Doktorsitesi.com

Ekmeği kestim kilo verdim. Peki yağdan mı? Neden geri aldım?

Dyt. Esra Niğdelioğlu
Dyt. Esra Niğdelioğlu
16 Ocak 2020142 görüntülenme
Randevu Al
Ekmeği kestim kilo verdim. Peki yağdan mı? Neden geri aldım?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Diyette Karbonhidratı Tamamen Çıkarmak Neden Bir Hatadır?

Diyette yapılan en büyük hatalardan biri, karbonhidratı beslenmeden tamamen çıkarmaya çalışmaktır. Birçok kişinin "ekmeği, makarnayı, pilavı ve patatesi kestim, kilo verdim" şeklindeki yaklaşımı, ne yazık ki kalıcı bir başarıyı temsil etmez. Bu süreçte yaşanan kilo kaybının yağ dokusundan değil, vücudun temel yapı taşlarından eksilmesi, diyetin sürdürülebilirliğini ve sağlığı olumsuz etkiler.

Karbonhidrat Kesildiğinde Vücutta Neler Olur?

Karbonhidrat alımı tamamen durdurulduğunda, vücut enerji ihtiyacını karşılamak için önce glikojen depolarını ve kandaki şekeri kullanır. Bu kaynaklar tükendiğinde ise vücut, gerekli enerjiyi sağlamak adına kaslardaki karbonhidratlara yönelir. Bu durumun sonuçları şu şekildedir:

  • Kas Kaybı: Vücut enerji için kas dokusunu kullanmaya başlar.
  • Su Kaybı: Kas kaybıyla birlikte vücutta ciddi bir su çıkışı yaşanır.
  • Yanıltıcı Tartı Sonucu: Tartıda görülen azalma, gerçek bir yağ kaybı değil, kas ve su kaybıdır.

Yağdan mı Yoksa Kastan mı Kilo Veriyorsunuz?

Verilen kilonun niteliğini anlamak için vücudunuzdaki değişimleri gözlemlemek oldukça önemlidir. Eğer tartıda kilo kaybı görmenize rağmen elleriniz, yüzünüz ve kollarınız inceliyor ancak asıl yağ deposu olan karın ve kalça bölgesinde bir değişiklik olmuyorsa, bu durum yağdan kilo veremeyip kas kaybı yaşadığınızın en net göstergesidir.

Doğru Karbonhidrat Tercihleri ve Değişim Tablosu

Önemli olan karbonhidratı tamamen kesmek değil, miktarını azaltmak ve doğru karbonhidrat kaynaklarını tercih etmektir. Beslenme düzeninizde yapacağınız basit değişiklikler, sürecin sağlıklı ilerlemesini sağlar:

Yanlış TercihDoğru Alternatif
Beyaz EkmekTam Buğday Ekmeği
PirinçBulgur
Yarım Beyaz Ekmek2 Dilim Tam Buğday Ekmeği (Kişiye göre değişir)

Uzun Süreli Açlık ve Tatlı Krizleri

Gün boyu aç kalarak kilo vermeye çalışmak, kas kaybına yol açan bir diğer hatalı yöntemdir. Saatlerce aç kalan bireylerde kan şekeri düşer, bu da halsizlik, güçsüzlük ve şiddetli baş ağrılarını beraberinde getirir. Özellikle diyet listelerinde yer alan 1 dilim tam buğday ekmeği, bir sonraki öğüne kadar oluşabilecek atıştırma ihtiyacını ve tatlı krizlerini engellemek adına kritik bir öneme sahiptir.

Sürdürülebilirlik ve Psikolojik Faktörler

Tatlıya düşkün olan bireylerin beslenme programlarından bu gıdaları tamamen çıkarmak, diyetin sürdürülebilirliğini yok eder. Kişi diyete bir işkence gözüyle bakmaya başladığında mutsuz olur ve bu mutsuzluk birçok insanda yeniden yeme isteği uyandırır.

Son olarak, karbonhidrat kaynaklarını aşırı kısıtladığınızda, vücudunuz otomatik olarak protein ve yağ alımını artıracaktır. Bu dengenin sonuçları ise bir sonraki değerlendirmemizin konusu olacaktır.

Etiketler

KarbonhidratProteinYağDiyetteyken yapılan hatalarYüksek proteinli diyetYüksek proteinli diyetler ve zayıflamaDiyet hatalarıDüşük karbonhidratlı diyetler

Yazar Hakkında

Dyt. Esra Niğdelioğlu

Dyt. Esra Niğdelioğlu

Dyt. Esra Niğdelioğlu 1992 yılında Niğde'de doğmuştur. Hacettepe Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Beslenme ve Diyetetik bölümünde başladığı eğitimini 2015 yılında başarıyla tamamlayarak Diyetisyen unvanı almıştır. 

Hacettepe Üniversitesi Erişkin Hastanesi,Hacettepe Üniversitesi Onkoloji Hastanesi, Hacettepe Üniversitesi İhsan Doğramacı Çocuk Hastanesi, Türkiye Yüksek İhtisas Hastanesi, Gazi Mustafa Kemal Hastanesi’nde Stajyer Diyetisyen olarak görev yapmış olan Dyt. Esra Niğdelioğlu, Milli Eğitim Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığının birlikte yürüttüğü “Beslenme Dostu Okul Projesi” kapsamında Bursa Bahar Semiha Acar İlkokulunda Nisan 2017’de öğrencilere, “Okul Çağında Sağlıklı Beslenme” konusunda eğitimler vermiştir.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.