Diş Eti Çekilmeleri, Sınıflandırılması Ve Nedenleri

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir
Diş Eti Çekilmesi Nedir?
Diş eti çekilmesi, diş eti dokusunun kök yüzeyini açıkta bırakacak şekilde dişin uç kısmından kök ucuna (apikale) doğru yer değiştirmesidir. Bu durum, estetik kaygıların yanı sıra diş hassasiyeti ve kök çürükleri gibi çeşitli periodontal sorunlara yol açabilen klinik bir tablodur.
Klinik olarak diş eti çekilmelerini iki ana başlıkta incelemek mümkündür:
- Görünür Diş Eti Çekilmesi: Klinik muayenede doğrudan gözlemlenebilen çekilmedir.
- Gizli Diş Eti Çekilmesi: Diş eti cebinin derinliği ile ölçülebilen, dışarıdan ilk bakışta fark edilmeyen çekilmedir.
Bu iki değerin toplamı, hastadaki gerçek diş eti çekilmesi miktarını belirler. Çekilmenin yaşandığı bölgedeki diş eti dokusu iltihaplı olabileceği gibi tamamen sağlıklı (iltihapsız) bir görünümde de olabilir.
Diş Eti Çekilmesi Türleri
Diş eti çekilmeleri, oluşum nedenlerine ve etkilediği bölgeye göre iki gruba ayrılır:
- Periodontitise Bağlı Çekilmeler: Periodontal hastalık sonucu destek alveol kemiği yüksekliği azaldığında, diş eti de kemikle birlikte çekilir. Bu tür çekilmeler genellikle dişin tüm çevresini kapsar.
- Vestibüler Diş Eti Çekilmeleri: Genellikle dişlerin ön (vestibül) yüzeylerinde görülür. Temel etken periodontitis değildir ve diş etlerinde belirgin bir iltihap gözlenmeyebilir.
Her iki tür çekilme de ağız içinde tek bir bölgede (lokalize) veya tüm ağız genelinde (generalize) görülebilir.
Diş Eti Çekilmesinin Nedenleri
Diş eti çekilmesinin ortaya çıkmasında biyolojik faktörlerden hatalı alışkanlıklara kadar pek çok etken rol oynamaktadır:
- Yaşlanma: Araştırmalar, diş eti çekilmesinin yaşla birlikte arttığını göstermektedir. 8-12 yaş grubunda %8 olan görülme oranı, 46-86 yaş grubunda %100'e çıkabilmektedir. Bu durum fizyolojik diş eti çekilmesi veya senil diş eti atrofisi olarak adlandırılsa da, genellikle uzun süreli minör travmaların (hatalı fırçalama vb.) bir birikimi olduğu düşünülmektedir.
- Diş Dizisindeki Bozukluklar: Dişlerin arkın dışında (çok önde veya arkada) konumlanması, o bölgedeki kemiğin ince olmasına veya dehiscence (kemik kaybı) oluşmasına neden olur. Bu bölgeler çekilmeye karşı çok hassastır.
- Aşırı Örtülü Kapanış: Üst ön dişlerin alt diş etlerine mekanik baskı yapması çekilmeyi tetikleyebilir.
- İltihap: Kronik marjinal gingivitis veya periodontitis vakalarında, kemik kaybına paralel olarak diş eti sınırı aşağı çekilir.
- Yanlış Diş Fırçalama: Dişlere sürekli aşırı baskı uygulanması, özellikle plak kontrolü iyi olan bireylerde bile diş eti çekilmesine ve diş yüzeyinde aşınmalara neden olur.
- Yüksek Frenum Tutunmaları: Dudak bağının (frenum) diş eti kenarına çok yakın olması, hareket sırasında diş etini gererek çekilmeye ve plak birikimine zemin hazırlar.
- Alışkanlıklar: Diş aralarına yabancı cisim (kürdan, iğne) sokulması veya diş etinin tırnakla itilmesi gibi psikosomatik kökenli alışkanlıklar doku kaybına yol açar.
- Aşırı Oklüzal Kuvvetler: Dişlere gelen aşırı çiğneme yüklerinin çekilmeye neden olabileceği düşünülmektedir.
- Morfolojik Faktörler: Diş köklerinin aşırı dışbükey olması veya çok köklü dişlerde kök açılarının geniş olması kemik desteğini zayıflatarak çekilmeyi kolaylaştırır.
Miller Sınıflandırması ve Tedavi Edilebilirlik
Diş eti çekilmeleri, tedavi planlaması için Miller Sınıflandırması (1985) kullanılarak dört gruba ayrılır. Bu sınıflandırmada interdental papil (dişler arasındaki et) yüksekliği ve çekilmenin derinliği esas alınır.
| Sınıf | Klinik Durum | Tedavi Öngörüsü |
|---|---|---|
| 1. Sınıf | Çekilme mukogingival sınıra (MGS) ulaşmaz, doku kaybı yoktur. | Tam tedavi edilebilir. |
| 2. Sınıf | Çekilme MGS'ye ulaşmış veya aşmıştır, doku kaybı yoktur. | Tam tedavi edilebilir. |
| 3. Sınıf | MGS aşılmıştır, komşu dişlerde doku kaybı veya malpozisyon vardır. | Kısmen örtülebilir. |
| 4. Sınıf | İleri derecede doku kaybı ve malpozisyon mevcuttur. | Mevcut tekniklerle örtülemez. |



