da dünyada 12 milyondan fazla kadının kullandığı etkin gebelikten korunma yöntemlerindendir. Bu yöntemlerde yumurtalıklardan salgılanan hormonların sentetik olan türleri bulunur. Ülkemizde sadece progesteron hormonu içeren üç ayda bir uygulanan enjeksiyon DMPA(Depoprovera-depomedroksiprogesteronasetat) ve östrojen ve progesteronhormonunu birlikte içeren aylık enjeksiyon olan Mesigyna bulunmaktadır. Her ikisi de etkin korunma yöntemleridir. Üç aylık enjeksiyon yöntemiyle korunan bin kadından sadece üçü, ayda bir enjeksiyon yöntemiyle korunan bin kadından sadece ikisi bir yıl içinde istenmeyen gebelik riskiyle karşılaşmaktadır.

Üç ayda bir enjeksiyonla gebelikten korunma yönteminde sadece progesteron hormonu bulunduğu için, östrojen kullanamayan kadınlar için uygun bir seçenek olarak kabul edilebilir. Örneğin 35 yaş üstü fazla sigara içen kadınlar, trombojenik mutasyon ve lupus gibi pıhtılaşma sorunu, derin damarlarda tromboz dediğimiz pıhtı ile tıkanmave akciğer ,beyne pıhtı atarak kan dolaşımının bozulması riski bulunan kadınlarda üç aylık enjeksiyonların kullanılması ,östrojen içeren yöntemlere göre (doğum kontrol hapları , aylık enjeksiyonlar,vajinaya yerleştirilen halkalar östrojen ve progesteron içerirler) biraz daha güvenlidir.

Epilepsi (havale) geçiren kadınlarda,DMPA nın beyindeki bazı kimyasal maddelere olumlu etkisi nedeniyle,üç aylık enjeksiyon kullanarak gebelikten korunanlarda havalelerin daha az ortaya çıktığı belirtilmiştir. Üç aylık enjeksiyon kullanan kadınlarda da orak hücreli anemi(Kansızliğın bir türüdür; orak hücre şeklindeki kırmızı kan hücreleri dalaktan geçerken parçalanarak karın ağrısı krizleri oluşturur)krizlerinin de havale geçirenlerdeki gibi daha az olduğu kanıta dayalı tıp çalışmalarında gösterilmiştir.

Sadece progesteron içeren diğer yöntemlerde olduğu gibi (progesteron içeren rahim içi araç, ön kola yerleştirilen implant, sadece progesteron içeren ülkemizde yeni kullanıma sunulan doğum kontrol hapı),özellikle yumurtlaması düzensiz olduğu için progesteronu yetersiz olan kadınlarda ,sadece östrojenin salgılanarak rahim iç tabakasını olumsuz etkilenmesi sonucu ortaya çıkan hiperplazi dediğimiz rahim içindeki kabarmaların önlemi ve tedavisinde DMPA nın da kesinlikle yararlı olduğu bilinmektedir.Dolayısıyla üç aylık enjeksiyonun (DMPA) ,östrojen hakimiyetiyle artan oranlarda ortaya çıkan ve gelişmiş ülkelerde en sık görülen kadın genital kanseri olan rahim içi kanserinden koruyucu etkisini burada mutlaka vurgulamalıyız.

Emziren kadınlar da üç aylık enjeksiyonlara doğumdan 40 gün sonra adet kanaması gelmeden de güvenle başlayabilirler. Anne sütüne ve emzirmeye olumsuz hiçbir etkisi olmayacaktır.

Üç aylık enjeksiyon olan DMPA, ön kola veya kalçaya uygulandıktan 48 saat sonra gebelikten korumaya başlayacaktır. Gebelikten koruyuculuk bazı kadınlarda dört aya kadar sürecektir. DMPA uygulanan bin kadından sadece üçü bir yıl içinde istenmeyen gebelikle karşılaşacaktır. Normal koşullarda adet kanamasının ilk yedi günü veya kürtaj sonrası bir ay içinde başlanabilen DMPA o ay , hiç cinsel beraberlik olmadıysa iki adet kanaması arasında herhangi bir gün uygulanabilir.

Sadece progesteron içerdikleri için üç aylık enjeksiyonla korunanlarda östrojen+progesteronun birlikte etkisiyle görülen rahim iç tabakasının düzenli kabarıp dökülmesi, yani düzenli adet kanaması beklenmemelidir. DMPA kullanan kadınların yarısında ilk altı ay uzamış kanamalar, adet dışı ara kanamaları ve düzensiz adet kanamaları gözlenecektir. Altı aydan sonra ise adet kanamalarında gecikmeler başlayacak, bazen aylar boyunca kanama gelmeyecektir.DMPA kullanan kadınların yarısında birinci yılın sonunda,yüzde seksenindeise ikinci yılın sonunda hiç adet kanaması gözlenmeyecektir.

Kanama düzensizlikleri veya adet gecikmeleri , üç aylık enjeksiyon yöntemini kullanan kadınlar için tedirgin edici olsa da çoğunlukla tehlikeli değildir ve ilaç kullanmayı da gerektirmezler. Zaten kanama düzensizliklerini ve adet gecikmelerini düzeltmek için kullanılan ilaç ve hormonlarda başarılı değillerdir. Kadınlar düzenli jinekolojik muayenelerini yaptırmalı ,herhangi bir olumsuzluk saptanmadıysa yönteme güvenle devam etmelidirler.Ayrıca çok nadir de olsa yöntem kullanırken istenmeyen gebelik riskleri göz önünde bulundurulmalıdır.Üç aylık enjeksiyon yönteminin etkisüresi bittikten birkaç ay sonra,yani altıncı aydan sonra adet kanamaları çoğunlukla eski düzenine kavuşmaya başlayacaktır.Özetle; üç aylık enjeksiyonla gebelikten korunmak isteyenler ,önce uzun sürenkanama düzensizlikleri sonra aylar süren adet gecikmeleriyle karşılaşabileceklerini bilmeli ve bu durumun geçici olduğunu ve herhangi bir tedaviyle düzeltilemeyeceğini,yöntem bırakıldıktan aylar sonra kendiliğinden düzelebileceğini akıllarından çıkarmamalıdırlar.

Ayda bir uygulanan enjeksiyon (ülkemizde sadece Mesigyna bulunmaktadır.))östrojen ve progesteron hormonların birlikte içermektedir. Östrojen içeren diğer gebelikten koruyan yöntemler gibi (doğum kontrol hapları, vajinaya yerleştirilen aylık değiştirilen halka ve ülkemizde bulunmayan cilde yapıştırılan haftada bir değiştirilen patchler)derin damar tıkanıklığı, pıhtılaşma riski ve emboli dediğimiz pıhtının akciğere ve beyne atma riski olan kadınlarda ve35 yaş üstü fazla sigara içen kadınlardaayda bir uygulanan enjeksiyonlar kullanılamaz.

Ayda bir uygulanan enjeksiyon ön kola veya kalçaya uygulandıktan en geç bir hafta sonra etkin bir şekilde gebelikten korumaya başlayacaktır. Aylık enjeksiyon etkin bir korunma yöntemidir ve Mesigynayı düzenli kullanan bin kadından sadece ikisi bir yıl içinde istenmeyen gebelik riskiyle karşılaşacaktır.

Adet kanamasının ilk 5 günü içinde veya kürtaj sonrası bir ay içinde aylık enjeksiyon uygulanabilir. Adet dönemi dışında da, hiç cinsel beraberlik olmadıysa iki adet kanaması arasında herhangi bir gün uygulanabilir.

Emziren kadınlar doğumdan 6 ay sonra aylık enjeksiyonu güvenle kullanmaya başlayabilirler. Mesigyna nın anne sütüne ve emzirmeye bu dönemden itibaren olumsuz etkisi olmayacaktır. Amerika Birleşik Devletleri ilaç ve hastalık denetim kuruluşu CDC nin 2012 deki güncellenen yorumu çok daha iddialıdır ve aylık enjeksiyonun emziren kadınlara doğumdan 40 gün sonra uygulanabileceğini belirtmektedir.

Mesigynanın ilk uygulandığı ayın günü belirlenir. Diğer enjeksiyonlar bir sonraki ayın ayni günü uygulanır. Mesigyna beklenen enjeksiyon tarihinden en erken 2-3 gün önce veya en geç 2-3 sonra uygulanabilir.Üç günü aştığında istenmeyen gebelikle karşılaşma riski veya kanama düzensizliği olasılığı artacaktır.Aylık enjeksiyon uygulandıktan sonra ilk kanama yaklaşık 20 gün sonra gelebilir,sonraki kanamalar ise iki enjeksiyonun tam ortasında beklenmelidir.

Mesigyna kullananların yaklaşık yüzde doksanında kanamalar düzenli ve iki enjeksiyonun ortasındadır. Ancak yüzde on civarında kanama düzensizlikleri ve yüzde iki buçuk civarında o ay hiç kanama gelmemesi durumuyla karşılaşılabilir. Jinekolojik muayenede anormal bir bulgu saptanmadıysa bu durum doğal kabul edilir ve herhangi bir tedavi önerilmez ve bu gebelikten korunma yöntemine devam edilir. Nadir de olsa yöntem kullanırken istenmeyen gebelik riskinin oluşabileceği göz önünde bulundurulmalıdır.

Mesigynanın kullanılabileceği ve kullanılamayacağı durumlar, olumlu etkiler, yararlar veya yan etkiler doğum kontrol haplarına benzerdir.(Doğum kontrol haplarının yumurtalık,rahim içi kanseri risklerini yüzde elli oranda ,kalın barsak kanseri riskini yüzde yirmi oranda,iyi huylu yumurtalık kistleri ortaya çıkma riskini yüzde yetmiş-seksen oranda,rahmin iyi huylu myomlarının oluşma riskini yüzde yirmi oranda azalttığını;kansızlık,yumurtalık enfeksiyonları ,dış gebelik,kısırlık,kemik erimesi,akne,sivilce ve tüylenmenin de ilerlemesini engellediğinizaten çoğumuz biliyoruz)Aylık enjeksiyon kullanırken bazı kadınlarda baş ağrısı ,memelerde gerginlik,bulantı yakınmalarının artabileceğini,güneşte fazla kalanlarda da yüzlerinde güneş lekelerinin artabileceğinihatırlatmakta yarar vardır.

Kendinize uygun etki bir gebelikten korunma yöntemini seçmeniz ve istenmeyen gebeliklerle karşılaşmamanız dileğiyle


İzmir Kadın Doğum uzmanlarına ulaşmak icin tıklayın!