Doktorsitesi.com

DİZ KİREÇLENMESİ VE TEDAVİSİ

Op. Dr. Birol Basiç
Op. Dr. Birol Basiç
1 Mart 2017364 görüntülenme
Randevu Al
DİZ KİREÇLENMESİ VE TEDAVİSİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Diz Kireçlenmesi (Gonartroz) Nedir?

Diz kireçlenmesi (gonartroz), diz eklemini oluşturan kıkırdak dokusunun zamanla aşınması ve kaybı olarak tanımlanır. Hastalar arasında genellikle dizde fazladan kireç benzeri bir doku oluştuğu düşünülse de, bu durum aslında bir doku kaybı sürecidir. Diz ekleminin en kritik bileşeni olan kıkırdak yapısı, fonksiyonunu yitirerek zamanla azalmaktadır.

Diz Kireçlenmesinin Nedenleri Nelerdir?

Diz ekleminde meydana gelen kireçlenmeler, oluşum mekanizmalarına göre iki ana grupta incelenmektedir:

1. Primer (Birincil) Nedenler

Bu türde kireçlenmenin kesin sebebi bilinmemektedir. Diz eklemi kıkırdağı, görünürde bir dış etken olmaksızın aşınmaya başlar. Süreç her hastada farklı bir seyir izlese de zaman ilerledikçe kireçlenme belirginleşir. Primer gonartroz, diz kireçlenmelerinin en sık karşılaşılan nedenidir.

2. Sekonder (İkincil) Nedenler

Bu gruptaki hastalarda kıkırdak hasarına yol açan somut bir neden söz konusudur. Başlıca sekonder nedenler şunlardır:

  • Travma kaynaklı eklem içi kırıklar
  • Romatoid artrit gibi romatizmal hastalıklar
  • Tedavi edilmemiş ön çapraz bağ ve menisküs yırtıkları
  • Geçirilmiş eklem iltihaplanmaları
  • Doğumsal eklem bozuklukları

Diz Kireçlenmesinde Tedavi Yöntemleri

Diz kireçlenmesinde tedavi planı, hastalığın seyrine ve hastanın genel durumuna göre kişiselleştirilir. Örneğin, romatoid artrit gibi sistemik hastalığı olanlarda süreç çok daha hızlı ilerleyebilir. Hastalık son aşamaya gelene kadar öncelikle nedene yönelik tedaviler uygulanır.

Genç hastalarda görülen kıkırdak kopmaları (osteokondritis dissekans) durumunda kıkırdak nakli (mozaikplasti) tercih edilirken; menisküs ve ön çapraz bağ sorunları artroskopik cerrahi ile tedavi edilir. Nedeni bilinmeyen vakalarda temel amaç, cerrahi müdahaleyi mümkün olduğunca ileri yaşlara ertelemek ve hastanın yaşam konforunu artırmaktır.

Ameliyatsız tedavi seçenekleri şunlardır:

  • Ağrı kesici ilaçlar (NSAİ ilaçlar)
  • Kişiye özel diz egzersizleri
  • Fizik tedavi uygulamaları
  • Eklem içi enjeksiyonlar (Hyalüronik asit/eklem sıvısı ve PRP)

İleri derece vakalarda, cerrahi dışı tüm yöntemler denenmesine rağmen ağrılar dayanılmaz hale geldiğinde kesin tedavi seçeneği cerrahi müdahale olmaktadır.

Cerrahi Tedavi Seçenekleri

Diz kireçlenmesinin cerrahi tedavisinde hastanın durumuna göre iki temel yaklaşım benimsenir:

1. Aks Düzeltici Ameliyatlar

Kemik yapısında dizilim kusuru bulunan hastalarda, yük dağılımını dengelemek amacıyla düzeltici kemik ameliyatları uygulanır. Bu işleme literatürde Yüksek Tibial Osteotomi adı verilir.

2. Diz Protezi Ameliyatları

Parsiyel (yarım) ve Total (tam) diz protezi uygulamaları, ileri derece kireçlenme ve şiddetli ağrısı olan hastalar için en etkili çözümdür. Günümüzde ortopedi hekimleri arasında genel kanaat, en ideal ameliyat yaşının 60-65 olduğudur.

ÖzellikDiz Protezi Hakkında Bilgiler
İdeal Ameliyat Yaşı60 - 65 Yaş
Protez ÖmrüOrtalama 15 Yıl
Başarı Oranı%90
Uygulama Alanıİleri derece kireçlenme ve şiddetli ağrı

Diz protezi, dünya genelinde en sık gerçekleştirilen protez ameliyatıdır ve uzman cerrahlar tarafından yüksek başarı oranlarıyla uygulanmaktadır.

Etiketler

Diz kireçlenmesi tedavisiDiz kireçlenmesi ameliyatıDiz ekleminde kireçlenmeDiz kireçlenmesi neden olurDiz kireçlenmesi belirtisiDiz proteziDiz protezleri

Yazar Hakkında

Op. Dr. Birol Basiç

Op. Dr. Birol Basiç

Op.Dr Birol BASİÇ, 1966 yılında Edirne'de doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini Edirne'de tamamladıktan sonra 1983 yılında İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi'nde başladığı tıp eğitimini başarıyla tamamlayarak 1990 yılında tıp doktoru unvanı almıştır. İhtisasını ise 1997 yılında Vakıf  Gureba Hastanesi'nde yapmış ve Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı olmuştur. 

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.