Doğumdan sonra karşılaşılabilecek riskler

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Doğum Sonrası Karşılaşılabilecek Riskler ve Komplikasyonlar
Gebe kalmak, doğası gereği belirli riskleri göze almak anlamına gelir. Doğum süreci ister vaginal yolla ister abdominal yolla (sezaryen) gerçekleşsin, bir dizi tıbbi komplikasyon gelişme ihtimali her zaman mevcuttur. Anne sağlığını korumak adına, doğum sonrası süreçte ortaya çıkabilecek risklerin önceden bilinmesi ve erken müdahale edilmesi hayati önem taşır.
1. Doğum Sonu Kanamaları (Postpartum Hemoraji)
Doğum sonrasında meydana gelen kanamalar, miktarına göre ciddi risk teşkil edebilir. Sezaryen sırasında 1 litreden, vaginal doğumda ise 500 ml'den fazla olan kanamalar tehlikeli kabul edilir. Bu durumda derhal damar yolu açılmalı, sıvı replasmanı ve gerekirse kan ürünleri desteği sağlanmalıdır. Kanamanın nedenini belirlemek için hasta detaylı muayene edilmelidir.
Doğum sonu kanamalarının temel nedenleri şunlardır:
- Plasenta ve zarların retansiyonu: Plasenta parçalarının rahimde kalması.
- Ablasyo plasenta: Plasentanın rahim iç duvarına kısmen yapışık olması.
- Uterus atonisi: Rahim kaslarının kasılamaması sonucu oluşan aşırı tehlikeli kanama.
- Uterin rüptür (Rahim yırtılması): Özellikle eski sezaryen skarlarının zorlanması veya şiddetli sancılar sonucu rahmin yırtılması.
- Doğum yolu travmaları: Serviks, vagina veya perinede oluşan yırtıklar.
- Uterus inversiyonu: Rahim gövdesinin eldiven parmağı gibi dışarı dönmesi.
- Koagülopati: Kan pıhtılaşma bozuklukları.
2. Amniotik Sıvı Embolisi
Doğum sonrasında ani gelişen, annede solunum ve kardiyovasküler kollapsa yol açan oldukça tehlikeli bir tablodur. Nadir görülmesine rağmen, amniotik sıvı embolisi vakalarında ölüm riski %50 civarındadır. Amniyotik sıvının anne dolaşımına katılarak akciğer damarlarına ulaşması; siyanoz, kanama bozukluğu ve komaya neden olabilir.
3. Septik Pelvik Tromboflebit (SPT)
Özellikle sezaryen sonrası izlenen bu durumda, pelvik venlerde pıhtı (trombus) oluşur. Bu pıhtı enfekte olduğunda, kopan parçalar akciğer damarlarında septik embolilere yol açabilir. Antibiyotik tedavisine rağmen düşmeyen ateş durumunda SPT'den şüphelenilmelidir.
4. Koryoamnionit ve Endomiyometrit
Koryoamnionit, fetüsü çevreleyen zarların polimikrobiyal enfeksiyonudur. Belirtileri arasında ateş, fundal hassasiyet ve fetal taşikardi yer alır. Endomiyometrit ise rahim iç mukozası ve kasının enfeksiyonudur. Her iki durum da uygun antibiyotik tedavisi gerektirir.
5. Doğum Sonrası Fistül Oluşumları
Zor ve uzamış vaginal doğumlardan sonra doku nekrozu nedeniyle organlar arası geçişler (fistül) oluşabilir:
| Fistül Türü | Etkilenen Bölgeler | Belirtiler |
|---|---|---|
| Vezikovaginal Fistül | Mesane ve Vagina arası | Vaginadan idrar gelmesi (1 hafta sonra anlaşılır) |
| Rektovaginal Fistül | Bağırsak ve Vagina arası | Vaginadan dışkı ve gaz çıkışı |
6. Meme İltihabı (Mastit)
Emzirme dönemindeki annelerin %1-2'sinde görülür. Bebeğin ağzındaki bakterilerin anneye geçmesiyle oluşur. Tedavi edilmezse meme absesine dönüşebilir. Belirtileri; memede kızarıklık, ağrılı kitle, ateş ve şişliktir.
7. Postpartum Depresyon ve Psikoz
Doğum sonrası kadınların yaklaşık %10'unda geçici ağlama atakları ve huzursuzluk görülebilir. Bu tablo ilerleyerek postpartum depresyona dönüşebilir. Geçmişinde psikiyatrik öyküsü olan annelerde ise postpartum psikoz gelişme riski vardır. Her iki durumda da profesyonel bir psikiyatrist desteği alınması zorunludur.




