Doktorsitesi.com

DİŞ ÇÜRÜĞÜ TEDAVİSİ

Uzm. Dt. Taner Köroğlu
Uzm. Dt. Taner Köroğlu
23 Kasım 2022115 görüntülenme
Randevu Al
DİŞ ÇÜRÜĞÜ TEDAVİSİ Diş çürüğü (diş çürüğü), okul çocuklarının ve yetişkinlerin büyük çoğunluğunu etkileyen büyük bir ağız sağlığı sorunudur. Diş çürüğü; diş yüzeyinde bulunan fissürlerde (oyuklarda) veya dişlerin arasında, görünmeyecek şekilde gizlenen, demineralize (yumuşamış) mine tabakasında başlar. Buradan ilerleyerek, alt tabakada bulunan daha yumuşak ve hassas “dentin” tabakasına yayılır. Zaman içerisinde zayıflayan mine tabakası, boşluk oluşturacak şekilde çöker ve diş aşamalı olarak tahrip olur. Diş etlerinde çekilme olan hastalarda, diş çürüğü kök yüzeyinden de başlayabilir.
DİŞ ÇÜRÜĞÜ TEDAVİSİ
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Diş Çürüğü Nedir ve Nasıl Oluşur?

Diş çürüğü, hem okul çağındaki çocukları hem de yetişkinleri yaygın şekilde etkileyen kritik bir ağız sağlığı sorunudur. Süreç, diş yüzeyindeki fissür adı verilen oyuklarda veya diş aralarında gizlenen, demineralize olmuş (yumuşamış) mine tabakasında başlar.

Tedavi edilmeyen çürükler, yüzeyden ilerleyerek alt tabakada bulunan daha yumuşak ve hassas dentin dokusuna yayılır. Zamanla zayıflayan mine tabakası çökerek boşluklar oluşturur ve diş aşamalı olarak tahrip olur. Ayrıca diş eti çekilmesi yaşayan hastalarda, çürük süreci doğrudan kök yüzeyinden de başlayabilmektedir.

Diş Çürüğü Neden Olur?

Diş çürüğünün temel nedeni, asitlerin mine tabakası üzerindeki aşındırıcı etkisidir. Bu süreç şu şekilde işler:

  • Asit Üretimi: Tüketilen yiyecek ve içeceklerdeki şekerler, diş yüzeyindeki biyofilm (plak) tabakasında bulunan bakteriler tarafından tüketilir.
  • Demineralizasyon: Bakterilerin ürettiği asit, mine tabakasındaki kalsiyum ve fosfatın kaybına yol açar.
  • Denge Bozulması: Mine tabakası gün içinde defalarca mineral kaybeder (demineralizasyon) ve geri kazanır (remineralizasyon).

Eğer demineralizasyon hızı, remineralizasyon hızını aylarca aşarsa mine yüzeyinde parçalanma meydana gelir ve diş çürüğü ilerler.

Tükürüğün Diş Sağlığındaki Rolü

Tükürük, ağız içindeki asidi seyreltip etkisiz hale getirerek çürüğe karşı en önemli doğal savunma mekanizmasını oluşturur. Tükürükte bulunan mineraller, asidik ortam nötralize edildikten sonra diş yüzeyine tekrar çökelerek remineralizasyon sürecini destekler.

Diş Çürüğü Tedavi Yöntemleri Nelerdir?

Diş çürüğü tedavisinde temel amaç, çürümüş dokunun temizlenmesi ve kaybedilen yapının uygun bir dolgu materyali ile restore edilmesidir. Tedavi planı oluşturulmadan önce radyografik incelemeler ile çürüğün derinliği belirlenir ve ağız içi muayene ile dişteki hassasiyet durumu değerlendirilir.

Çürüğün derecesine ve yayılımına bağlı olarak uygulanan başlıca tedavi yöntemleri şunlardır:

Tedavi YöntemiUygulama Amacı
Diş DolgusuKüçük ve orta ölçekli madde kayıplarının restorasyonu
İnley ve OnlayDolgu ile kurtarılamayacak genişlikteki doku kayıpları
Kanal TedavisiÇürüğün diş sinirine (pulpa) ulaştığı durumlar
Diş KaplanmasıAşırı madde kaybı olan dişlerin korunması ve güçlendirilmesi
Diş ÇekimiKurtarılması mümkün olmayan, tamamen harap olmuş dişler

Diş Çürüğü Tedavi Fiyatları

Diş çürüğü tedavi fiyatları, çürüğün derinliği, uygulanacak yöntemin türü ve kullanılacak materyale göre değişkenlik göstermektedir. Kesin bir tedavi ücretinin belirlenmesi ve size özel tedavi planının oluşturulması için öncelikle uzman bir diş hekimi tarafından muayene edilmeniz gerekmektedir.

Sağlıklı bir ağız yapısına kavuşmak için lütfen muayene randevusu alınız.

Etiketler

Diş çürüğü nedirDiş çürüğü nedenleriDiş çürüğü tedavisi

Yazar Hakkında

Uzm. Dt. Taner Köroğlu

Uzm. Dt. Taner Köroğlu

Uzm. Dt. Taner Köroğlu lisans öncesi öğrenimlerinin ardından Yeditepe Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesin'i başarıyla tamamlayarak Diş Hekimi unvanı almıştır. Başkent Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi Ağız Diş Ve Çene Cerrahisi Ana Bilim Dalında'da uzmanlık eğitimini tamamlamıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.