Doktorsitesi.com

Dikkat Eksikliğinin 6 yönü- (4) Öfke kontrolü (Duyguların yönetilmesi)

Uzm. Dr. Ahmet Şenses
Uzm. Dr. Ahmet Şenses
14 Şubat 2016328 görüntülenme
Randevu Al
Dikkat Eksikliğinin 6 yönü- (4) Öfke kontrolü (Duyguların yönetilmesi)
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Dikkat Eksikliğinde Öfke Kontrolü ve Duygu Yönetimi

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanısı alan çocuk ve yetişkinler üzerinde yapılan bilimsel çalışmalar, sorunun yalnızca odaklanma güçlüğü ile sınırlı olmadığını göstermektedir. DEHB, bireyin yaşam kalitesini etkileyen altı temel sorun alanını kapsamaktadır. Bu yazımızda, dikkat eksikliğinin dördüncü temel sorun alanı olarak sınıflandırılan öfke kontrolü ve duygu yönetimi süreçlerini detaylandıracağız.

Dikkat Eksikliğinde Görülen 6 Temel Sorun Alanı

Dikkat eksikliği yaşayan bireylerde bilişsel süreçler genellikle şu altı grupta incelenmektedir:

  1. Odaklanma (Dikkat)
  2. Planlama
  3. İstek (Motivasyon)
  4. Öfke Kontrolü (Duygu Yönetimi)
  5. Hafıza
  6. Organizasyon Becerileri

Dikkat Eksikliğinde Duygu Yönetim Sorunları

Duygu yönetimi, günlük yaşamın sürdürülebilirliği için kritik bir zihinsel işlevdir. Sağlıklı bir birey, davranışlarını sergilemeden önce duygularını bir ön denetimden geçirerek geciktirme yetisine sahiptir. Duygu yönetimi sorunları her ne kadar resmi tanı kriterleri arasında doğrudan yer almasa da, klinik pratikte en sık karşılaşılan semptomlardan biridir.

Yapılan araştırmalar, DEHB’li bireylerin duygu yönetimi alanında temel olarak iki tip sorun yaşadığını ortaya koymaktadır:

1. Düşük Tepki Eşiği ve Orantısız Tepkiler

DEHB olan bireyler, karşılaştıkları küçük problemlere karşı düşük tepki eşiği nedeniyle hızla duygusal tepki verme eğilimindedirler. Bu bireylerin verdikleri tepkiler, genellikle olayın büyüklüğü ile kıyaslandığında oldukça yoğun ve şiddetlidir. Günlük hayatta birçok insan enerjisini korumak adına küçük sorunları görmezden gelebilirken, DEHB’li bireyler o anki soruna kilitlenirler.

Bu durumu yaşayan bireyler, o an kendilerini kontrol edemediklerini veya başka bir şey düşünemediklerini ifade ederler. Bu refleksif duygusal tepkiler şu şekilde dışa vurulabilir:

  • Sık sık ağız dalaşına girmek.
  • Kardeşler veya akranlar ile küçük nedenlerle çatışmak.
  • Sosyal ilişkilerde çabuk küsme veya oyun bozma eğilimi.

Genellikle bu yoğun öfke hali kısa sürede yatışır ve birey sergilediği davranıştan dolayı özür diler.

2. Sürekli Boşluk Hissi ve Sıkılma

Bazı DEHB’li bireylerde ise duygu yönetim sorunları öfke yerine sürekli boşluk hissi ve sıkılma şeklinde tezahür eder. Bu gruptaki bireyler, yalnızca yüksek heyecan içeren veya eğlenceli faaliyetler sırasında olumsuz duygularından uzaklaşabilirler. Sosyal etkileşimler ruh hallerini iyileştirse de, bu grupta depresyon gelişme riski daha yüksektir.

Duygu Yönetiminin Motivasyon ve Uyarılma Sistemine Etkisi

Duygu yönetimindeki aksaklıklar, bireyin motivasyon ve uyarılma sistemlerini de doğrudan etkiler. Normal şartlarda, yaşanan bir haksızlık veya sorun karşısında hissedilen olumsuz duygular, uzun vadede bir gelişim ve değişim motivasyonuna dönüştürülebilir. Ancak DEHB’li bireylerde bu süreç sekteye uğrayabilir.

DurumDEHB'li Bireyin TepkisiBeklenen Sağlıklı Tepki
Küçük SorunlarYoğun ve ani öfke patlamasıGörmezden gelme veya sakin kalma
Olumsuz DuygularAnlık gerginlik ve kilitlenmeGelişim için motivasyon kaynağı yapma
Sosyal ÇatışmaÇabuk küsme ve uyum sorunuUzlaşmacı ve çözüm odaklı yaklaşım

Sonuç

Özetle, DEHB’li bireylerde dikkat ve davranış yönetimi alanlarındaki aksaklıklara benzer şekilde, duygu yönetim sorunları da yoğun bir şekilde görülmektedir. Ancak unutulmamalıdır ki; her öfke sorunu veya moral bozukluğu yaşayan birey için tek kaynak dikkat eksikliği olmayabilir. Bu tür durumların uzmanlar tarafından kapsamlı bir şekilde değerlendirilmesi esastır.

Etiketler

Dikkat dağınıklığını önlemeDikkat eksikliği için önerilerDikkat dağınıklılığı

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Ahmet Şenses

Uzm. Dr. Ahmet Şenses

Uzm. Dr. Ahmet ŞENSES, 1981 yılında Samsun'da doğmuştur. 1991 yılında 25 Mayıs Havza İlkokulu'nda, 1994 yılında 25 Mayıs Ortaokulu'nda ve 1997 yılında İzmir Çimentaş Lisesi'nde lisans öncesi eğitimini tamamlamıştır. 2007 yılında ise Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimini tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.