Doktorsitesi.com

DuyguDurum Bozukluğu (Bipolar Bozukluk) Nedir?

Uzm. Dr. Sevgi Gül Ertürk
Uzm. Dr. Sevgi Gül Ertürk
15 Mayıs 2019200 görüntülenme
Randevu Al
DuyguDurum Bozukluğu (Bipolar Bozukluk) Nedir?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Bipolar Bozukluk (Duygudurum Bozukluğu) Nedir?

Bipolar bozukluk, bireyin algı ve davranışlarında döngüsel değişimlerle karakterize olan kronik bir psikiyatrik hastalıktır. Tıp literatüründe manik depresif bozukluk olarak da tanımlanan bu rahatsızlık, isminden de anlaşılacağı üzere iki uçlu bir yapıya sahiptir. Hastalık süreci, bir uçta depresyon diğer uçta ise mani adı verilen klinik tablolar arasında değişim gösterir.

Mani Dönemi ve Belirtileri Nelerdir?

Mani, en az bir hafta süren ve duygulanımın abartılı şekilde yaşandığı bir klinik tablodur. Bu dönemde bireylerde alışılmışın dışında bir özgüven artışı ve enerji patlaması gözlemlenir. Mani döneminin temel belirtileri şunlardır:

  • Abartılı kendine güven ve yüksek enerji seviyesi,
  • Uyku ihtiyacında belirgin azalma,
  • Hızlı düşünme ve buna bağlı hızlı konuşma,
  • Dikkat dağınıklığı ve hareketlilikte artış.

Manik atak şiddetlendiği takdirde, kişinin gerçeği değerlendirme yetisi bozulabilir ve bu durum geri dönüşü zor riskli davranışların ortaya çıkmasına neden olabilir.

Bipolar Bozukluğun Nedenleri ve Görülme Sıklığı

Toplumda bipolar bozukluğun yaşam boyu görülme sıklığı yaklaşık %1 olarak saptanmıştır. Hastalığın ortalama başlangıç yaşı ise 30'dur. Uzmanlar, bu rahatsızlığın genetik, biyolojik ve psikososyal etkenlerin etkileşimi sonucu oluştuğunu kabul etmektedir.

Etken KategoriHastalıkla İlişkisi
Biyolojik FaktörlerNoradrenalin ve serotonin dengesizlikleri rol oynar.
Genetik YatkınlıkAilesinde bipolar tanısı olanlarda risk daha yüksektir.
Psikososyal EtkenlerYaşam olayları ve stres faktörleri atakları tetikleyebilir.

Hastalığın Başlangıcı ve Tetikleyici Unsurlar

Hastalığın özellikle erken dönemlerinde, stres etkenlerinin atakların başlamasında kritik bir rol oynadığı saptanmıştır. Kişilerarası ilişkilerde yaşanan bozulmalar, iş hayatındaki zorlayıcı faktörler ve uyku düzeninin bozulması en yaygın tetikleyicilerdir. Ayrıca doğum sonrası süreçler ve mevsimsel değişiklikler de bipolarite açısından dikkatle takip edilmelidir.

Ayırıcı Tanı ve Teşhis Süreci

Doğru tedavi planı için ayırıcı tanı hayati önem taşır. Öncelikle belirtilerin tıbbi bir duruma veya madde kullanımına bağlı olup olmadığı ayırt edilmelidir. Hasta muayeneye depresif şikayetlerle gelmiş olsa bile, geçmişteki manik belirtiler mutlaka sorgulanmalıdır.

Bipolar bozukluk sıklıkla şu tanılarla karıştırılabilmektedir:

  1. Psikotik bozukluklar,
  2. Yeme bozuklukları,
  3. Uyum bozuklukları,
  4. Anksiyete eşlikli depresif bozukluklar.

Bu karmaşıklığı önlemek adına uzman hekim tarafından yapılan ayrıntılı öykü alımı ve klinik muayene teşhisin temelini oluşturur.

Bipolar Bozukluk Tedavi Yöntemleri

Tedavi sürecinin başarısında hasta yakınlarının sürece aktif katılımı çok önemlidir. Atak belirtilerinin erken tanınması ve hastaya destek olunması iyileşme sürecini hızlandırır. Tedavide temel hedef, hastanın işlevselliğini en üst düzeyde sürdürmesini sağlamaktır.

İlaç Tedavisi ve Duygudurum Dengeleyiciler

Bipolar bozukluğun farmakolojik tedavisinde öncelikli olarak duygudurum dengeleyiciler kullanılır. Tedavi planlanırken, mevcut durumun bipolar depresyon mu yoksa diğer nedenlere bağlı bir depresyon mu olduğu netleştirilmelidir; çünkü her iki durumun tedavi protokolleri birbirinden farklıdır.

Psikososyal Girişimlerin Rolü

İlaç tedavisine ek olarak uygulanan psikososyal girişimler şu amaçları taşır:

  • Hasta ve yakınlarını hastalık süreci hakkında bilgilendirmek,
  • Tedavi uyumunu ve sosyal işlevselliği artırmak,
  • Acil durum planları oluşturmak,
  • Toplumdaki dışlanma ve damgalanma (stigma) etkilerini azaltmak.

Hastalığın Seyri ve Koruyucu Tedavinin Önemi

Klinik çalışmalar, hastaların yaklaşık %40-50'sinin ilk ataktan sonraki iki yıl içinde yeniden manik atak geçirme riski taşıdığını göstermektedir. Bu yüksek tekrarlama oranı nedeniyle, bipolar bozukluk yönetiminde sadece atak tedavisi değil, uzun süreli koruyucu tedavi protokollerinin uygulanması da zorunluluktur.

Etiketler

Duygudurum bozukluğuBipolarduygu durum bozukluğubipolar tanısı

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Sevgi Gül Ertürk

Uzm. Dr. Sevgi Gül Ertürk

Uzm. Dr. Sevgi Gül Ertürk lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini 2010 yılında başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, İstanbul Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi'nde tamamlayarak Psikiyatri Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.