Efficiency and apical extrusion of debris: a comparative ex vivo study of four retreatment techniques in severely curved root canals. Kaşıkçı ilknur,köseler irem,güneri pelin,michael hülsmann,çalışkan mehmet kemal.

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Kök Kanalı Yenileme Tedavisinde Farklı Eğelerin Etkinliği
Bu bilimsel çalışma, kök kanalı dolgu maddesinin uzaklaştırılması sırasında oluşan apikal debris ekstrüzyonu miktarını ve kanalda kalan dolgu materyali oranını analiz etmeyi amaçlamaktadır. Araştırma kapsamında, üç farklı döner NiTi retreatment sistemi ile geleneksel Hedström (H-eğe) dosyalarının performansı karşılaştırmalı olarak incelenmiştir. Elde edilen veriler, endodontik yenileme tedavilerinde hangi sistemin daha güvenli ve etkili sonuçlar verdiğini ortaya koymaktadır.
Araştırmanın Metodolojisi ve Deneysel Tasarımı
Çalışmada, hem üst hem de alt çeneden seçilen toplam 96 adet ileri derecede eğri insan azı dişi kullanılmıştır. Kök kanalları, ProTaper Next sistemi (X2 boyutu) ile hazırlanmış ve ardından gutta-percha ile AH Plus patı kullanılarak doldurulmuştur. Örnekler, üst ve alt çeneyi simüle eden bir fantom kafa modeline yerleştirilerek dört ana deneysel gruba (n = 24) ayrılmıştır.
Dolgu materyallerinin uzaklaştırılması sürecinde crown-down tekniği uygulanmış ve aşağıdaki dört farklı sistem test edilmiştir:
- I. Grup: Hedström eğeleri (H-files)
- II. Grup: R-Endo
- III. Grup: Reciproc
- IV. Grup: ProTaper Universal Retreatment (PTU-R)
Veri Toplama ve Ölçüm Teknikleri
Apikalden dışarı çıkan (ekstrüde olan) materyaller özel şişelerde toplanmış ve mikroterazi (10⁻⁵ g) kullanılarak işlem öncesi ve sonrası tartılmıştır. Kök kanalının koronal, orta ve apikal seviyelerinde kalan artık dolgu materyali alanı ise dijital analiz yöntemleriyle değerlendirilmiştir. İstatistiksel analizler için ANOVA ve Kruskal-Wallis testlerinden yararlanılmıştır.
Araştırma Bulguları ve İstatistiksel Sonuçlar
Yapılan analizler sonucunda, Reciproc sisteminin H-eğelerine kıyasla anlamlı derecede daha az debris ekstrüzyonuna neden olduğu saptanmıştır (P = 0.009). Dört farklı retreatment tekniği arasında, kanalda kalan dolgu materyali miktarı açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark gözlemlenmemiştir (P = 0.082).
| Parametre | Bulgular ve İstatistiksel Değerler |
|---|---|
| En Az Debris Ekstrüzyonu | Reciproc Sistemi |
| En Fazla Debris Ekstrüzyonu | Hedström (H-eğe) |
| Kalan Dolgu Materyali | Gruplar arasında anlamlı fark yok |
| Çene Konumu Etkisi | Alt çenede (mandibula) daha fazla debris (P < 0.001) |
Araştırmada, ekstrüde olan debris miktarı ile kalan dolgu materyali alanları arasında herhangi bir korelasyon bulunmamıştır (P = 0.901). Dişlerin üst veya alt çenede yer alması, her bir enstrüman grubu içinde debris miktarını etkilememiştir (P = 0.609). Ancak, enstrümanlardan bağımsız olarak genel bir değerlendirme yapıldığında, mandibuler (alt çene) konumdaki dişlerde anlamlı derecede daha fazla debris çıkışı gözlemlenmiştir.
Sonuç ve Klinik Değerlendirme
Çalışma sonucunda, test edilen tüm yenileme sistemlerinin belirli bir miktarda apikal debris ekstrüzyonuna neden olduğu belirlenmiştir. Bununla birlikte, Hedström eğeleri, Reciproc sistemine göre çok daha fazla materyalin apikalden dışarı itilmesine yol açmıştır. İncelenen tüm örneklerde dolgu materyali kalıntılarına rastlanmış olup, dört farklı teknik arasında temizleme etkinliği bakımından üstünlük sağlayan bir yöntem saptanmamıştır.

