Doktorsitesi.com

Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite, Durtusellik

Doç. Dr. Ahmet H. ALPASLAN
Doç. Dr. Ahmet H. ALPASLAN
4 Kasım 2019131 görüntülenme
Randevu Al
Dikkat Eksikliği, Hiperaktivite, Durtusellik
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir?

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB); çocukluk çağında başlayan, bireyin yaşına ve gelişim düzeyine uygun olmayan dikkatsizlik, hiperaktivite ve dürtüsellik belirtileriyle seyreden bir nörogelişimsel bozukluktur. Büyük oranda yetişkinlik döneminde de devam eden bu durum, çocukluk çağının en sık görülen bozuklukları arasında yer alır. DEHB’nin temel karakteristiği; kalıcı dikkat süresi kısalığı, engellenmeye yönelik denetim eksikliği ve buna bağlı gelişen bilişsel/davranışsal dürtüsellik halidir.

DEHB Yaygınlığı ve Demografik Veriler

Dünya genelinde çocukluk çağında %8 oranında gözlenen DEHB, akademik, sosyal ve psikiyatrik alanlarda ciddi sorunlara yol açabilmektedir. Türkiye özelinde yapılan çalışmalar (Ercan ve ark.), yaygınlık oranlarının %12.22 ile %13.38 arasında değiştiğini göstermektedir.

DEHB ile ilgili temel istatistikler şu şekildedir:

  • Cinsiyet Dağılımı: Erkek/kız oranı 3:1 ile 9:1 arasında bildirilmektedir.
  • Süreklilik: Çocuklukta tanı alan olguların %65-85’inde belirtiler ergenlik döneminde de devam eder.
  • Etki Süresi: Tedavi edilmediğinde olumsuz etkileri yaşam boyu sürebilir.

DEHB Belirtileri: Üç Temel Belirti Kümesi

DEHB, bireyde üç ana alanda kendini gösterir. Bu belirtiler yaş ilerledikçe form değiştirebilir.

1. Dikkat Eksikliği

Bu tablo; bir işe başlama, sürdürme ve tamamlama becerilerinde yaşanan güçlükleri kapsar. Bireyler günlük yaşamlarını organize etmekte zorlanır ve zihinsel performans gerektiren işlerden kolayca sıkılırlar. Dikkatin kolayca dağılması (distraktibilite), eşyaları unutma ve günlük işleri hatırlayamama sık gözlenir. Ergenlerde bu durum, sorumlulukları son ana bırakma ve zaman algısında yanılgılar şeklinde ortaya çıkar.

2. Aşırı Hareketlilik (Hiperaktivite)

Fiziksel aktivitenin gelişim düzeyine göre aşırı olması durumudur. Amaca yönelik olmayan bu hareketlilik; sürekli gezinme ihtiyacı, ellerin ve ayakların kıpır kıpır olması şeklinde görülür. Ergenlik döneminde fiziksel hareketlilik yerini iç huzursuzluğuna bırakabilir. Ayrıca bu bireyler, duygusal olgunlaşmanın geride kalması nedeniyle kendilerinden daha küçük yaş gruplarıyla arkadaşlık kurmaya meyillidirler.

3. Dürtüsellik (İmpulsivite)

Olumsuz sonuçlanma ihtimaline rağmen tepkileri engelleyememe durumudur. DEHB’li bireyler, gecikmiş büyük kazançlar yerine kısa süreli küçük kazançları tercih ederler. Konuşma sırasında sabırsızca söz kesme, soruları tam dinlemeden yanıt verme ve öfke kontrol sorunları tipik belirtilerdir. Ergenlikte bu durum, yoğun duygusal tepkiler ve ani hayal kırıklıkları olarak gözlenir.

DEHB’nin Nedenleri ve Etiyolojisi

DEHB temelde bir beyin işlev bozukluğudur ve genetik faktörler bu süreçte ağırlıklı rol oynar. Araştırmalar, özellikle beynin ön lobu olan frontal lobun işlevlerinde aksamalar olduğunu göstermektedir. Bu bölge; planlama, muhakeme, dikkat ve dürtü kontrolü gibi yürütücü işlevlerden sorumludur. DEHB’li bireylerde bu bilişsel süreçlerin yönetilmesinde biyolojik temelli aksaklıklar yaşanmaktadır.

DEHB Tanı Süreci Nasıl İşler?

DEHB tanısı, bir çocuk ve ergen psikiyatrisi uzmanı tarafından konulan klinik bir tanıdır. Tanılama sürecinde sadece çocuk değil, aile ve okul gibi farklı kaynaklardan da bilgi alınması kritiktir.

Doğru tanı için izlenen temel basamaklar:

  1. Aile ile ayrıntılı gelişimsel, tıbbi ve sosyal öykü görüşmesi.
  2. Çocukla gelişimine uygun klinik görüşme (kaygı, depresyon ve diğer bulguların tespiti).
  3. Genel tıbbi durumun ve bilişsel yetilerin değerlendirilmesi.
  4. Standart ölçek ve testlerin uygulanması.
  5. Gerekli hallerde dil, konuşma ve motor beceri analizleri.

Patolojik bir şüpheli durum olmadıkça, tanı için laboratuvar tetkiki veya görüntüleme yöntemine ihtiyaç duyulmaz.

DEHB Tedavisinde Kullanılan İlaçlar

İlaç tedavisi, DEHB semptomlarının yönetiminde en güçlü araçlardan biridir. Tedavide kullanılan temel ilaç grupları şunlardır:

İlaç GrubuEtken Madde / ÖrneklerEtki Mekanizması
Psikostimülanlar (PSM)Metilfenidat (Ritalin, Concerta, Medikinet)Dopamin ve noradrenalin düzeyini artırarak odaklanmayı sağlar.
Non-StimülanlarAtomoksetin (ATX)Norepinefrin geri alımını engelleyen FDA onaylı ilk stimülan dışı ilaçtır.

Önemli Uyarı: Tedavi sürecinde "ilaç tatili" verilmesi önerilmez. Bu durum ilaç uyumunu bozar, yan etkilerin tekrarlamasına neden olur ve ilacın sadece "ders başarısı" için kullanıldığı algısını yaratarak kötüye kullanımı tetikleyebilir.

Psikososyal Müdahaleler ve Tamamlayıcı Yaklaşımlar

İlaç tedavisine ek olarak uygulanan yöntemler, tedavinin başarısını ve yaşam kalitesini artırır.

  • Ebeveyn Eğitimi: En etkin tamamlayıcı tedavidir. İlaçla birlikte uygulandığında başarı oranı artar.
  • Okul Düzenlemeleri: DEHB’li çocukların akademik başarılarını artırmak ve dışlanmalarını önlemek için öğretmen iş birliği ve sınıf içi düzenlemeler hayati önem taşır.
  • Egzersiz ve Spor: Düzenli fiziksel aktivitenin (doğa yürüyüşü, takım oyunları, yüzme vb.) nörotransmitter düzeylerini olumlu etkilediği ve yürütücü işlevleri desteklediği bilimsel olarak kanıtlanmıştır.

Kaynaklar:

  • American Psychiatric Association (DSM-5).
  • Türkiye Klinikleri J Child Psychiatry-Special Topics (2015).
  • MTA Cooperative Group Study (2009).

Etiketler

Dikkat problemiDikkat eksikliği teşhisiHiperaktivite tedavisiHareketlilikRitalinHiperaktivite strattera

Yazar Hakkında

Doç. Dr. Ahmet H. ALPASLAN

Doç. Dr. Ahmet H. ALPASLAN

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.