Doktorsitesi.com

Deri ve doğum çatlakları nedir ?

Uzm. Dr. Sertaç Sever
Uzm. Dr. Sertaç Sever
25 Şubat 20106100 görüntülenme
Randevu Al
Deri ve doğum çatlakları nedir ?
Yapay Zeka ile geliştirilmiş versiyon

İçerik yapay zeka ile optimize edilmiştir

Doğum Çatlakları Neden Oluşur?

Cildimiz; epidermis, dermis ve deri altı yumuşak doku olmak üzere üç temel katmandan oluşur. Deriyi vücudumuzu saran bir örtü olarak düşündüğümüzde, bu dokunun belirli bir tolerans sınırı vardır. Tıpkı bir çarşafın iki ucundan aşırı gerildiğinde yırtılması gibi, derimiz de yoğun genişleme ve uzamaya bağlı olarak yırtılmakta ve deri çatlakları meydana gelmektedir.

Doğum Çatlakları Kimlerde Daha Sık Görülür?

Birçok kadının ortak problemi olan doğum çatlaklarının nedenlerini belirlemek amacıyla pek çok bilimsel araştırma yapılmıştır. Yapılan bu çalışmalarda ortak olarak saptanan risk faktörleri şunlardır:

  • Vücut Kitle İndeksi (VKI): Hamilelik öncesinde veya sırasında boyuna göre kilosu fazla olan kadınlarda, büyüyen rahim ekstra bir genişleme yarattığı için çatlak riski artmaktadır.
  • Gebe Yaşı: Genç yaştaki gebeliklerde deri daha gergin bir yapıya sahiptir. Özellikle 18 yaş civarındaki gebeler en yüksek risk grubunda yer almaktadır.
  • Gebelikte Kilo Alımı: Hızlı kilo alımı deri altındaki yağ dokusunu artırarak cildin aniden genişlemesine ve yırtılmasına yol açar.
  • Bebeğin Doğum Kilosu: Bebeğin kilosunun yüksek olması, rahmin ve dolayısıyla karın cildinin daha fazla gerilmesine neden olur.
  • Genetik Faktörler: Aile öyküsünde (özellikle annede) gebelik çatlağı bulunması, cildin gerilmeye karşı genetik bir zafiyeti olduğunu gösterir.

Çatlak Önleyici Kremler Gerçekten İşe Yarar mı?

Piyasada bulunan susam yağı, badem yağı ve benzeri pek çok ürünün bilimsel olarak etkinliği kanıtlanmamıştır. Araştırmalar, sadece Centella asiatica özütü içeren kremlerin sınırlı bir fayda sağladığını göstermektedir. Bu fayda, genellikle daha önce çatlak yaşamış kişilerin ikinci hamileliklerinde gözlemlenmiştir. Eğer yukarıdaki risk faktörlerine sahipseniz, kremlerden bağımsız olarak çatlak gelişme olasılığı oldukça yüksektir.

Doğum Çatlaklarının Tedavisi Mümkün mü?

Çatlak tedavisi, çatlağın hangi evrede olduğuna göre iki farklı kategoride değerlendirilir. Tedavi başarısı, müdahale zamanlamasına göre değişkenlik gösterir.

Çatlak EvresiÖzellikleriÖnerilen Tedavi Yöntemi
Taze ÇatlaklarKızarık ve yeni oluşmuşND:YAG Lazer
Geç ÇatlaklarBeyazlamış ve yerleşmiş çizgilerDermaroller ve Fraksiyonel Lazer

Kızarık Çatlak Evresi

Bu aşamada lazer tedavileri oldukça başarılı sonuçlar vermektedir. Özellikle ND:YAG lazer uygulamasıyla belirgin iyileşmeler sağlanabilir. Cildin tamamen eski haline dönmesi mümkün olmasa da %50-60 oranında bir düzelme elde edilebilir.

Beyaz Çatlak Evresi

Kızarık çatlaklar aylar sonra yerini beyaz çizgilere bırakır. Bu evredeki yerleşmiş çatlaklar için hastanemizde uygulanan Dermaroller tedavisi ve fraksiyonel lazer yöntemleri ile etkili sonuçlar alınmaktadır.

Bilimsel Veriler Işığında Özet

Çatlak tedavisi konusu, ticari kaygılarla pazarlanan kremler ve uzman olmayan kişilerin görüşleriyle oldukça kirlenmiş bir alandır. Kilo kontrolü gibi bazı risk faktörlerini yönetmek sizin elinizdedir; ancak bilimsel kanıtı olmayan kremlere yüksek bütçeler ayırmaktan kaçınmalısınız. Belirgin çatlaklar oluşmuşsa, uzman bir dermatolog kontrolünde lazer veya dermaroller tedavilerine başvurmak en doğru yaklaşımdır.

Referanslar:

  1. J Med Assoc Thai. 2008 Apr;91(4):445-51
  2. J Eur Acad Dermatol Venereol. 2007 Jul;21(6):743-6
  3. Br J Dermatol. 2006 Nov;155(5):965-9
  4. Cochrane Database Syst Rev. 2000;(2):CD000066
  5. Arch Fam Med. 1993 May;2(5):507-11
  6. Int J Cosmet Sci. 1991 Feb;13(1):51-7
  7. Dermatol Surg. 2008 May;34(5):686-91
  8. Dermatol Surg. 2009 Sep;35(9):1430-3
  9. Dermatol Surg. 2009 Aug;35(8):1215-20

Etiketler

DeriKremCiltDermarollerDoğum çatlağı

Yazar Hakkında

Uzm. Dr. Sertaç Sever

Uzm. Dr. Sertaç Sever

Önemli Bilgilendirme

Site içerisinde bulunan bilgiler bilgilendirme amaçlıdır. Bu bilgilendirme kesinlikle hekimin hastasını tıbbi amaçla muayene etmesi veya tanı koyması yerine geçmez.