Doktorsitesi.com

Does mini-midvastus approach have an advantageous effect on rapid recovery protocols over medial parapatellar approach in total knee arthroplasty?

Op. Dr. Hakan Zora
Op. Dr. Hakan Zora5.0(1 Değerlendirme)
5 Ağustos 2022386 görüntülenme
Randevu Al
  • Hızlı iyileşme protokolü uygulanan total diz artroplastisi vakalarında, mini-midvastus (MMV) yaklaşımı ile medial parapatellar (MPP) yaklaşımı arasında ağrı, fonksiyonel kapasite ve hastanede kalış süresi açısından anlamlı bir fark saptanmamıştır.
  • Medial parapatellar yaklaşım, mini-midvastus tekniğine göre daha kısa operasyon süresi sunarak cerrahi verimlilik açısından avantaj sağlamaktadır.
  • İyileşme sürecindeki başarının cerrahi teknikten ziyade; hasta eğitimi, multimodal ağrı yönetimi ve erken mobilizasyonu içeren kapsamlı protokollerden kaynaklandığı sonucuna varılmıştır.
Does mini-midvastus approach have an advantageous effect on rapid recovery protocols over medial parapatellar approach in total knee arthroplasty?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Total Diz Artoplastisinde Cerrahi Yaklaşımlar ve Hızlı İyileşme Protokolleri

Osteoartrit (OA) hastalarının yaşam kalitesini ve sağlık koşullarını iyileştirme talepleri, diz artroplastisinde cerrahi sonuçları optimize eden minimal invaziv cerrahi tekniklerin önemini artırmıştır. Hızlı iyileşme cerrahi protokolleri, çok disiplinli ve kanıta dayalı yaklaşımlar kullanarak hastaların fonksiyonel geri kazanımını hızlandırmayı amaçlar. Bu protokoller; hasta eğitimi, beslenme planlaması, preempitif analjezi, turnike kullanımından kaçınma ve erken fizik tedavi gibi modaliteleri içermektedir.

Total diz artroplastisinde (TDA) kullanılan standart cerrahi yaklaşımlar arasında medial parapatellar (MPP) yaklaşım ile mini-midvastus (MMV) ve subvastus gibi minimal invaziv teknikler yer alır. Literatürde MMV yaklaşımının kuadriseps tendonunu bölmemesi nedeniyle daha az ağrı ve daha hızlı fonksiyonel iyileşme sağladığına dair görüşler bulunsa da, bu önerilerin hızlı iyileşme protokolleri bağlamında kanıta dayalı desteği sınırlıdır. Bu çalışma, hızlı iyileşme protokolü uygulanan TDA hastalarında MMV ve MPP yaklaşımlarının cerrahi sonuçlarını karşılaştırmayı amaçlamaktadır.

Hastalar ve Yöntem: Prospektif ve Randomize Bir Analiz

Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Ortopedi ve Travmatoloji Anabilim Dalı'nda yürütülen bu prospektif, randomize ve tek kör çalışma, 50-85 yaş arası primer OA tanılı hastaları kapsamaktadır. Çalışmaya dahil edilen 54 hasta (4 erkek, 50 kadın; ortalama yaş 64.1), bilgisayar programı aracılığıyla MMV grubu ve MPP grubu olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Tüm hastalara ortopedist, anesteziyolog ve fizyoterapistlerden oluşan multidisipliner bir ekip tarafından hazırlanan denetimli hızlı iyileşme protokolü uygulanmıştır.

Değerlendirme sürecinde hastaların klinik ve demografik verileri ameliyat öncesi, ameliyat sonrası 4. ve 12. haftalarda kaydedilmiştir. Fonksiyonel sonuçları ölçmek için şu parametreler kullanılmıştır:

  • Eklem Hareket Açıklığı (ROM): Dijital goniometre ile ölçüm.
  • Kas Gücü: El dinamometresi ile kuadriseps kas gücü ölçümü.
  • Hasta Bildirimli Sonuçlar: WOMAC ve KOOS indeksleri.
  • Yaşam Kalitesi: Short Form-36 (SF-36) ölçeği.
  • Performans Testleri: 30 saniye sandalyeden kalkma ve merdiven çıkma testleri.

Cerrahi Teknik ve Postoperatif Bakım

Operasyonlar aynı cerrah tarafından, aynı protez tipi kullanılarak ve turnike uygulanmadan gerçekleştirilmiştir. Hastalara ameliyat öncesinde karbonhidrat yüklemesi yapılmış ve multimodal analjezi protokolü (lokal infiltrasyon anestezisi, parasetamol ve gerekirse kurtarıcı analjezikler) uygulanmıştır. Ameliyat sonrası 4. saatte mobilizasyon başlatılmış ve standart fizik tedavi programı uygulanarak taburculuk kriterlerini karşılayan hastaların hastanede kalış süreleri (HKS) kaydedilmiştir.

Araştırma Bulguları ve İstatistiksel Veriler

Çalışma sonuçlarına göre, MMV ve MPP grupları arasında yaş ve hastanede kalış süresi açısından istatistiksel olarak anlamlı bir fark saptanmamıştır. Ancak, operasyon süresi MPP grubunda (65.9 dk), MMV grubuna (78.1 dk) göre anlamlı derecede daha kısa bulunmuştur (p<0.0005). Hemoglobin ve hematokrit değerlerindeki değişimler her iki grupta benzerlik göstermiştir.

DeğişkenlerMini-Midvastus (Ort ± SD)Medial Parapatellar (Ort ± SD)p Değeri
Yaş (Yıl)65.0 ± 6.463.2 ± 6.30.288
Hastanede Kalış Süresi (Saat)27.6 ± 3.129.1 ± 6.70.387
Operasyon Süresi (Dakika)78.1 ± 2.765.9 ± 2.6<0.0005
Preoperatif Hemoglobin (g/dL)12.9 ± 1.513.0 ± 1.10.744

Kuadriseps kas gücü ölçümlerinde, MMV grubu her iki takip döneminde de daha yüksek değerler sergilese de, kas gücü kazanım oranı açısından gruplar arasında anlamlı bir fark gözlenmemiştir. Diz ROM ölçümleri, WOMAC, KOOS ve SF-36 skorları ile radyolojik ölçümler (HKA açısı, femorotibial açı vb.) açısından da gruplar arasında istatistiksel bir fark bulunmamıştır.

Tartışma: Minimal İnvaziv Yaklaşım Gerekli mi?

Bu çalışmanın en önemli bulgusu, hızlı iyileşme protokolü uygulanan TDA hastalarında MMV yaklaşımının ağrı, fonksiyon, kas gücü ve hastanede kalış süresi üzerinde MPP yaklaşımına göre ek bir avantaj sağlamamasıdır. Literatürdeki bazı çalışmalar minimal invaziv tekniklerin erken dönemde daha iyi sonuçlar verdiğini savunsa da, bizim bulgularımız denetimli rehabilitasyon ve hasta eğitiminin cerrahi teknikten bağımsız olarak iyileşmeyi optimize ettiğini göstermektedir.

Operasyon Süresi ve Teknik Zorluklar

MMV yaklaşımında operasyon süresinin daha uzun olması, bu tekniğin öğrenme eğrisinin daha dik olması ve cerrahi görüş alanının kısıtlılığı ile ilişkilendirilebilir. Özellikle daha küçük kesiler, ekartörlerin ve kesme kılavuzlarının yerleştirilmesini zorlaştırarak cerrahi süreyi uzatabilmektedir. Buna karşın, deneyimli cerrahlar tarafından yapıldığında her iki yöntemin de bileşen dizilimi ve radyolojik sonuçlar açısından güvenli olduğu teyit edilmiştir.

Sonuç

Sonuç olarak, hızlı iyileşme protokolü uygulanan total diz artroplastisi vakalarında mini-midvastus yaklaşımı; ağrı, fonksiyonel kapasite ve yaşam kalitesi açısından medial parapatellar yaklaşıma karşı üstünlük göstermemiştir. MPP yaklaşımının daha kısa operasyon süresi sunması, cerrahi verimlilik açısından bir avantaj olarak değerlendirilmektedir. Hızlı iyileşme sürecinde cerrahi teknikten ziyade, multimodal ağrı yönetimi ve erken mobilizasyonu içeren kapsamlı protokollerin başarısı belirleyici rol oynamaktadır.

Etiketler

Hakan Zora, MD1 , Harun R. Güngör, MD2 , Gökhan Bayrak, MD3 , Raziye Şavkın, MD3 , Nihal Büker, MD3 

Yazar Hakkında

Op. Dr. Hakan Zora

Op. Dr. Hakan Zora

Op. Dr. Hakan ZORA, 1988 yılında Uşak  ’ta doğmuştur. İlköğretim ve lise öğrenimini Uşak ’ta tamamlayıp Manisa Celal Bayar Üniversitesi Tıp Fakültesi ’nde Tıp eğitimine başlamıştır. 2012 yılında Tıp doktoru ünvanını aldıktan sonra 2014-2019 yılları arasında Bursa Yüksek İhtisas Eğitim ve Araştırma Hastanesi ve Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi ’nde Ortopedi ve Travmatoloji ihtisasını tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.