Doktorsitesi.com

Dolgu Uygulamaları, Çeşitleri ve Uygulama Alanları

Op. Dr. Selami Uzun
Op. Dr. Selami Uzun
10 Aralık 2018215 görüntülenme
Randevu Al
Dolgu Uygulamaları, Çeşitleri ve Uygulama Alanları
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Yüz Dolgusu ve Estetik Girişimlerin Psikolojik Etkileri

Doğru amaçlarla gerçekleştirilen estetik girişimler, bireylerin psikolojik durumunu, özgüvenini, iş ve sosyal hayatındaki etkileşimlerini olumlu yönde etkilemektedir. Günümüzde en popüler medikal estetik uygulamalarından biri olan hyalüronik asit bazlı dolgu enjeksiyonu, güneş hasarı ve yaşlanma belirtilerini gidermek için kullanılan etkili bir yöntemdir. Bu işlem, ince çizgileri ve derin kırışıklıkları doldurmanın yanı sıra yüzü yeniden şekillendirmek amacıyla uygulanır.

Dolgu Uygulaması Nedir ve Neden Yapılır?

Yüzümüzün belirli bölgelerinde, cildin dolgun ve gergin görünmesini sağlayan yağ yastıkları bulunur. Yaş ilerledikçe bu yapılar hacim kaybeder, bu da derin çizgilerin ve kırışıklıkların oluşmasına neden olur. Dolgu uygulamaları, kaybolan bu hacmi yerine koymak ve maddenin su tutma özelliği sayesinde cildi eski sağlığına kavuşturmak için yapılır.

Uygulamada en sık tercih edilen içerikler şunlardır:

  • Hyalüronik Asit: Bağ dokusunun temel yapı taşıdır ve vücutta doğal olarak bulunur.
  • Hidroksiapatit: Daha derin doku desteği için tercih edilebilir.
  • Peptit İçerikli Dolgular: Cilt kalitesini artırmak için kullanılır.

Önemli Not: Kullanılan hyalüronik asit hayvansal kaynaklı değil, laboratuvar ortamında üretilen güvenli bir maddedir. İşlem süresi bölgeye göre 10-30 dakika arasında değişmektedir.

Dolgu Uygulama Alanları

Dolgu işlemleri, yüzün farklı noktalarındaki estetik ve fonksiyonel sorunları gidermek için stratejik olarak uygulanır:

1. Dudak Dolgusu ve Şekillendirme

Yaşla kaybedilen hacmi geri kazandırmak veya yapısal asimetrileri düzeltmek için uygulanır. Ayrıca üst dudakta oluşan ve "sigara içici çizgileri" olarak bilinen dikey kırışıklıkların giderilmesinde oldukça etkilidir.

2. Göz Altı Işık Dolgusu

Göz altındaki morluk, çöküklük ve yorgun ifadeyi gidermek için yapılır. Bu işlem, bölgeye parlaklık kazandırarak kişinin daha genç ve dinç görünmesini sağlar.

3. Nazolabial Bölge (Burun ve Ağız Çevresi)

Burun kanatlarından ağız kenarlarına inen olukların derinleşmesi yorgun bir ifade yaratır. Hyalüronik asit veya hidroksiapatit içeren dolgularla bu derin çizgiler yumuşatılır.

4. Elmacık Kemiği ve Yanak Dolgusu (Malar Bölge)

Elmacık kemiklerini belirginleştirerek daha keskin yüz hatları oluşturur. Aynı zamanda yüzde lift etkisi yaratarak sarkmaları yukarı doğru toparlar.

5. Çene ve Jawline Dolgusu

İdeal bir yüz hattı için çene ucunun (mentum) yeterince önde ve sivri olması gerekir. Çene hattının belirginleştirilmesi, yüze daha genç ve dinamik bir karakter kazandırır.

6. Saten Dolgu ve Cilt Kalitesi

Cilde nem kazandırmak, elastikiyeti artırmak ve güneş hasarlarını onarmak amacıyla mezoterapi ürünleriyle kombine edilen dolgulardır. Saten dolgu, ince kırışıklıkları gidererek uzun süreli bir parlaklık sağlar.

7. Yara ve Akne İzleri

Geçmişteki travmalar, operasyonlar veya sivilcelerden kalan çökük izler, dolgu enjeksiyonları ile doldurularak cilt yüzeyi pürüzsüz hale getirilebilir.

Uygulama Süreci ve Teknik Detaylar

Aşamaİşlem Detayı
HazırlıkLokal anestetik krem sürülerek 20-30 dakika beklenir.
SterilizasyonUygulama bölgesi dezenfekte edilir.
Enjeksiyonİnce iğneler veya kanül yardımıyla madde enjekte edilir.
Süreİşlem ortalama 15-20 dakika sürer.
SonuçEtki uygulama biter bitmez hemen gözlemlenir.

Kalıcılık ve Yan Etkiler

Dolgu uygulamalarının kalıcılığı kişisel yapıya göre 10 ile 14 ay arasında değişmektedir. Hyalüronik asit vücutta doğal olarak bulunduğu için alerjen değildir. İşlem sonrası geçici şişlik veya morluk görülebilir; bunlar genellikle 2-3 gün içinde geçer. Olası bir komplikasyon durumunda, hyaluronidaz enzimi kullanılarak dolgu maddesi güvenle eritilebilir.

Uygulama Sonrası Dikkat Edilmesi Gerekenler

  • İlk iki gün aşırı sıcak (sauna, hamam, sıcak banyo) ve aşırı soğuktan kaçınılmalıdır.
  • Uygulama bölgesine masaj yapılmamalıdır.
  • Dudak dolgusu yaptıranlar ilk gün sıcak içeceklerden ve fiziksel temastan (öpüşmek gibi) sakınmalıdır.
  • Morluk oluşumunu azaltmak için ilk birkaç saat 10 dakikalık aralarla buz uygulaması önerilir.

Dolgu Kimlere Uygulanmaz?

  1. Hamileler: Gebelik dönemindeki kişilere uygulanmaz.
  2. Aktif Enfeksiyonu Olanlar: Özellikle uçuk sorunu olanlarda iyileşme beklenmelidir.
  3. İlaç Kullanımı: Akne tedavisi için A-vitamini türevi ilaç kullananlarda, tedavi bittikten 3 ay sonrasına kadar işlem yapılmaz.
  4. Aşırı Duyarlılık: İçerikteki maddelere karşı alerjisi olanlar.

Not: Emziren annelerde dolgu uygulamasının tıbbi bir sakıncası bulunmamaktadır.

Etiketler

Dolgu enjeksiyonuDolgu nedirDolgu işlemiDolgu nasıl yapılırDolguDolgu uygulamasıDudak dolgusugöz altı ışık dolgusudolgu kimlere yapılırdolgu kimlere uygulanırdolgu botoksudolgu hangi bölgelere

Yazar Hakkında

Op. Dr. Selami Uzun

Op. Dr. Selami Uzun

Op. Dr. Selami Uzun, 7 Mart 1985 yılında Mersin'de doğmuştur. Lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Gülhane Askeri Tıp Akademisi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak Tıp Doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise, 2012 - 2016 yılları arasında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde tamamlayarak Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları uzmanı olmuştur.

Acıbadem Kadıköy, Kozyatağı, Maslak Hastaneleri ve Acıbadem İnternetional, Fatih Sultan Mehmet Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Gaziantep Nizip Devlet Hastanesi gibi bir çok kurumda hasta kabulü yapan Op. Dr. Selami Uzun, iyi derecede İngilizce ve Almanca bilmektedir. Ulusal ve uluslararası bir çok makale sahibidir.

Op. Dr. Selami Uzun, mesleki gelişim adına bir çok ulusal ve uluslararası makale sahibidir. MediEnt Kulak Burun Boğaz Tıp Merkezi'nde görev yapmış olup mesleki çalışmalarına Mersin'de bulunan Özel Muayenehanesi'nde devam etmektedir.
 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.