Doktorsitesi.com

Ekmek yemeyen ''glikoz'' bağımlısı oluyor

Dyt. Tuncay Apaydın
Dyt. Tuncay Apaydın
22 Mart 20173841 görüntülenme
Randevu Al
Ekmek yemeyen ''glikoz'' bağımlısı oluyor
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Ekmek ve Karbonhidrat Kısıtlamasına Rağmen Kilo Verememe Sorunu

Son yıllarda diyet polikliniklerinde en sık karşılaşılan şikayetlerin başında, ekmek ve pilavı tamamen kesmesine rağmen kilo veremeyen hastaların durumu gelmektedir. Bu bireylerin büyük bir çoğunluğu obezite veya obeziteye bağlı Tip 2 diyabet başlangıcı ile uzmanlara başvurmaktadır. Yapılan incelemeler, bu kişilerin genellikle öğün atladıklarını, sadece salata veya sebze-ayran odaklı, kulaktan dolma bilgilerle hazırlanan yetersiz diyetler uyguladıklarını göstermektedir.

Karbonhidrat Eksikliği ve Gizli Şeker Tüketimi

Ekmek, pilav ve makarna gibi temel karbonhidrat kaynaklarını beslenmesinden çıkaran bireylerin düştüğü en büyük tuzak, kan şekeri düşüklüğü bahanesiyle glisemik indeksi yüksek gıdalara yönelmeleridir. Ekmekten almadıkları enerjiyi; kola, bisküvi, tatlı ve çikolatalı gofret gibi işlenmiş gıdalardan iki katı oranında geri almaktadırlar. Bazı bireyler ise gün içinde sürekli meyve, diyet bisküvi veya galeta atıştırarak farkında olmadan yüksek kalori alımına devam etmektedir.

Karbonhidrat Kısıtlamasının Sağlık Üzerindeki Olumsuz Etkileri

Beslenme düzeninden tahıl grubunu tamamen çıkarmak, vücutta ciddi metabolik ve fizyolojik sorunlara yol açabilmektedir. Bu tarz bir beslenme modelini benimseyen bireylerde gözlemlenen temel sorunlar şunlardır:

  • Glikoz Bağımlılığı: Karbonhidrat kısıtlaması, bireylerde hastalık derecesinde şeker bağımlılığına yol açabilir.
  • Kronik Kabızlık: Tahıl grubunun eksikliği sindirim sistemini bozarak sürekli ilaç kullanımını gerektiren kabızlık sorunlarını tetikler.
  • Karaciğer Yağlanması: Ekmek ve benzeri gıdaları tüketmeyen bireylerde karaciğer yağlanması görülme sıklığı daha yüksektir.
  • Psikolojik Etkiler: Özellikle genç ve orta yaşlı kadınlarda bu kısıtlamalar, obsesif yeme tutumlarına ve sağlıksız bir görünüme neden olabilmektedir.

Hızlı Kilo Kaybı ve Yo-Yo Etkisi

Ekmek, pilav ve makarnayı kesmek, günlük enerji alımını bir anda %40-50 oranında azalttığı için kısa vadede kilo kaybı sağlayabilir. Ancak bu durum sürdürülebilir değildir ve metabolizma için uygun bir yöntem değildir. Hızlı kilo veren bu bireylerin büyük bir kısmı, bir süre sonra eski yeme alışkanlıklarına dönerek verdikleri kiloları fazlasıyla geri almaktadır. Günümüzdeki obez bireylerin yarısından fazlası, geçmişte bu tarz şok diyetlerle hızlı kilo verip geri alan kişilerden oluşmaktadır.

DurumSonuç
Karbonhidratı SıfırlamakMetabolik Hasar ve Kas Kaybı
Şok Diyet UygulamakDaha Fazla Yağlanma ve Tip 2 Diyabet
Tahıl Grubunu Tamamen KesmekKronik Kabızlık ve Karaciğer Yağlanması

Uzman Görüşü: Doğru Karbonhidrat Tüketimi

Size "ekmek, pilav veya makarna yemeyin" diyen yaklaşımlar, bilimsel biyokimya bilgisinden yoksun olup sağlığınızı riske atmaktadır. Karbonhidratı sıfırlayıp sadece et ve sebze ile beslenmenin yağları eriteceği düşüncesi hatalı bir düz mantıktır. Bu tarz hatalı diyetleri sık sık tekrarlayan bireyler, bir süre sonra vücut direnci nedeniyle kilo veremez hale gelmekte ve obezite ile Tip 2 diyabet sorunlarıyla uzun yıllar mücadele etmek zorunda kalmaktadır.

Sonuç olarak; ekmek, pilav ve makarna gibi tahıl grubu besinler, vücudun ihtiyacı olan miktarda tüketildiğinde asla kilo aldırmaz. Önemli olan bu besinleri tamamen hayatınızdan çıkarmak değil, porsiyon kontrolü ile dengeli bir şekilde beslenme planınıza dahil etmektir.

Etiketler

EkmekŞeker hastalığıTip 2 diyabet nedenleriGlikozKabızlık sebebiZayıflama diyetiEkmek yemeden zayıflamaNişastaKilo verdirici diyetlerDiyetŞekerObeziteDiyabetTam buğdayBeyaz ekmekEkmeği kesmekYağ yakıcı besinler

Yazar Hakkında

Dyt. Tuncay Apaydın

Dyt. Tuncay Apaydın

Dyt. Tuncay APAYDIN, 2009 yılında Erciyes Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik bölümünden mezun oldu. 2009-2010 yılında BSK Denizli Cerrahi Hastanesi’nde ve aynı zamanda Özel Elaziz Diyaliz merkezinde çalıştı.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.