Doktorsitesi.com

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu tanısı kim tarafından konulmalıdır?

Uzm. Dr. Ahmet Şenses
Uzm. Dr. Ahmet Şenses
28 Ocak 2016222 görüntülenme
Randevu Al
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu tanısı kim tarafından konulmalıdır?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Tanı Süreci

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), tıbbi bir bozukluktur ve bu nedenle tanılama süreci mutlaka bir doktor tarafından yürütülmelidir. Tıbbi bir tanı olması sebebiyle, teşhis koyma yetkisi yalnızca Çocuk ve Ergen Psikiyatristlerine aittir. Bu süreçte hekimler, gerekli gördükleri takdirde beraber çalıştıkları psikolog ve gelişim uzmanlarının değerlendirmelerinden ve desteklerinden faydalanabilirler.

DEHB Tanısında Uzman Doktorun Önemi ve Riskler

Tıp eğitimi almamış, çocuğu veya genci biyopsikososyal bir bütün olarak değerlendirme yetkinliğine sahip olmayan kişilerin tanı veya tedavi sürecini üstlenmesi ciddi riskler barındırır. Nörolojik, hormonal veya immünolojik kökenli pek çok tablo, klinik olarak psikiyatrik durumlarla kolaylıkla karıştırılabilir. Bu hayati ayrımın yapılabilmesi için DEHB ve diğer tüm psikiyatrik hastalıkların tanı ve tedavi süreci mutlaka bir uzman hekim tarafından yönetilmelidir.

Tanıya Yardımcı Yöntemler ve Teknolojik İncelemeler

DEHB tanısında son yıllarda Amerikan Gıda ve İlaç Dairesi (FDA), Neurofeedback yönteminin tanıda yardımcı bir inceleme olduğunu kabul etmiştir; ancak bu yöntemin tedavi amaçlı kullanımı aynı kapsamda değildir. Bunun dışındaki teknolojik yöntemlerin tanısal değeri şu şekildedir:

Yöntem TürüTanı Koydurucu ÖzelliğiKullanım Amacı
NeurofeedbackYardımcı İncelemeTanı sürecine destek
EEG, Beyin MR, TomografiTanı Koydurucu DeğilAraştırma ve ayırıcı tanı
SPECT ve GörüntülemeTanı Koydurucu DeğilBilimsel araştırmalar
Psikometrik TestlerTanı Koydurucu DeğilEk bilgi ve alt tip belirleme

DEHB Tanısında Temel Yöntem: Klinik Görüşme

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu tanısında kullanılan en temel ve geçerli yöntem klinik görüşmedir. Bu süreçte hekim, mümkün olduğunca fazla kaynaktan bilgi toplayarak kapsamlı bir değerlendirme yapar. Klinik görüşmenin amacı, DEHB ile karışabilecek diğer hastalıkları ayırt etmek ve duruma eşlik edebilecek tik bozukluğu, kaygı bozukluğu, davranım bozukluğu veya depresyon gibi ek tanıları saptamaktır. Bu noktada hekimin eğitimi, yeteneği ve klinik tecrübesi kritik bir önem taşır.

Tanı Sürecinde Bilgi Kaynakları

Doğru bir teşhis için çocuk, aile ve okuldan alınan bilgilerin sentezlenmesi gerekir. Tanı aşamasında başvurulan temel kaynaklar şunlardır:

  • Çocuk Görüşmesi: Muayene ortamında çocuk, evdeki veya okuldaki belirtileri göstermeyebilir. Tanı için tüm belirtilerin doktorun yanında gözlenmesi şart değildir; önemli olan günlük yaşamdaki işlevselliktir.
  • Aile Görüşmesi: Tanı açısından en kritik aşamadır. Anne ve babanın birlikte katılımı, gelişim öyküsü, geçmiş hastalıklar (menenjit, epilepsi, kafa travması) ve motor gelişim hakkında detaylı bilgi alınmasını sağlar.
  • Öğretmen ve Okul Bilgisi: Kuralların ve akademik beklentilerin yoğun olduğu okul ortamından gelen bilgiler, çocuğun sosyal ve akademik durumunu anlamak için vazgeçilmezdir.

Psikometrik Testlerin Rolü ve Sınırları

Okullarda veya çeşitli merkezlerde uygulanan dikkat testleri, tek başına DEHB tanısı koymak için yeterli değildir. Bu testler yalnızca zeka değerlendirmesi veya öğrenme güçlüğü şüphesi olduğunda ek bilgi sağlamak amacıyla kullanılır. Yalnızca test sonuçlarına dayanarak bir çocukta DEHB olduğunu veya olmadığını söylemek, aileleri yanlış yönlendirebilecek hatalı bir yaklaşımdır.

Saygılarımla.


Bu yazının tüm hakları psikiyatricocuk.com'a aittir. Kaynak gösterilmeden yapılan alıntılar hakkında yasal işlem başlatılacaktır.

Etiketler

Dikkat eksikliğiiDikkat eksikliğinin tanisıİlaç kullanma

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Ahmet Şenses

Uzm. Dr. Ahmet Şenses

Uzm. Dr. Ahmet ŞENSES, 1981 yılında Samsun'da doğmuştur. 1991 yılında 25 Mayıs Havza İlkokulu'nda, 1994 yılında 25 Mayıs Ortaokulu'nda ve 1997 yılında İzmir Çimentaş Lisesi'nde lisans öncesi eğitimini tamamlamıştır. 2007 yılında ise Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde tıp eğitimini tamamlayarak tıp doktoru unvanı almıştır.

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.